Ev Turu/ Nehir'in Evi

Ev Turu/ Nehir’in Evi

Bu hafta ev turunda Nehir’in *gri evine misafiriz 🙂 Nehir’i instagramda @nehir.altay ismi ile bulabilir, keyifli karelerini takip edebilirsiniz..

Evinin hikayesini ondan dinliyoruz..

 

ӂok kisa suren calisma hayatimdan sonra evde cok fazla vakit gecirir oldum ve farkettim ki esyalar evin icinde yasayanlari yormamali, ayni zamanda yasam alanini kolaylastirmali. Evlenirken esya tercihimizi rahatligin on planda olmasina dikkat ederek secmistik ve kararimizin ne kadar bize uygun oldugunu da yasayarak onaylamis olduk.

 

 

Butun renkleri ve renkli olan her seyi cok sevsem de renklerin dekorasyonda beni yordugunu dusunuyorum. Bu nedenle evimde secimim hem dingin olan hem de her renkle uyum saglayabilen gri ve beyazdan yana oldu. Boylece renklere ozlem duydugumda farkli renkli aksesuarlarla kombinleyebiliyorum. Ayni zamanda cok cabuk degisen renk modasini da az butceyle takip etmis oluyorum. 😊

 

Mobilya secimimde bir diger tercihim ise takim olmayan mobilyalar. 😊 Farkli urunleri bir araya getirmeyi seviyorum. Evimde gordugunuz her urun farkli bir markadan satin almis oldugumuz esyalar. Genel olarak fazla detayi olmayan mobilyalari begeniyorum, belli bir tarz adi altinda olmasina gerek yok. Bunlardan yola cikarak da bize 2,5 yildir paylastigimiz hayatimizda zamanla bir araya getirdigimiz esyalarimizin tadini cikarmak kaliyor.

 

Eylül 26, 2017 | 2 Comments
Sade hayat, sade gardrop

Sade hayat, sade gardrop

Sade yaşamaya, ve azalarak mutlu olmaya başladığım dönemde ilk temas kurduğum oda yatak odam, dolayısıyla gardrobumdaki fazlalıklardı. Bu yazının konusunun özellikle gardrop olmasını istedim, çünkü zaafımızın en büyük olduğu konu; hiç süphesiz ki kıyafetler..

Açık konuşmak gerekirse, hayatımın hiçbir döneminde çok kıyafete sahip olan bir insan olmadım. Aldıkça mutlu olmak bir yana, huzursuzlanan bir insanım. Eğer bugün birşey aldıysam, ikinci bir şeye sahip olabilmem için önce beklemem gerekirdi. Aldığımı biraz olsun kullanıp eskitmem, ikinci bir eşyanın eksikliğini hissetmem.. Fakat yine de, az eşyaya sahipken bile, dolabımda giymediğim, içinde kendimi kötü hissettiğim, beklettiğim öyle çok şeyim varmış ki, daha yeni fark edebildim.

Biz kadınlar için en sıkıntılı dakikalar gardrobumuzun önünde kıyafet seçerken yaşanır öyle değil mi? Muhakkak ki içinde giydikleriniz vardır, çok sevdikleriniz.

Peki ya aylarca orada durup elinizi hiç sürmedikleriniz ?

Etiketi ile bekleyen..

Kilo verince giyerim dedikleriniz..

Bir şekilde üstünüzde duruşunu sevmediğiniz ama yine de eleyemediğiniz..

Kilolu gösteren..

Dekoltesi yüzünden giyilmeyen..

Giyince kendinizi iyi hissetmediğiniz, gün boyu sizi huzursuz eden..

Modası geçmiş ama bir gün modası gelir mi diye beklettikleriniz..

Bir terzinin elinden geçmesi gereken ama bir türlü günü gelmeyen..

Ve daha sayamadığımız nicesi..

Tüm bu kıyafetler, dolabınızda yer işgal ediyor,  ”Giyecek hiçbir şeyim yok” hissiyatını yaşatıyor, ve en nihayetinde kaçınılmaz son:  ”Alışveriş yapmam gerekiyor’‘ algısı yaşatıyorlar..

Halbuki giymediklerinizi ayırdığınızda ortaya çıkacak manzara öylesine ferah ki..

Üst üste, tıklım tıkış bir dolap yerine; sade, işe yarayanlardan oluşan, nefes alan çamaşırlar.. Hayal değil inanın, bir adım ötenizde duruyor.

 

 

 

Gardrobunuzda gerçek bir temizliğe başlarken, kendinize sormanız gereken bazı sorular var.

Tarzım ne, nasıl görünmekten hoşlanıyorum, hangi eşyalar en sevdiğim halimi yansıtıyor, hangilerinin üstümde duruşunu beğeniyorum?

Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, dolabınızdan gidecek kalacakları belirlemede çok yardımcı olacaklar.

 

Her sezon trend olan yerine, her şeyle kombinleyebileceğiniz zamansız parçaları seçerek.. Fiyatı daha avantajlı olan yerine, kaliteli ürünleri tercih ederek minimal bir gardrobun ilk adımlarını atmış olursunuz.. Sabahları çıkarken giyeceklerinizi şıp diye bulur, mutlu olursunuz 🙂

 

 

Süreç elbette burada bitmiyor.

Bundan sonrası için de tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.

Unutmadan! En önemli ve işe yarar kurallardan biri!

”Biri gelirse, biri gider”

Bu kural, hayatımı önemli ölçüde kolaylaştırdı diyebilirim.

Sade yaşam, bir daha asla alışveriş yapmayacağınız, elinizde var olanla yaşayacağınız anlamına elbette gelmiyor. Zaman içinde ihtiyaçlar baş gösteriyor muhakkak ki. Fakat bir kez bu anlayışa sahip olursanız alışverişler de daha tatlı bir hal alıyor, pişmanlık yaşatmıyor.

Bu kurala bağlı kaldığınızda neler mi oluyor? Örneğin alışveriştesiniz, ve sizde çok benzeri olan bir gömleği almak istediniz.. Gömleği alıp eve geldiğinizde, evden göndereceğiniz parçayı belirlemeniz gerekiyor. Eğer bunu yapamazsanız yığılma yaşamanız, an meselesi. Bu yüzden de, her zaman tetikte olmalısınız.

Kendi adımlarım bunlardı. Umarım ki yardımcı olabilmişimdir,

Sevgiyle,

Eylül 21, 2017 | 3 Comments
Bazı eşyalara yer bulmak ne kadar zor!

Bazı eşyalara yer bulmak ne kadar zor!

Sizin de evinizde, bir türlü ortadan kaldırmayı başaramadığınız, hiçbir dolaba sığdıramadığınız eşyalarınız var mı? Benim var..

Haydi bir kaç örnek vereyim. Öyle çok küçük eşyalar değiller bunlar. Ütü masası, çamaşırlık, elektrik süpürgesi listenin ilk sıralarındalar. Ne yaparsam yapayım onları bir yere sığdıramıyor, yerlerini beğenmiyorum. Elektrik süpürgesinin hortumuna muhakkak gelip geçerken takılıyor, çamaşırlık bir yerlerden üzerime düşüyor. Ütüyü kaldırsam, ütü masasına yer bulunmuyor.. Özetle müthiş bir kavga halindeyiz bu üçüyle 🙂

Yen evlerde görüp en çok hoşuma giden ayrıntı da bu fazlalıkları depolayıcı, dolap kapaklı fakat asla dolap olduğunu anlayamayacağınız kadar güzel dizayn edilmiş alanlar. Kapıları açtığınızda resmen içeride bir dünya var! Abartmıyorum 🙂 Böyle evleri çok kullanışlı buluyorum..

Fakat eğer evinizde böyle bir alan, yada boş bir oda yoksa ne gelir elden. İşte o vakit de imdadımıza bu dahiyane çözümler koşuyor.

Ütü masamı tez vakitte duvara asacak bir aparat arayışına gireceğim. Açılıp kapanabilen çamaşırlık fikrini ayrıca çok sevdim, onu da bir düşüneyim..

 

Neyse ki mandallar rahatsız etmiyor, onların bir sepeti var. Ama bu da harika bir saklama çözümü değil mi 🙂

Eylül 19, 2017 | 1 Comment
Lazzoni I Mağazada bir gün

Lazzoni I Mağazada bir gün

Geçtiğimiz gün Lazzoni Kentpark mağazasını ziyaret ettim. Mağazadan güncel mobilyaları bu yazımda inceleyebilir, aklınıza takılan sorulara umuyorum ki yanıtlar alabilirsiniz.

Uzun süredir beni takip edenler, evlendiğim süreçte, bundan 7 yıl kadar önce, Lazzoni’den evime mobilya seçimime de şahit olmuşlardır. O günden bu yana beni hiç yanıltmayan, pişmanlık yaşatmayan, kalitesine hep güvendiğim bir mağaza olması bir yana, hiç değiştirmediği yalın tarzına, sade ve şık duruşuna hayranım.

Mobilya seçimi gibi karar vermesi zor, fakat keyifli bir süreci Lazzoni deneyimi ile taçlandırmak isteyenleri yazının devamında dolu dolu bilgiler bekler, hazırsanız başlayalım 🙂

 

Lazzoni bilinirliği kuvvetli bir isim fakat, asıl bilinmesi gerekli yönleri butik özelliği. Satın alma sürecinde, hiçbir şekilde ”Bu takımı bozamayız” gibi bir cümleyle karşılaşmıyorsunuz. Çünkü hiç birşey takım değil. Gördüğünüz her bir parçayı satın alabiliyorsunuz. Ki bu benim en sevdiğim yanı.

Mağazada beğendiğiniz her kumaşı her ürüne uygulatabiliyor, Lazzoniye özel dokunan, 240a yakın kumaş seçeneğinden dilediğinizi seçebiliyorsunuz.

Ve mühim bir bilgi daha.. Mobilya sektöründe musteri memnuniyet ortalamasi %50’nin altındayken, Lazzoni’de müşteri memnuniyeti %86.

Her kesime, her bütçeye uygun ürünü mağazada bulabilmek mümkün. Halı, perde, iç yatak, aksesuar gibi her ürünü mağazalarından temin edebiliyorsunuz. Dilerseniz eve gelinerek ücretsiz tasarım yapılabiliyor. Mobilya alışverişlerinde verilere göre memnuniyetsizlik oranı %90. Fakat Lazzoni verdiği tasarim hizmeti ile butun gelecek sorunlari engelleyen bir sureci yönetiyor.

Bir koltuğu, bir dolabı veyahut bir masayı size en uygun ölçüde sipariş edebiliyorsunuz. Bu konuda da müşterilerine oldukça kolaylık sağlayan bir marka olduğunu söyleyebiliriz.

Kullanılan malzemeler doğa dostu ve organik. Ürünlerde hava ile temasında kanserojen madde üretmediğini belgeleyen ‘‘Think Green” sertifikası bulunuyor.

Tüm ürünler 7 kat boyanıyor (El değmeden, robotlarla)


Sonsuz dolap sistemi ile satın alacağınız bir gardrobun iç tasarımı tamamen size ait olabiliyor dilerseniz. Burada çalışan herkes proje yöneticisi. Birlikte çiziliyor, birlikte karar veriliyor.

 

Ve satış sonrası destek..

Sürekli hizmet garantisi var Lazzoni’de. Taşınma gibi bir durum olursa şayet, evinize gelip söküm, gittiğiniz evde montajı yapılıyor. Herhangi bir aksaklıktaysa daima yanınızdalar.

 

 

Dresuarımı instagramdan takip edenler daha evvel gördüler. Şu ara en sevdiğim eşyam haline geldi 🙂

 

Eylül 13, 2017 | 2 Comments
İpek yastıklarımız ve BS Creation

İpek yastıklarımız ve BS Creation

Yastık; mekana farkındalık katan, bütünü tamamlayan dekoratif ögelerden bir tanesi. Bilinen bir gerçek var ki; her ürüne olduğu kadar, bir yastığa sahip olmak günümüz şartlarında oldukça çok kolay. Renk renk, desen desen, sezona uygun yastıklar hemen her yerde beğenimize sunuluyorlar.

Fakat ne yazık ki; görür görmez alma isteği uyandıran o yastıklar, spot ışıkları altında durduğu gibi, hayal ettiğimiz gibi, evlerimizde durmuyorlar. Spotlar, kumaşın kalitesini, boyutu, dikişi olabildiğince güzel kamufle ediyor ve bizler de kusursuz gözüken ürünleri satın alıyoruz. Bana göre BS Creation benzerlerinden bu noktada ayrılıyor. Size, gördüğünüzden daha güzel daha özenle ulaşıyor, ve kalitesi ödediğiniz her kuruşa değiyor.

 

Deyim yerindeyse tekstilin başkentinden, Bursa Kozahan’dan başlıyor üretim hikayeleri. Ama dilerseniz bir de markanın kurucularından Biray hanım ve Sezai Bey’in kızı Pelin hanımdan dinleyelim süreci;

Markamızın adı “BS creation”; “BS” annem “Biray” ve babam “Sezai”nin baş harflerinden oluşuyor. Annem ve babam 1980 yılında Bursa Koza Han’da tanıştıkları günden bu yana birlikte çalışıyorlar. Firma logomuzu Sezai Bey, Biray Hanım’la tanışınca çiziyor 🙂 “B” ve “S” harflerinin iç içe geçmiş hali.
Aslında BS’nin uzun bir hikayesi var ama kısaca kumaş üzerine çok renkli baskı ile başlayan üretimimiz, kendi bayan bluzu koleksiyonlarımızın ihracatı ile devam ediyor. 2000 senesine geldiğimizde ise kişiye ve mekana özel tekstil ürünlerinin tasarımı ve üretimi olarak şekil değiştiriyor. Malzeme bu noktaya kadar hep “kumaş” ve tutkumuz ise hep “tasarlamak ve üretmek”.
BS’nin ikinci kuşağı; yani ablam (Selin) ve ben (Pelin) üniversite okumak üzere İstanbul’a geldiğimizde BS de Bursa’dan İstanbul’a sıçrıyor. Bizler de mezun olup, çeşitli yerlerde bir süre çalıştıktan sonra BS bünyesinde çalışmaya başlıyoruz ve İstanbul ile birlikte, kumaş ile başlayan bu hikayenin kapsamı genişliyor…

 

 

Şuanda anahtar teslim olarak iç mimari ve dekorasyon hizmeti veriyoruz; mekanın tüm iç mimari tasarımı ve uygulamasını yapabiliyoruz. Bu aşamadan sonra ise mekanda yer alacak tüm sabit ve hareketli mobilyaların tasarımı ve üretimini gerçekleştiriyoruz. Aslında bir iç mimari firmasından bu noktadan sonra ayrılıyoruz çünkü tekstil üretimi kökenli bir firma olduğumuz için mekana uygun tüm tekstil ürünlerinin tasarlanması ve üretilmesini de kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz; yatak örtüleri, yastıklar, havlular, nevresim takımları ile mekan tamamıyla giyinmiş oluyor. Dekoratif objelerin seçimi konusunda da müşterimize destek veriyoruz. Bu bahsettiğim “BS creation, Creative Solutions” yanımız.
“BS Home” ise kumaş ile olan tasarlama ve üretme sevdamızın, online alışveriş ve kişiye özel sipariş olarak devam eden kısmı.
bs-home.com.tr“de satılan tüm ürünlerin üzerinde zaman harcıyoruz, farklı türde kumaşları, farklı dikim teknikleri ile bir araya getirerek, tasarım yönü kuvvetli, kaliteli, uzun ömürlü ürünler üretmeye çalışıyoruz. Şuanda sitede ağırlıklı olarak yastık bulunuyor. Zamanla havlu, nevresim takımı, pike takımları vb. ürünler de ekleyeceğiz. Fakat bu sitede özellikle başarmak istediğimiz çok geniş ve farklı bir yastık koleksiyonu sunmak. Tamamen yerli olan bu tasarım ve üretimlerimizi ülkemizi de tanıtacak şekilde dünyanın her yerine ulaştırmak. ”

 

BS Creation ürünlerini instagramda da takip edebilirsiniz 🙂

https://www.instagram.com/bs.creation/

Ağustos 24, 2017 | 0 Comments
Daha huzurlu bir yatak odası atmosferi mümkün

Daha huzurlu bir yatak odası atmosferi mümkün

Günümüzün üçte birini geçirdiğimiz bir odanın dekorasyonuna aslında gerekenden daha çok önem vermemiz gerekiyor. Öyle ki yatak odalarımızın dekorasyonu; ruh halimizi ve bedensel hareketlerimizi doğrudan etkiliyor.

Tıklım tıklım dolu, kalabalık, üst üste ve göz yorucu desenler ve renklerle dekore edilmiş bir yatak odasında kimse zamanını geçirmek istemez. Güne pozitif bir enerji ile başlamanın formüllerinden biri de, ferah ve içimizi açan bir yatak odasında gözlerimizi güne açmaktır. Bu yüzden yatak odalarında yerleşimden, mobilya seçimine, kullanılan renklerden dekorasyon stiline kadar dikkat edilmesi gereken oldukça fazla sayıda unsur var.

Nelermiş birlikte göz atalım mı 🙂

 

 

Eğer size mutluluk veren dekorasyon stili, minimalist ise; ihtiyacınız kadar eşyaya sahip olduğunuz bir atmosfer size yetecektir. Fotoğraftaki her detay azla mutlu olmayı seçenleri sevindirecek sadelikte.

 

 

Egzotik desenler beyazla kombinlendiğinde ortaya oldukça modern bir görüntü çıkar. Eğer eklektik stilden hoşlanıyorsanız bu yatak odası atmosferi size mutluluk verecektir. Komodin yerine daha hafif, gündelik sehpalar tercih edebilirsiniz.

Romantik çiçeklere hayır demek oldukça zor. Yatak odanızda ferah/ açık renk tonları ve çiçek desenlerini kullanmak size daha huzurlu bir yatak odası vaad eder.

Ağustos 11, 2017 | 1 Comment

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Kategoriler

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )