Çocuk kütüphanesinde sadelik

Çocuk kütüphanesinde sadelik

”Çocuklarımızı kitapçıya götürüp “Seç bakalım, beğendiğin kitabı alalım” dediğimizde; ufaklıklar genelde içerisinde bol çıkartma ve oyun olan dergileri ya da bol resimli kitapları, çizgi romanları seçiyor olabilirler.

Onları okumaktan keyif alacakları kitaplarla tanıştırma ve seçmelerine yardım etme öğretmenleri kadar bizim işimiz. Bizler nasıl kitap seçerken özgür davranıyorsak çocuklarımızı da özgür bırakmalıyız ancak onları ilgi alanlarına göre yönlendirebilir ve doğru kitapları seçmelerine destek olabiliriz. ” diyor Özge. Çok haklı değil mi?

Öyle çok çeşit var ki, hangisi gerçekten ona hitap eder, hangisi hayal gücünü geliştirmesine yardım eder diye düşünüyorsanız benim gibi; eminim ki bu yazı sizin de işinize oldukça kolaylaştıracak.

Yaş grubumuza uygun hangi kitapları alabiliriz?

Bebeğime ne zaman kitap okumaya başlamalıyım?….

 

Hepimizin merak ettiği soruları, çocuk kitapları yazarı Özge Lokmanhekim yanıtladı..

 

 

Çocuk kitaplığını sadeleştirmek için hangi adımları izleyebiliriz?

Uzmanlar çocukların tekrar ederek öğrendiklerini söylüyor. Biz nasıl ilk defa tanıştığımız insanların isimlerini aklımızda tutmak, ilk kez gittiğimiz bir adresi hatırlamak veya ilk defa denediğimiz bir tarifi ikinci kez tekrar yapmak konusunda zorlanabiliyorsak çocuklar da ilk defa kendilerine okunan kitabı tamamıyla algılayıp o kitaptan öğrenmesi gereken şeylerin tamamını almakta zorlanabilirler. Bu sebeple, çok fazla kitap değil, belli sayıda kitabın tekrar okunmasının öğrenmeyi pekiştirip olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor uzmanlar.

Kitapları seçerken ve sonrasında kütüphane düzenlerken, öncelikle çocuğumuzun yaşına göre kitapları seçmeliyiz. Yaşından büyük kitapları anlamakta, takip etmekte zorlanacağı için sıkılabilir. Bu da okuma sevgisini olumsuz etkileyebilir.

Yaşına göre artık uygun olmayan kitapları, örneğin karton bebeklik kitaplarını da çocuğunuza sorarak ihtiyacı olan birine ya da bir kuruma verebilirsiniz.

Tek seferde bir dolu kitap almak yerine, okuma sevgisi, yazar ve kitap seçme alışkanlığı gelişsin diye düzenli olarak kitapçıya giderek birkaç tane kitap alabilirsiniz.

Zaman zaman bizde olan bir kitabın aynısı hediye gelebilir. Bunları kütüphanede tutmak yerine başka çocuklara hediye edebilir ya da mümkünse değiştirebilirsiniz.

İlk okuma kitapları, bebeklik dönemi kitapları gibi belli bir dönem kullanılan kitapları bu kitapları size ödünç verebilecek ya da artık ihtiyacı olmayan arkadaşlarınızdan isteyebilirsiniz. Bu kitapları okuduktan sonra  siz de ihtiyacı olan birine verebilirsiniz.

Az kıyafetle, eşya hatta oyuncakla çocuklar rahatlıkla yaşarlar. Ancak hayal güçlerinin gelişmesi için kitap okumaları çok önemli. Bu yüzden evde sadeleştirdiğiniz rafların kitapla dolması çok önemli. Sadeleşmek bence az kitapla yaşamak değil, para/zaman ve emeği bizim için konforlu ve faydalı olana harcayabilmek. Az eşya olursa, temizliğe ayrılacak vakit çocuğumuzla kitap okumaya ayrılabilir 😉

 

 

Kitap alışverişi için nereye gidilebilir?

 

Tırtıl Kids,  Happy Nest, Aliza Kitabevi, İyi Cüceler, Çorlu’da Minik Düşler ve Bodrum’da da Babun var.

 

 

0-2 yaş aralığı için uygun kitaplar hangileri?

1) Aç Tırtıl – Eric Carle, Mavi Bulut Yayınevi
2) Bebek Dokun ve Hisset serisi, DK
3) Hareketli kitaplar – İş Bankası ve Kültür Yayınları
4) Renkler, Sayılar Şekiller Sözlüğü, Remzi Kitabevi
5) Siyah Beyaz – Jane Foster, Redhouse Kidz *Siyah beyaz – bebeğinizin ilk kitabı olabilir.
6) My First Book serisi, Alain Gree, Button Books (İngilizce)
7) Baby’s very first black and white book / Animals, Usborne (İngilizce) *Siyah beyaz – bebeğinizin ilk kitabı olabilir.

 

2-4 yaş aralığı için uygun olan kitaplar hangileri?

Maisy serisi,

Tavşancan ve Faresu serisi,

Remzi Kitabevi Büyük Resimli Sözlük

 

4-7 yaş aralığı için hangi kitapları alabiliriz?

Kütüphanedeki Aslan,

Şapkasız Girilmez,

Meraklı Bahçe,

Kaplanı Sakın Gıdıklama,

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün,

Bir Dostluk Masalı

Kemal’in Londra, Brüksel ve Roma Günlüğü

Pelin ve Çınar’ın İlk Uçak Yolculuğu

Pelin ve Çınar’ın İlk Tren Yolculuğu

 

8-12 yaş aralığı için uygun kitaplar hangileri?

Şimdiki Çocuklar Harika, KumKurdu serisi, Harry Potter serisi.

 

Ve ilginizi çekebilecek diğer yazılar:

Bütçe dostu Kütüphane

Bebeklere ne zaman kitap okumaya başlamalı?

 

Ekim 23, 2018 | 0 Comments
Mutlaka okumanız gereken 4 güzel kitap

Mutlaka okumanız gereken 4 güzel kitap

Yada şöyle söylemeliyim;

Keşke bitmeseydi diyebileceğiniz, çok seveceğiniz 4 güzel kitap. Çok açık vermeden biraz konularından bahsedeyim ister misiniz?

Uzun süredir elime roman alamıyorum. İstiyorum ki artık, okuduklarım bana, hayatıma bir şey katsın, farklı bir bakış açısı kazandırsın.. Çoğu insan kişisel gelişim kitaplarında yazanların, sadece kağıt üstünde kaldığını, pratikte hiçbir işe yaramadığını, gerçek hayatın öyle kolay olmadığını düşünür. Ben bu düşüncede değilim. Belki başaramıyorsunuz. Belki yeni davranış edindirmede birden etkili olmuyor. Ama kesinlikle yer ediyor düşüncelerinize. Artık her yeni deneyiminizde aklınıza okuduğunuz o satırlar geliyor. Ve çoğu zaman da şaşırtıyor. Özetle iyileştiriyor. İşte tam böyle bir kitap ”Artık Biliyorum” öyle çok altı çizili cümlesi var ki. İnce olduğundan kısa sürede bitiyor ve kısa yazılar olduğundan her an her yerde okuyabilirsiniz. Seveceğinize eminim, bu yüzden gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Daha adıyla insanı kalbinden vuranlardan. Kimi kitapların kapağı, kimisinin adı aldırır kitabı. Bu benim için 2. gruba girenlerden biri. İyi ki almışım. İyi ki okumuşum.

Öncelikle temelde kişisel gelişim kitabı olmasına rağmen, anlatımı romanlaştırılmış. Bir hikaye içinde alttan alttan veriyor yazar mesajlarını. Bir yolculuğun içinde buluyorsunuz bir anda kendinizi. Ayrıca, asla böyle bir son beklemiyordum okurken fakat hoşuma da gitti. Başından sonuna mutluluğu arama çabanıza katkı sağlayacağını söyleyebilirim. Muhakkak okuyun!

 

Gazetelerin köşe yazılarını okumayı seviyorsanız, bu kitabı da çok seveceksiniz.. Tespitler çok sağlam, çok yerinde. Cümleler nokta atışı. Yine yormadan/ sıkmadan okuyabileceğiniz çerez gibi bir kitap arayışındaysanız bu kitaba şans verebilirsiniz.

 

Ece Temelkuran/ İyilik Güzellik:

Kitabın ana teması bu aslında. Tıpkı adı gibi. İyilik güzellik. Kitaptaki bölümler/hikayeler hep bu tema üzerine kurgulanmış. ”Bütün iyiler biraz küskündür” ayarında bir kitaptı.  Yine köşe yazıları okumayı sevenlerin hoşuna gidecektir 🙂

 

DAHA ÖNCE NELER OKUDUM GÖZ ATMAK İSTERSENİZ TIK TIK

 

Mart 06, 2018 | 0 Comments
Bağırmayan anne baba olmak/ kitap yorumu

Bağırmayan anne baba olmak/ kitap yorumu

Son günlerde kendimi deli gibi kişisel gelişim kitaplarına verdim..
Ve itiraf etmem gerekirse zaten bildiğim bir şeyi yeniden okumanın bana nasıl bir faydası olacak ki düşüncesine sahiptim, ve bu tarz kitaplarla aramızda hep bir mesafe vardı. Pratikte asla işe yaramayan, sadece kitap cümlesi olarak kalan kitaplar olduğunu düşünüyordum. Ve bir önyargımı daha yıkmış olmanın şaşkınlığını yaşıyorum.
Şu kısım asıl can alıcı nokta: Okunanların kitap cümlesi olarak kalması ve günlük hayata uyarlamanın hayli zor olması ( Çünkü okuduklarınızı hayata geçirmek tamamen sizin tekelinizde, ve ne okursanız okuyun siz istemedikten sonra değişmeniz mümkün değil)Fakat şu bir gerçek ki, okuduğunuz her cümle GERÇEK HAYATTA UYGULAYAMASANIZ BİLE sizde bir farkındalık yaratıyor, baktığınız yönde bambaşka bir pencere aralıyor. Deyim yerindeyse daha şuurlu hata yapmış oluyorsunuz artık, sonuçlarını bile bile ve göre göre. Belkide artık o hataları yapmayan bir insana dönüşüyorsunuz ( az önce söylediğim gibi tamamen sizin elinizde)
Benim en çok çileden çıktığım anlardan biri evden çıkma anımız.
Muhtemelen her zamanki gibi acele ediyoruzdur. İpek hırkasını/montunu giymek istemez. Ayakkabılarını kendisi giymek ister. Buna izin veririm. Sağı sola, solu sağa giyer. Değiştirmek istediğimde bağırır ve ağlamaya başlar. Önce sakince kızım gel de yardım edeyim derim. Elbette izin vermez. Bu sefer de benim sesim yükselir. Ve bu böylece devam eder. Üzülür, üzülürüm. Üstesinden gelemem.
Bu sizin de başınıza geliyor mu?
Şimdi öğrendiğim/ ve yaptığım şu:
Aynı sahneyi tekrar alalım. İpek giyiniyor, yardım istemiyor, ve olmayınca ağlıyor. Ona ”Kızım yardım etmemi ister misin?” diye soruyorum ”AYIYYY” cevabını ve ağlamalarını duyuyorum. İkinci bir ikaz/ bağırma vs. olmadan gayet sakin bir tonda: ”Ne zaman istersen sana yardım ederim” diyorum ve onu ayakkabısıyla baş başa bırakıyorum. O sırada ağlama sürüyor. Ben yine gamsızım ve ona hiç bakmıyorum. Gel zaman git zaman ( bir 5-6 dk sabretmek gerekiyor) yanıma geliyor ve ayakkabılarına yardım istiyor. İşte bu süre öyle ciddi bir sabır ve dayanma gücü gerektiriyor ki. Bunu günlük hayatta onca koşturma arasında yapmak hakikaten güç. Ama yaptığınızda inanılmaz bir düzelme ve de süreklilik meydana geliyor. Ertesi gün yaşadıklarıma inanamadım. Dünün sancısız tekrarı gibiydi.
İkinci bir örnek araba yolculukları.
Koltuğunda sürekli sıkıldım, daha gelmedik mi, inmek istiyorum diyen yada hiçbir şey demeden ağlayan bir çocuk hayal edin. Bu çocuk İpek. Eminim ki benzerleri sizde de vardır 🙂
Bu durumda tepkisel olarak neler yapıyoruz peki, aaaa bak kızım/oğlum şuradaki arabaları/ kuşları/evleri gördün mü? Hadi bi şarkı söyleyelim mi? Biraz uyumak ister misin, az kaldı, uyursan hemen gelmiş olacağız. Bisküvi yer misin biraz. Sabret. Bak biz de oturuyoruz gördün mü arabada giderken oturulur. (bunu genelde babası diyor :)) ve elbette hiçbiri işe yaramıyor.
Kitapta bu örnek olay için çözüm şu:
”Bugün canın arabada olmak istemiyor olmalı. Aslında ben de hiç arabada olmak istemiyorum. Ve ben de iki saati arabada geçirmeyi asla istemiyorum. Arabadan inmeyi senden daha çok istediğim kesin, ne dersin” tarzında bir cevapla ona katıldığınızı, duygularını paylaştığınızı, yalnız olmadığını hatırlatın diyor. Hatta bunu bir eğlenceye dönüştürün.
Bunu yapabilir misiniz?
Hadi bir deneyin 🙂
Son olarak kitaptan en sevdiğim bölümlerden kısa paragraflar:
”SİZ, ‘ÇOCUKLARINIZ AKSİNİ YAPTIĞINDA BİLE‘ DOĞRU DAVRANIRSANIZ, ONLAR ÜZERİNDE OLUMLU BİR ETKİ BIRAKMA İHTİMALİNİZ HER DURUMDA ÇOK YÜKSEK”
”ÇOCUKLARINIZ SABRINIZI TAŞIRMAZ, SİHİRLİ DÜĞMELERİNİZE BASMAZ, VE SINIRINIZI ZORLAMAZ. ONLAR ASLA BU KADAR GÜÇLÜ DEĞİLDİR. DUYGUSAL TEPKİLERİNİZE SİZ KARAR VERİRSİNİZ. DAİMA BİR SEÇENEĞİNİZ VARDIR.”
”ÇOCUKLARIMIZA BAĞIRDIĞIMIZDA DUYGUSAL OLARAK PASİF DURUMA GEÇERİZ VE TEK BİR MESAJ VERİRİZ: BENİ SAKİNLEŞTİR’‘ AĞZIMIZDAN ÇIKAN KELİMELER NE OLURSA OLSUN, NE KADAR UZUN OLURSA OLSUN VERDİĞİMİZ MESAJ DEĞİŞMEZ: BENİ SAKİNLEŞTİR. ÇOCUKLARIMIZIN HERHANGİ BİR DAVRANIŞINA BAĞIRARAK KARŞILIK VERDİĞİMİZDE ONLARA BİZİ SAKİNLEŞTİRMELERİ İÇİN YALVARMIŞ OLURUZ.
”ÇOCUKLARLA KURDUĞUMUZ HER KÜÇÜK SOHBET, HER İLİŞKİ YADA DEVASA TARTIŞMA BÜYÜME FIRSATIDIR. FAKAT BİZLER ZATEN ÇOKTAN BÜYÜDÜK DEĞİL Mİ? HAYATIMIZIN BU DÖNEMİNDE ARTIK BÜYÜME İŞİNİ BİTİRMİŞ OLMAMIZ GEREKMEZ Mİ? UZUN VADEDE HAYIR.  KENDİ BÜYÜME SÜRECİMİZİ SÜRDÜRMEK HER ŞEYDEN ÖNEMLİ”
”ÇOCUKLARIN EN SEVDİKLERİ KELİME HAYIR’DIR. PEKİ NEDEN EN SEVDİKLERİ KELİME BUDUR? İSYANKAR MAHLUKLAR OLDUKLARI, YADA KÜÇÜK TERBİYESİZ CANAVAR OLDUKLARI İÇİN DEĞİL. İKİ YAŞINDA BİR ÇOCUĞUN EN SEVDİĞİ KELİME HAYIR. ÇÜNKÜ KENDİNE AİT ALANINI GELİŞTİRMEYİ ÖĞRENİYOR.”
”EN KÜÇÜKTEN EN ERGENE KADAR, BİR HATAYI NEDEN YAPTIĞINI SORMAK NAFİLE BİR ÇABADIR. ÇOĞUNLUKLA NEDENİNİ BİLMEZ. VE BİLME İSTEĞİNİZ ASLINDA ONUNLA DEĞİL, KENDİNİZLE İLGİLİDİR.”
”Çocuğunuz büyürken sizi sürekli deneyecek. Böyle yaparak bir işgal planlamıyor yada sizi pusuya düşürmeye çalışmıyor.. Aksine sizin güvenilirliğinizi test ediyor. Sizin güvenilir, değişmez ve daim olduğunuzu görmeye çalışıyor. Ve inanın bana, öyle olduğunuzu görmeye çok ihtiyaç duyuyor”
”Unutmayın. Hiçbirşey çocuklarınızı büyütmek kadar sizi de büyütmez.”
”Bağırmayan anne baba olmak, sorun çözme yada davranış değiştirme yöntemi değil, bir büyüme yöntemi. Ve bu büyüme öncelikle ve mutlaka sizinle başlar. Sandığınızdan çok daha fazla büyürsünüz”
”Uçakta bir kriz meydana gelince ilk yapmayı denediğiniz ne olur? Tahmin ettiniz: Panikleriz ve kendimizi bir an bile düşünmeden çocuğumuza maske takmaya çalışırız. Uçak kazaları hatta hayatın geneli için geçerli bir şey var ki, o da kendiniz nefes almaya çalışırken kimseye yardım edemezsiniz. Kendinizle ilgilenmeden, ailenizle ilgilenmeniz mümkün olamaz. Bu kadar basit. Bu herkesin sağlığı için çok önemli”
”Kendimize ne kadar az zaman ayırırsak o kadar bilinçsizce kaçma yolu ararız. Kaçışlar kötü alışkanlıklar içerir. Sigara içmek, çok yemek ve içmek gibi. Bu kaçma arzusunu azaltmanın bir yolu kendinize planlı inziva yaratmaktır. Spor yapın, manikür yaptırın, bir enstrüman çalmayı öğrenin, meditasyon yapın, kişisel gelişiminize zaman ayırın. Ruhan, yolculuğunuzu ilerletin. Bu size insan olarak ihtiyacınız olan onayı da verecek”
”Çocuklarınız hatırına evliliğinizi feda ederseniz, sonunda daima her ikisinden de olursunuz”

 

Haziran 04, 2017 | 2 Comments
Basit ve Mutlu Yaşam/ kitap yorumu

Basit ve Mutlu Yaşam/ kitap yorumu

 

Son günlerde bir heves okudukça okuyorum, fakat bu sefer geçmişteki gibi öykü/roman değil. Yaşlanıyor muyum yoksa annelik mi ağır basıyor bilmiyorum ama, yalnızca bana iyi gelecek, ruhuma dokunacak somut yaptırımları olacak kitaplar, kişisel gelişim kitapları okumak geliyor içimden. ”Sade” ile başladım fakat henüz burada yazamadım size vakitsizlikten. Aklımda, yazacağım.

”Sade” bittikten sonra, evimi hayatımı belli bir düzene koyma, hayatımın kontrolünü elime alma fikri beni öyle cezbetti ki, hemen arkasından da ”Basit ve mutlu yaşam” la devam etmek istedim. Ve kitabın daha ilk sayfalarıydı (abartmıyorum) içimden sürekli ne olur bitmesin diye dualar ettim. Kalın bir kitap olmasını nasıl da isterdim. Öyle bir tadı var ki, sizi sarıyor sarmalıyor. Okunmuyor da, sanki yazarı karşınıza geçmiş, oturmuş anlatıyor. Vereceğin tepkilerini dahi istisnasız hepsini önceden tahmin ederek sayfalarında yer veriyor. Deyim yerindeyse seninle konuşuyor, sırtını sıvazlıyor, geçecek diyor her cümlede, her bölümde. Altı çizilmekten karalama defteri haline gelen kitabım oldu, geldi yatağımın başucuna kondu.

Bana neler kattı peki?

Yavaşlatamadığım günlerime, ”hayat üstüme üstüme geliyor, işler yetişmiyor, 24 saat bana asla yetmiyor” anlarıma ataklarıma ilaç gibi geldi.

Kendi önceliklerinin farkında olan, adım atmamı gerçekten kendime inanmamı sağlayan bir kitap oldu.

Sosyal medya ile kurduğum bağın ne kadar vaktimi aldığını hep biliyordum fakat icraate geçmekte hep geç kalıyordum, hatırlattı..

Evdeki lüzumsuz herşeyden bir hamle ile kurtulmamı, şuan giymesem bile, bir gün nasılsa lazım olur dediğim ve yedi aydır bir kez bile giyinmediğim kıyafetlerimin her biri ile vedalaşmamı, azalmamı, arınmamı sağladı.

Nasıl delicesine tükettiğimi, yenisini alma eğiliminde olduğum, yalnızca yeni neler var diye kontrol etmenin dahi vaktimi fazlasıyla aldığı alışveriş siteleri ile arama mesafe koymama yardım etti.

”Zamanı ne yaparsam yapayım, yettiremiyorum” diye hayıflanmalarımın çözümü için, enerjimi önceliklerime vermem gerektiğini, bunu yapabildiğimde bana zamanın fazlasıyla yeteceğini hatırlattı.. (Önce acil ihtiyaçlar, sonra diğerleri)

İhtiyaç duyduğum sakinliğin, mutluluğun ve huzurun para ile satın aldıklarımda olmadığını, deneyimlerimde ve sadece bana iyi geleni yapmakta olduğunu tekrar tekrar gösterdi.

Ve daha yazamadığım, ilham aldığım bir çok bir çok şeyi..

Aklınıza kalbinize emeğinize fikrinize sağlık Selen Baranoğlu..

Eminim ki, bir çok eve de tıpkı bizim eve getirdiğiniz gibi sadelik, huzur ve dahasını getireceksiniz.

Mayıs 10, 2017 | 2 Comments
Senden Sonra Ben/ Jojo Moyes

Senden Sonra Ben/ Jojo Moyes

senden-sonra-ben-1

Okuduğum kitapları, üzerinden az zaman geçse bile, anımsayamam.. Hatta kimi zaman bir kitabı, başka bir kitabın karakterleri ile hatırladığım olur 🙂

Fakat bu kitabın ilkini (Senden Önce Ben) üstünden zaman geçmesine rağmen unutmadım.  Bu yüzden Senden Sonra Ben’i alma konusunda da tereddüt yaşamadım. Nasılsa bir önceki kitaptaki olaylara hakimdim, bunu da eminim çok sevecektim (!) Ama pek de öyle olmadı. İlkindeki tadı aldığımı, beni heyecanlandırdığını söyleyemem.

Açıkçası ilk kitap bir açık kapı bırakarak da bitmemişti. Fakat çok okunmuş, çok tutulmuş bir kitap olacak ki, hem ikincisi geldi, hem izlediyseniz filmi çekildi. (Benim izleme imkanım olmadı, ama okuyup, izleyenler ille de kitap diyor)

Birde tabii Sezarın hakkı Sezara.. Çünkü Jojo Moyes, gerçekten anlatımı ile büyüleyen bir yazar. Size çok sıradan bir olayı bile anlatsa sayfa sayfa merakla okursunuz. Keza ”Senden Sonra Ben” de öyle.. Ama bir şeyler oturmadı mı demeliyim, hikaye sarmadı mı bilemiyorum. İlle de okunmalı diyemiyorum bu yüzden..

”Bazı hikayeler devam etmese de olur” dedim bitince.. O büyüsü ile kalsın bence 🙂

 

 

 

Eylül 19, 2016 | 3 Comments
Senden Sonra, Kitap yorumu

Senden Sonra, Kitap yorumu

senden sonra

Geçtiğimiz kış, tam da bu aylarda, yine Novella yayınlarından bir kitap okumuştum.. İsmini hatırlayanlar olacaktır. Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var.. Onun da böyle yılbaşı ruhuna yakışan bir kapağı vardı. Sıcacık, deyim yerindeyse film gibi bir kitaptı..

Bu sene; bu kitabı gördüğümde de, aynı şeyi hissettim..

Karlı bir hava, beni saracak, sıcacık bir hikaye..

Ama ne yazık ki değilmiş…

Kapaktan başlamak istiyorum önce.. Kitap içeriğinin kapakla ilişkisi, Noel akşamı verilen bir karardan bir adım öteye gidemiyor. Öyle karlı bir hava, renkli yılbaşı ağaçları, ışıl ışıl sokaklar filan yok bu kitapta. Evet bir kış kitabı fakat kitapta bunu hissedemiyorsunuz, olay çok başka.. Sizi mutlu etmek bir yana, okuduklarınız tüylerinizi diken diken ediyor.. Biliyorum ki tümü gerçek hayatta var olan şeyler, fakat her şey öyle havada kalmış ki, nereden geldiği belli belirsiz bir adam, daha bu karakteri siz sindiremeden hop bir bakmışsınız yapacağını yapıyor ve şıp diye ortadan kayboluyor.. Damdan düşer gibi yaşanan şeyler beni kitaba bağlamak şöyle dursun, hoppala e ne oldu şimdi dedirtiyor! Biraz ilerledikten sonra bir yerlerde nasılsa karşsına çıkar hesap sorar diye siz bekleyedurun, al sana bir enkaz daha.. Sonradan öğreniyorsunuz ki o da bir ruh hastası imiş.. Peki ama niçin. Yani bir şekilde iyiye giden bir şeyler olsun diye beklerken neyse ki son düzlükte okuru mutlu edecek bir şeyler oluyor.

Yanlış anlaşılmasın, öyle romantik, sonu aşkla biten romanların delisi değilim, dram da severim.. Ama akla mantığa uygun dramları..

Son birşey daha..

Bu kitapla alakalı iyi yorumlar da duydum, duyuyorum.. Lütfen satın almadan evvel farklı yorumlara da bir göz atın..

Çokça sevgiler..

 

 

 

 

Ocak 05, 2016 | 2 Comments

Warning: include() [function.include]: open_basedir restriction in effect. File(/opt/alt/php52/usr/share/pear/sidebar-bottom.php) is not within the allowed path(s): (/home/zzeynep:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/zzeynep/public_html/wp-content/themes/MalotinoMag/category.php on line 56

Warning: include() [function.include]: open_basedir restriction in effect. File(/opt/alt/php52/usr/share/php/sidebar-bottom.php) is not within the allowed path(s): (/home/zzeynep:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/zzeynep/public_html/wp-content/themes/MalotinoMag/category.php on line 56

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Aydınlık ve parlak fotoğraflar çekmenin püf noktaları

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )

Arşivler

Kategoriler