Evde Piknik

Evde Piknik

Baharı tam anlamıyla yaşayamadık, bu sene bu mevsimin tadını alamadık sanki.. Hadi artık bitti soğuklar derken ertesi gün buz gibi bir hava .. Kışlıkları dolaptan kaldıracağım, yazlıkları yerlerine asacağım günü iple çekiyorum! Geçtiğimiz hafta sonu için planımız, evdeki bardağı tabağı kahvaltılıkları toplayıp, doğaya kendimizi bırakmaktı, havalar malum, olmadı. Evin içinde o oda senin bu oda benim deli tavuk gibi dolaşınca, hadi dedim, evde yapalım o pikniği! Hem ipeği eğlendirdik, hem de bu vesileyle, ”Aaa ama piknikte meyve yenir” ön anlaşmasıyla bi dolu meyve yedirdik, iyi de oldu 🙂

 

evde piknik 2

evde piknikk

Fark ettiyseniz İpeğin odası da değişti 🙂 Umuyorum ki bu son hali, onu oraya çekmekten ben de helak oldum. Kitaplığını çıkardık odadan, henüz kitabı olmadığı için çok amaçsız gelmeye başladı bana son zamanlarda, mutfağa taşıdık. Yerine İpek için boyama yapabileceği bir minik masa, ve sandalye koyduk. Boyama filan yapıyor, çok daha kullanışlı oldu. Birde 3lü hasır sepetimiz vardı, onu da kızımın odasına taşıdık.

İleriki günlerde odasının dekorasyonunu da paylaşacağım sizinle 🙂
evde piknik 1
evde piknik 3 evde piknik 4

evde piknik 6

evde piknik 7

evde piknik 8

evde piknik 9

evde piknik 10

evde piknik 11

evde piknik 12

evde piknik 13

evde pinik 8

Gelelim detaylara,

Melamin tabak, melamin pembe çiçekli bardaklar ve yuvarlak tepsi: Ren Store

Pembe çiçekli kaşık çatallar: Pink & More

Renkli düzenleyici kutular (ilk fotoğraf) : Bonvagon

Kırmızı/beyaz ekoseli örtü: Çizgikare

Flamingo yastık: Renkli Zebra

 

 

Mart 29, 2016 | 4 Comments
İpeğin kreş günlüğü

İpeğin kreş günlüğü

ipek ilk vesikalık

Gönderelim mi, iki yaş kreş için erken mi, biraz daha bekleyelim mi, okulunu sever mi, gitmek ister mi derken bir baktık ki okullu hayatın ilk adımlarını attık. İlk günlerdeki ağlamalı, anneyi bir türlü bırakmamalı konulara çok değinmek istemiyorum. Sadece bunun bir süreç olduğunu, biraz sabır istediğini, bu günleri atlatmak için sürekli kendime geçecek diyerek telkinde bulunduğumu söylesem yeterli olur mu?

İlk gün yarım gün gitti. Orada oynadı, yedi içti ama uyumadı, haliyle o da ben de pek bir şey anlamadık.

Ertesi gün biraz daha uzun kaldı.

Üçüncü gün artık tam zamanlı okulda kalacak, uykuyu da orada uyuyacaktı. İpek için en zoru, beni en çok endişelendiren kısmı da buydu.. Yemesi, oynaması, susaması, tuvaleti bir şekilde hallolabilirdi, ama uyku!

Evde türlü kandırmacalar, şarkılar, şiirler, masallarla en az bir buçuk saatte uykuya geçebilen bir çocuk hiç bilmediği, tanımadığı bir ortamda, hiç yatmadığı bir yatakta nasıl yatacaktı. Tam da uyku saati öğretmenini ne yaptıklarını sormak için aradığımda, İpek ”anneeee” diye ağlamaz mı! Nasıl yapalım, nasıl uyumayı sever, ayakta mı sallasam konuşmaları ve sonra kapattık. Telefonu kapadım ama oturamıyorum. Ayakta duramıyorum. Olmuyor, birşeyler yapmam gerek. Gidip uyutsam mı. Ama ben böyle yaparsam nasıl alışacak. Beni mi istiyor da ağlıyor, kıyamam ne istiyor da söyleyemiyor. Düşünceleri içindeyken ”diiinnnn” bir mesaj. Arka arkaya kızımın uykudaki fotoğrafları. Nasıl rahatladığımı anlatamam.

Sonraki günler, her eve geldiğinde şaşkınlıkla onu izledim. Artık masada bizimle yemek yiyen, benim ağzına bir şeyler uzatmamı reddeden bir çocuk! Bir bakıyorum montunu illa ki o çıkaracak, ayakkabısının cırt cırtını o yapıştıracak.. Derken birçok yeni huy, güzel huy 🙂

Kreşle birlikte İpek de ben de çok şey öğrendik. O mesela, kendi kendine yemek yemeyi, ağlamadan uykuya dalmayı, cümle kurmayı, çatal kaşık kullanmayı, nedenini niçinini sormayı, arkadaş olmayı, paylaşmayı (!), oyuncaklarını toplamayı, ayakkabısını çıkarmayı ve yerine kaldırmayı.. ve daha yapamadığı bir çok şeyi kreşle birlikte, şu 4 aylık sürede öğrendi.

Amaa geliyorumm şimdi işin dertli tasalı tarafına!

Evet birçok beceri edindi, daha büyümeden sanki şu dört ay içinde büyüyüverdi. Ama bu sürede, sinüzitinden bronşiolitine, nezleden gribe, burun akıntısından kulak iltihabına, geçirmediği hastalık kalmadı diyebilirim. ”Olsuun bağışıklık sistemi güçleniyor” diyebilirsiniz, ama sözde kolay yaşantıda ağır sınavlar bunlar. Hasta olduğunda kreş de haliyle diğer çocuklara geçebilir endişesi ile evde bakılmasını uygun görüyor. Sadece kreş mi, ben de bunu uygun görüyorum, ama o anne bir yandan da çalışan anne ne yapsın, bilemiyor.. Evde bakılan çocuklar, kreşe gidenlerle kıyaslandığında mikroplarla daha erken tanışmış, dolayısıyla hastalıklara yakalanma sıklığı da artmış oluyor.

Biraz daha anlatırsam, niçin şuan kızımla evde değilim diye yakınıp, çalışan anne olmanın zorluklarına konuyu saptıracağımdan, bence burada kesmem yerinde olur 🙂 O da başka bir günün konusu olsun 🙂

Şubat 16, 2016 | 3 Comments
İpek'in 2 yaş doğum günü

İpek’in 2 yaş doğum günü

Ve ipeklim minik bebeğim, 2 yaşına girdi!

İpeğin, geçen seneki doğum günündeki gibi  ”Allah aşkına ne yapıyor bunlar burda” bakışı atmadığı,  arkadaşlarıyla hediyelerini açtığı,  mumları defalarca yaktırdığı, gönlünce hönkürerek ağladığı, elbisesini uçura uçura dolaştığı, paaaaapppppaaaa diye her tatlıya ağzını açıp her sağlıklı besine ağzını kapadığı, balonların üstüne oturup ısırmaya çalıştığı, (evet o fotoğraflardaki masum çocuk bunları yapıyor) şımartıldığı, hoplatıldığı, ve tabi ki uyumadığı, uyumadığı, uyumadığı bir doğum günü idi 🙂

ipek 2 yaşında 2

Veee annesinin geçen seneden farklı olarak, en geniş halde, en rahat anne modeliyle işin sadece mercimekli köftesi ve patates püresi ile ilgilendiği bir doğum günüydü de aynı zamanda 🙂 Şuan bunu yazarken, ben bile hayret ediyorum 🙂 ”Ay bide konsept mi bulucam bunca iş arasında” diye başladığım bu uzun ve meşakkatli yolda benim tek gün ışığım pinterestti 🙂  Neyse ki çok elime yüzüme bulaştırmadan sadece fikir alma amaçlı yararlandığım bir kaynak olarak hatıralarda kaldı 🙂

ipek 2 yaşında 3

Herkes her şeyi yapamaz, iki iki daha dört!

Hele ki çocuklu bir kadın her şeye aynı anda koşamaz, birilerinin el atması, dur şunu da ben halledeyim demesi anneye verilecek en güzel hediyedir.. Ve işini titizlikle yapan insanlar, işte onlar iyi ki varlar. Bu fotoğraftaki bütünlüğün mimarı onlar aslında, ben sadece hayal ettim, anlattım, onlar bana hayalimdekini resmettiler, sonra ortaya bu görüntü çıktı.

iepklii

ipek 2 yaşında 6

 

Daha ortada doğum gününün do’su bile yokken, elbisemiz bizim çıkış noktamız oldu. Onun pırıltısı tüm konsepti bir anda şekillendirdi. Madem elbisesinde gümüş payetler vardı, diğer detaylara da biraz pırıltı katılabilirdi. Madem pırıltı vardı, o halde bir tacı olabilir, ve o tacın bir benzeri pastanın üzerine konabilirdi 🙂

 

ipek 2 yaşında 9

Beni tek endişelendiren daha önce de bahsettiğim güneş almayan salonumuzdu. Böyle günlerde ha diyince fotoğraf çekmek mümkün olamıyor, hazırlık ve mutfak kısmı zamandan çok yiyor haliyle. Eh birde hava kararmaya başladığında iyice eteklerim tutuşmaya başladı. En güzel fotoğrafların gün ışığına ihtiyacı var fakat bizim için artık saat 4buçuk olduğu için bu mümkün değildi. Neyse ki kurtarıcı abajurum bana o istediğim sarı ışığı verebildi 🙂

ipek 2 yaşında 11

ipek 2 yaşında 12

Masadakilerden sadece yıldızlı çubuk süsleri elimde hazırladım, çokça kolay yapımı, başka bir yazıda anlatırım isterseniz..

Pastamız ve cupcake’lerimiz canım Neval’in ellerinden (Atölye nev)

Flamamızı, ve ipeğin tacını Pelin hanım hazırladı (Çocuklara Mucizeler)

Pırıltılı runner (Pink deco)

İpeğin elbisesi (Mürdüm kids)

ipek 2 yaşında.

ipek anne baba 1

Tüm yaşamın pırıltılar içinde geçsin canım kızım..

Aralık 01, 2015 | 36 Comments
Uyku arkadaşı

Uyku arkadaşı

İpek doğduktan sonra, kendi küçüklüğümü anneme daha çok sorar oldum,

Ben de böyle miydim anne, bu kadar çok ağlar mıydım? Peki sen ne yapardın? Ay nasıl dayanırdın birde abim varmış! Nasıl uykuya dalardım, nelerle oynardım.. Ve daha niceleri.. Ben de bir anneyim ama aynı zamanda da çocuğum işte 🙂

Geçtiğimiz gün annemle uykuya nasıl daldığımdan bahsettik, ah kulaklarım dedi sonra! Neler çekti hem abinden hem senden! Birde dudaklarım 🙂 Sen dudaklarımı tırmalardın, abin kulaklarımı çekerdi uyurken.. An annelik diyorum burada vallahi başka bişiy söyleyemiyorum.. Sonraları ben annemin yumuşacık ve mis kokan başörtüsüyle uyumaya başlamışım.. Biraz balık hafızalıyım ama sanki biraz olsun anımsıyorum, elimde başörtüsünü dertop eder, yüzüme sürer, sonra boynum ve çenemin arasına sıkıştırır uyurdum. Uyku arkadaşım olmuş aslında annem dahi fark edemeden 🙂 Sonraları annemin işi de olsa, sadece eşarbı yetermiş beni uyutmaya.. Sesli sessiz ortamda koltukta, misafirlikte heryerde muazzam bi şekilde o örtüm elimde uykuya dalarmışım 🙂

uyku arkadaşı 2

İpek için de bu alışkanlığı kazandırmaya başlayalı çok olmadı, bunu ne ile yapacağımı şaşırmıştım önceleri, aklıma ilk battaniye geldi. Sevdiği bir battaniye olursa sarılırdı, ama benim kızım örtüye ve örtünmeye dair herşeyi reddettiği ve sabaha kadar üstünü açarak uyumayı tercih ettiği için böyle birşey mümkün değildi. Sonra yumuşak bir ayı edindik fakat ona çok kızıyordu, bizimle uyumasına asla müsaade yoktu. O kitaplıkta bekleyecekti sabaha kadar 🙂

Sevebileceği bir şey lazımdı, ve onun en sevdiği hayvan tavşandı! Ah şaaaaşaaaann 🙂 İpeğin deyimi ile!

Geçtiğimiz gün minik balerin şaaaşanımız imdadımıza yetişti, ve onun bizimle uyumasına müsaade var 🙂

Balerin tavşanımızı ve daha nicelerini bulabileceğiniz bir adres önerim var size.. Britbee

Uyku arkadaşı arayışında olan annelere harika bir site! Hatta belki içinizdeki büyümeyen çocuk için bile bir tane sipariş verebilirsiniz 🙂

uyku arkadaşı

Ben işin duygusal kısmını yazdım, haydi birde Britbee’in kurucusu Nihal Hanım’dan uyku arkadaşını dinleyelim!

^^En yoğunlaştığımız ürünler hem bilimsel çalışmalarla yararı kanıtlanmış,hem de kendimin yakından deneyimleyip bebeklere/çocuklara uyku düzeni oluşturmada çok yararını gördüğüm uyku arkadaşları.Uyku arkadaşlarına çocuklar 1 günde alışmıyor ama vazgeçmemek burada kilit nokta.Alıştıklarında ise uykuları gelince uyku arkadaşlarını alıp yatıyorlar.Kendi kendine uyuyan bebek/çocuk her ebeveynin hayaliGülen gözlü gülen yüzÜrünlerimizin tamamı anti alerjiktir.Tüm ürünler Avrupa ve Amerika’da kabul gören güvenlik testlerinden geçmiştir. Uyku ile ilgili kendi deneyimlerim isewww.britbee.com/blog adresinde Gülen gözlü gülen yüzBritbee için açtığım İnstagram hesabım ise hem bizim hayatımızdan kareler,hem de ürünlerimizi içeriyor… ^^


Kasım 20, 2015 | 1 Comment
İpekle Tatil, Golden Key Hisarönü

İpekle Tatil, Golden Key Hisarönü

Bebekle gidilebilecek en iyi butik otelleri araştırdığım dönem,bir liste yapmış ve burada da paylaşmıştım hatırlarsanız. Sadece tavsiye niteliğinde bir yazı olması için uğraştım, ve çok sayıda otel araştırdım o dönemde. Ve karar verdiğim otel Golden Key Hisarönü oldu.

Eğer beklentiniz gürültüsüz, kaydıraksız, aktivitesiz, gece hayatı olmayan, alabildiğine yeşil, kuş sesleri kulağınızda yüzebileceğiniz, sakin sessiz ve tamamen bebek dostu bir otelse muhakkak Golden Key Hisarönü’ nü tavsiye ederim. Öyle huzurlu bir tatil geçirdik ki, eve dönmek ve hatta otelden dışarı adım atmak istemedik 🙂 Tekrar gitmek isteyeceğimiz ikinci evimiz gibi oldu. Bütün bir kış özleyeceğim galiba 🙂
golde key 2

Burası bir butik otel. İki katlı evler bebekli aileler için gayet uygun ve havuzun etrafında yerleşmiş. Biraz daha ileride kumsala doğru ise daha kalabalık aileler için daha geniş metrekareli teraslı odaları da var. Konumu denize sıfır. Havuza odadan çıktıktan sonra varmanız 1 dakika kadar sürüyor ve günün hemen her saati havuzu sakin bulabiliyorsunuz.

golden key 1

Yarım pansiyon (kahvaltı + akşam yemeği) konsepti olan bir otel Golden Key Hisarönü. Haliyle öğle yemeği yok fakat beş çayları-ev lezzetleri var. Biz ihtiyaç duymadık ama İpek için meyve, sütlü tatlılarımızı yine öğle arası ücretle restaurant’dan karşıladık.
golden key havuz

Yemekler inanılmaz lezzetli, öyle ki beş günde iki kilo almışım 🙂

Akşam yemeklerindeki salatalarını ve kahvaltıdaki mahlepli kekin tadını unutamıyorum 🙂

golden key ipek

golden key lobi

Lobide akşam yemeklerinden sonra pop-corn eşliğinde çocuk film saati yapılıyor öyle şeker ki 🙂 Yanyana ellerinde mısırla film izliyor minikler. Anne babalar ise havuz kenarında oturup dinlenebiliyor. Fakat İpek bir gün bile izlemedi ve havuz başında bizimle beraberdi 🙂 O genelde oturanları izlemeyi sandalyeleri çekmeyi tercih etti 🙂golden key otel

ipek marmaris 7

 

Burası odamızın balkonu, İpek uyuduktan sonra ‘gerçekten’ dinlenebildiğimiz yegane köşe. Çayımızla oturup sessizliği dinledik akşamları.

ipek marmaris 18

ipek marmaris 22

zeynep marmaris 7

 

Bu arada Hisarönü, Marmaris’e 20 km mesafede. Gün içinde gidip görebileceğiniz yerler de çok. Kız kumu, Sedir Adası, Selimiye, bunlardan birkaçı. Yakında hepsinden detaylıca bahsedeceğim 🙂

Eğer okurlarsa bir de teşekkürüm var.

Her konuda güler yüzünü ve ilgisini eksik etmeyen İpek Hanım’a, akşam yemeklerinde sohbeti ve neşesiyle bizi hep gülümseten Ercan Bey’e, birde sevecen bakışıyla gidip sarılmak istediğim ustaya, Emrullah Bey’e çok çok sevgiler!

Eylül 02, 2015 | 1 Comment
İpekli Hayat (20. Ay)

İpekli Hayat (20. Ay)

2 yaşına 4 ay kala, hayret ediyorum bu kadar kısa zamanda böyle büyümüş olmasına!

Daha dün gibi uyumuyoruz diye, eve her gelene ağlayıp medet ummalarım. Ben ne zaman uyuyacağım diye yakınmalarım. Çok garip ama bu düzene de alışabiliyormuş insan. Yani gece boyu defalarca uyanan sen değilmişsin, sanki çok rahat bir uyku çekmişsin gibi, sabahın bir vaktinde uyanmaya da alışıyormuşsun anne olunca..

Neler sığdırdık bunca aya, neler yaptık peki son aylarda?

Bi kere hala emmeyi bırakamadık!

O bırakmak istiyor mu? ‘dan önce kendime şu soruyu soruyorum aslında. Ben bırakmak istiyor muyum? Galiba hala istemiyorum. Ve biliyorum ki, bunun için önce annenin tam anlamıyla istekli olması gerekiyor. Doğruyu söylemem gerekirse hem emzirmeyi çok seviyor, ve hem de bu sancılı süreçten çok korkuyorum! İpek öyle bir bebek ki, daha doğrusu öyle alıştı ki, onunla uyuyor gece onunla uykuya dalıyor, vs. Bu konuda varsa tecrübeleriniz, çok sevinirim.

Taklit etmek en birinci özelliği bu ay İpeğin. Ne yaparsam aynısını yapıyor, Ne söylersem onu söylemeye çalışıyor 🙂 Öpersem öpüyor, kızarsam o da bana kızıyor. Birde öyle hassas ki, tıpkı ben :))) Kırıcı bir söz duymasın, aman Allahım! Çevremde hep alınganlığımla ilgili eleştiri alırım ben. Kırıcı her söze çok takılır hemen durgunlaşırım. Aman ne olur bu huyu bana benzemesin 🙂

Gezentilikte de bayrağı kimseye kaptırmıyor! Hem ben, hem eşim ev kedisiyiz, gezmesek de olur! Ama İpek! Resmen kapının önünde kendine geliyor, dışarıda hayat buluyor.. Günde 3 kez çıkmazsa o gün korkuyorum ondan 🙂

20. ay olmuş, ”uzar uzar korkma” denilen saçlar uzamıyor da uzamıyor. Bunu hiç dert etmedim İpek doğduğundan beri, ama şu son aylarda biraz beklenti içine girdim galiba. Hala dışarıda erkek mi, oy oğlum maşallah sevmeleri devam ediyor tabi..Bin bir takla ile saç bantları taktırmak şart 🙂

Şu ara ayağına çağırmak, yapamadığı ne varsa yanındakine yaptırmak, elinizden tutup rahatınızı bozup sizi ayağa kaldırmak en sevdikleri. Bunun yanında her çantayı oda oda sürüklemek, açık gördüğü her kapağı çekmeceyi sertçe örtmek, ocağın düğmelerini çevirmek, makine düğmelerini amaçsızca ellemek, her gördüğü merdivene tırmanmak istemek, yolda bulduklarını ellemek de sevdiği diğer işler.

Kız çocuğu olmasının faydalarını da görüyorum yavaş yavaş 🙂 Çorap çekmecesi neresi biliyor ve eline verdiğim çorabı yerine götürüp koyabiliyor. Biz yakında bulaşık da yıkarız bence 🙂

Korkulu rüyamız, nur topu gibi 2 yaş sendromuna yaklaşırken günler böyle geçiyor, bakalım gelecek aylarda bizi neler bekliyor olacak 🙂


ipek 117

Temmuz 29, 2015 | 8 Comments

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Aydınlık ve parlak fotoğraflar çekmenin püf noktaları

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )

Arşivler

Kategoriler