Anne olunca anladım

Anne olunca anladım

 

 

Yolu bilmekle yolda yürümenin birbirinden farklı olduğunu,

Sabretmenin bir sınırının olmadığını, sabır taşının öyle kolay kolay çatlamadığını,

Burnunun direğinin sızlamasının sadece bir deyim olmadığını,

Dünyada tüm güzel kokuların birleşip evladın boynunda toplandığını,

Uyusun diye çırpınıp, uyuduğunda özlemenin nasıl bir şey olduğunu,

İçimde henüz ortaya çıkmamış bir süper kadın bulunduğunu,

Annemin küçükken meyve tabağıyla niçin peşimizde dolanıp durduğunu,

Asla yapmam dediklerimi, çok bilmiş sözlerimi bir bir yuttuğumu,

İçimdeki çocuk sevgisinin sonsuzluğunu,

Yolda çocuğu ağlarken tepkisiz kalan kadının aslında ne yapmakta olduğunu,

Yemek yerken atraksiyonlu masal uydurmakta bir dünya markası olduğumu,

Pazar günleri biz uyurken, aslında uyumayan insanlar da olduğunu,

Konunun ne olursa olsun dönüp dolaşıp onda durduğunu,

Hasta olup olmadığını anlamak için derecenin lüzumsuz olduğunu,

Yaş aldıkça büyümüyor olmanın mümkün olduğunu,

Kaygılanmanın ne demek olduğunu,

Bir kadının anne olduğunda hem çocuğunu hem de sil baştan kendi kendini doğurduğunu,

Yeryüzünde cenneti yaşamanın mümkün olduğunu,

Anne olunca anladım..

 

 

 

 

 

 

Mayıs 12, 2017 | 4 Comments
Koltuğuyla mutlu bir İpekli :)

Koltuğuyla mutlu bir İpekli :)

Evdeki gri hakimiyeti hız kesmeden,  günden güne artarak devam ediyordu. Annesi bu kez de çocuğunun koltuğunu gri renkte tercih ederek salonda adeta grinin elli tonu rüzgarları estiriyordu :)) Fakat en konforlusu da İpeğin koltuğu olmuştu, yapacak bir şey yoktu 🙂

İpek bize 3 buçuk yıllık beraberliğimizde şunu öğretti:

”Siz sevebilirsiniz, alabilirsiniz; ama ben sevmezsem kullanmam”

Bu bilinç ona daha bebekliğinde yerleşti, çünkü daha el kadar bebek ana kucağına yatırıldığında sanki bir yerine birşey batıyor gibi ağlamaya başlar, yatağa, koltuğa yatırıldığında susar mı? Oluyormuş.

Bu uğurda ne mama sandalyeleri, ne araba koltukları, ne ana kucakları, ne beşikler heba oldu sayısını hatırlamıyorum. Bu yüzdendir ki, eve İpek için birşey alınacaksa 40 kere düşünmek az gelir. 100 kere düşünmek gerekir. Hatta artık inanır mısınız, alacaklarımı önce ona gösterip onay alıyorum.

”Sevdin mi kızım” ”Çok güzel değil mi ipek” ”Ayy babası bu benim olsun” kurduğumuz cümlelerden sadece üçü 🙂 Varın gerisini siz hesap edin.

Nereye geliyorum? Bu defa öyle olmadı! İpeğin oda oda peşinden sürüklediği bir koltuğu oldu. Misafirliğe gittiğimiz evlere koltuğunu getirmek istediğini duyuyor, kulaklarıma inanmıyorum. O kadar sevdi ve içselleştirdi ki koltuğunu, ilk gün ona yaptıkları tazmanya canavarına küçük kızın yaptıklarından farksızdı. Resmen attı yuvarladı tuttu tırmandı kahkahalar attı. Bütün enerjisini koltukla attı. Ağzımız açık kaldı onu seyrederken. Fakat bunun geçici bir heves olabileceğini de düşünüyoruz bir yandan.

Ertesi sabah kalktı, çişini yaptı, ve koltuğunu sordu. İlerleme aynen böyle oldu. Yine şaşkınım tabii.

Şimdilerde artık bizim koltuklara pek tenezzül etmiyor.

Ha bu arada bir de sehpaya ihtiyacı var sanırım, otururken hizmet ayağına gelsin istiyor 🙂

Bu arada İpeğin koltuğunu instagramdaki bu hesaptan: comfykidstr sipariş ettik. Ve çok kısa bir süre içinde elimizdeydi.

Oldukça yumuşak ve konforlu (çünkü oturdum 🙂 arkada kolayca çekip istedikleri yere götürebilmeleri için bir de tutma kısmı yapılmış. Ayrıca arkasında dergilerini yada tabletini koyabileceği de bir cep mevcut.

Biz gri tercih ettik odamıza uyumlu olsun diye, ama onlarca çeşit mevcut. Desenli olanları da pek şekerdi! Ayrıca artık pufları ve halıları da varmış.

Sevgiler, çok öpücükler,

Zeynep & İpek

 

Mart 15, 2017 | 1 Comment
Çocuğum oyuncaklarını toplamıyor

Çocuğum oyuncaklarını toplamıyor

Siz de kendinizi sürekli olarak kızım/oğlum hadi oyuncaklarını topla artık derken ve bu soruya yanıt ve tepki alamazken mi buluyorsunuz?

Evde oyuncaklarını toplamayan çocuğunuzun, kreşte öğretmeninin bir cümlesi ile tüm oyuncaklarını topladığına şahit oluyor musunuz?

Oyuncak toplama ricası devamında tehdit bağrış çağrışa, karşılıklı inatlaşmaya ve kavgaya mı dönüşüyor?

Bir çok annenin yaşadığı ve altından kalkamadığı bu problemin çözümünde izlenecek ve zafer benim dedirtecek bazı taktikler var!

Neler mi?

Pedagoglar diyor ki, çocuğun bu sorumluluğu kazanması, oyuncaklarını kendi kendine toplaması gerekiyor. Evet doğru. Fakat çocuğunuzun yaşı küçükse, bunun sebebini, düzenli olmanın gerekliliğini anlayacak kapasitede değildir. Biraz zamana ve anlatıma ihtiyaçları var. Peki ne yapıyoruz/ ne yapmalıyız?

*Bunu bir görev haline getirmeden, oyuna dönüştürerek bu alışkanlığı kazandırmaya çalışalım. Bir oyuncak toplama şarkısı söylebilir, bu sırada oyuncakları ilk etapta beraber toplayabilirsiniz.

*İçerideki bir odada sesli bir şekilde 20’den geriye sayabilir, oyuncakları toplamayı bitirdiğinde onu alkışlayabilirsiniz!

*Oyuncak toplama yarışı yapabilir, onu geçiyormuş havası vererek kendisinin fazlaca toplamasını seyredebilirsiniz!

Yeter ki oyun olsun, onlar herşeye varlar!

 

”Oyuncaklarını toplamazsan sana yeni oyuncak yok”

”Oyuncaklarını toplamazsan, bir daha arkadaşların bize gelmeyecek, haberin olsun” gibi cümlelerden itinayla kaçınalım! Zira süreci daha da zorlaştırıyorlar…

Şubat 15, 2017 | 0 Comments
İki minik tavşan: ''Deux Lapins''

İki minik tavşan: ”Deux Lapins”

Beni ve elbette İpeği oldukça mutlu eden bir keşfimiz var! Bizim kadar seveceğinizden ise, hiç süphemiz yok 🙂

Deux Lapins (yani iki tavşan) 2 girişimci annenin, ortak fikri.. İsimlerindeki zerafet işlerine, ürün detaylarına, kullanma klavuzlarına, hatta paketleme yaptıkları kutulara kadar yansımış.. Öylesine özenli, sade ve doğal her bir detay.. Elinize aldığınız anda yumuşak dokusunu hayran kalıyor, boynunuza bastırıp koklamak istiyorsunuz; ki bazılarımız aynen böyle yaptı 🙂

21

Biraz içeriğinden bahsedecek olursak;

Özellikle yeni doğan ve sonrası dönemde bebekler için sürekli ihtiyaçlardan biri müslin örtüler. Bir çok amaçla kullanabiliyorsunuz.. İpek için banyo sonrası kurulamada, yaz tatillerinde plajda, ve evde sıcak havalarda uyku sırasında örtü olarak kullanmıştık. Terletmeyen, cilde hava aldıran bir kumaş olduğu için de çok memnun kalmıştık. Ne var ki, onca deneyimden sonra, müslin konusunda böyle ince bir tasarımı ilk kez kullanıyoruz:) Tavşan delisi bir kızım olduğundan, biz seçimimizi Iconique Lapin ‘den yana kullandık.. Siz de birçok tasarımdan dilediğinizi seçebilirsiniz 🙂

22 23 24 25

Kutu eve gelir gelmez kimin ilgisini çekti dersiniz 🙂

26

Yumuşacık bir dokusu var, ve biz onu boyunluk yaptık 🙂

28 29

Diğer desenlere veya ürünlere göz atmak isterseniz web siteleri için ; tık tık

İnstagram’da Deux Lapins için tık tık

Aralık 21, 2016 | 0 Comments
İpek'in 3 yaş doğum günü

İpek’in 3 yaş doğum günü

İpeklim 3 yaşına girdi, ve bu sene ilk iki yılından farklı olarak doğum gününün her anlamda hakkını verdi 🙂

1. yaş gününde ”Ne yapıyor bunlar burada Allah aşkına ” bakışı atmıştı bize 🙂 Yaşadıklarını; bolca şaşkınlık, bir an önce kıyafetten kurtulma çabası, bazen gülme bazen ağlama olarak da özetleyebilirim sanırım 🙂

2’de birşeyler kutlanıyor belli ama bana mı, yoksa bir başkasına mı, biraz izleyeyim de olaya sonradan dahil olayım tavrıydı..  Yaktığımız mumlara uzun uzun bakışı, süslere dokunup bir anlam veremeyişi, hediyelerini açtığında yükselen seslere dönüp bu mutluluğu anlayamayışı da ikinci yaş günü özetimizdi 🙂

Bu sene ise, onun için tüm hazırlıklara dahil olduğu, hatta bir gün önce yapılan temizliğe toz alarak katkıda bulunduğu ilk doğum günü yavrumun, kayda geçsin 🙂 Süslerini astı, eve gelen paketleri açtı, misafirlerini kapıda karşıladı, ve bana günler öncesinden gece uykusunda doğum günü masalı anlattırdı 🙂 Bir gün kulak verdim ki oyun oynadığı tavşana da doğum gününden bahsediyor, eyvah dedim 🙂 Ben tam, ev partilerine bununla birlikte bir nokta koyarım diye düşünürken bu farkındalık pek iyi olmadı :))

Ben ise kurduğum hayalin, nasıl daha güzeline dönüşüverdiğini seyrettim bu doğum gününde.. Çiçekler çıkış noktası oldu bizim için, her şey onun üzerine şekillendi. Geçtiğimiz sene de elbiseden başlayıp ilerlemiştik. Size tavsiyem bir dala tutunun ve sakın peşini bırakmayın.. Bir bakmışsınız ilham peşi sıra geliyor.. Ne mutlu ki, hayalimi anlayabilen, İpeğe bu günü hediye eden dünya tatlısı insanlarla birlikte hazırladık biz bu köşeyi.. Yazımın sonunda her birini yazacağım size..

 

19

20 22 23 26-en-guzeli 29 33 34 38 41 44 45 50 61 63

 

Pastamızı bu yıl naked cake düşündüğümü instagramdan yazmıştım hatırlayanlar olacaktır, ama bu kadar güzelini ben bile hayal edemezdim.. Tabii ki her senemizde olduğu gibi, Nevalin ellerinden çıktı bu şahane pasta.. Hayatımın şefi: Neval Haner

Bu sene bizim için emek verenlerin sayısı öyle çok ki, çiçeklerle başladık demiştim ya, benim bu doğum gününü kurgulamama yardım eden ilk kişidir kendisi, iyi ki yollarımız kesişmiş ve sizi tanımışım Yasemin hanım tekrar tekrar teşekkürlerimle.. Art house Florya

 

İpeğin nasıl şanslı bir çocuk olduğunu bana en çok hissettiren insanlardan biri de Tuğçe ablası oldu. Yaş posterinden, çerçeve içi kartlarına, masa arkasındaki banner’dan davetiye tasarımına, hatta hediyelik takvimlerimize kadar (bunu fotoğraflamayı unutmuşum 🙁 tüm kağıt işlerimizi Tomur Fikir halletti.

Macaronlarımızı Canım Sibel günler öncesinden göndermişti, buzdolabında muhafaza ettik, o gün hem dekorumuzdaydılar, hem de afiyetle yedik 🙂 Tekrar ellerine sağlık arkadaşımın.. Noni Bakery

Renkli püsküller, ve yine masa arkasında göreceğiniz pelur kağıttan çiçekler, doğum günleri ve partilerle ilgili mutlaka bilmeniz gereken bir adres Bake and More! Ebru hanım tekrar teşekkür ederiz..

Ve misafirlerimize hediye ettiğimiz taçlarımızı bize hediye eden Mignon Design,

Hayalimi gerçeğe dönüştürdünüz, tekrar tekrar teşekkür ediyorum herbirinize..

Birde, bunca uğraş ve işinin arasında bana tüm hayal ettiğim işlerde olduğu gibi, bu konuda da destek olan eşime, menüyü oluşturmama yardım eden aile dostlarıma, doğum günümüzde bizi yalnız bırakmayan arkadaşlarıma ve onların minik kuzularına, gelemeyen ama yine de doğum günümüzü unutmayıp telefon eden, arayan kutlayan herkese çok ama çok teşekkür ederim..

Sevgiyle kucaklıyoruz sizi 🙂

Aralık 06, 2016 | 11 Comments
Bu ay Anne Bebek Dergisindeyiz!

Bu ay Anne Bebek Dergisindeyiz!

Anne bebek dergisinin yeri benim için ayrı.. Çünkü daha henüz anne olmadan konuk etmişlerdi beni, bundan tam beş yıl önce;

Mart 2011 Anne Bebek Dergisi

Bu sayı ile beraber 2. kez konukları oluyorum. Ama ama bu defaki görüleceği üzere biraz farklı.. Çünkü bu defa, sayfada hem İpek hem ben varız 🙂

Zeynep Kimdir kısmına şöyle birşey yazmıştım geçenlerde:

”İpeğin hayatımıza gelişi ile, ev dekorasyonu yazdığım blogum biraz daha anne/bebek dekorasyonuna, kahve önerilerini yazdığım iki kişilik cafeler biraz daha bebekle gidilebilecek mekanlara kaymış olabilir 🙂 Temelde değişen bir şey olmasa da konular elbette daha tatlı* bir hal almaya başladı…’

Hem hayatıma hem bloguma tat kattı kızım, içimdeki kadını tanımama, neler yapabileceğimi anlamama vesile oldu .. Önce ona, sonra da blogumu okumaya değer gören, ziyaret eden, vaktini ayırıp bana yorumları ile destek veren herkese sonsuz teşekkür ederim.. İyi ki varsınız..

 

thumb_048_1024thumb_kapakdeneme2-2_1024

Aralık 05, 2016 | 3 Comments

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Aydınlık ve parlak fotoğraflar çekmenin püf noktaları

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )

Arşivler

Kategoriler