Sadeleşme yolunda minik adımlar/ Gardrobunu sadeleştir

Sadeleşme yolunda minik adımlar/ Gardrobunu sadeleştir

Okuduğum kitapların hayatım üzerinde büyük bir yaptırım gücü olduğunu fark ettim. Son okuduğum kitaptan bahsetmiştim size geçtiğimiz günlerde:  basit ve mutlu yaşam. Beni bu konuda cesaretlendiren o oldu.. Aslına bakarsanız ben kendimi sade yaşayan, sadeliği benimsemiş biri olarak bilirdim/ addederdim.  İnanır mısınız; o kadar da değilmişim.

Gerçekten sade bir hayat istiyorsak; biraz daha cesaretli olmak, evdeki bir çok şey ile vedalaşmak gerektiğini sonradan öğrendim.

Geçenlerde gardrobumun başına geçtim ve bir süre sadece seyrettim kıyafetlerimi. Hiçbirine dokunmadan, askısından çıkarmadan.. Öyle benim değillermiş gibi, uzaktan. Sorsanız iki üç parça eşyam vardır derim. Fakat, nelerim vardı benim böyle?

*Tam dört yıl önce, hamile iken alıp giydiğim sonra yeniden hamile olduğumda giyerim diye beklettiğim şifon büyük beden üstlerim,

*Sabahları kıyafet seçerken, nedense bir türlü sıranın onlara gelmediği bluzlerim,

*Yine moda olur diye bi ümit beklediklerim,

*Zayıflayınca giyerim diye benim beklettiklerim,

*Hiç kullanmadığım, hangi kıyafetimde kullanırım diye düşünmeden satın aldığım kemerlerim..

Dönüp dolaşıp, yıkanıp kuruyup aynılarını giydiğim pijamaların yanında sanki pijama partisi verecekmiş gibi biriktirdiğim alt üstlerim,

Aman Yarabbim!

Azaldıkça çoğalır insan diye bir söz vardır, hep kulağıma takılır. İşte bu sözün doğruluğunu o gün kendi kendime kanıtladım ben. Çünkü bunları ayırdıkça gerçekten kullandığım eşyalarla burun buruna geldim, ve hakikaten benim giyecek ne çok şeyim varmış dedim. İnsan azaldıkça, çoğalıyor ne doğru. Çok ironik ama böyle.

Sıra ayakkabılara geldiğinde neredeyse ”imdaaat” diye bağıracaktım.

Önce hepsini kutu kutu üst üste kule yaptım.  Ve hayatında sadece bir düğün görmüş abiye ayakkabılarımla, 6 cm’den yukarı yüksek topuklularla, çok şık fakat çok ölümcül olarak nitelendirdiğim stilettolarımla bir bir vedalaştım. Ve yine geriye yalnızca özel günler için en çok tercih ettiğim iki çift ayakkabılarımla gündelik ayakkabılarım kaldı. Bir gün işime yarar diye beklettiğim, ama işime yaradığı bir günü görmediğim her şey ama her şeye veda ettim kısaca.. 

Geçenlerde, ayakkabılarımı paylaştığım bir yakınımdan telefon geldi. Hepsini dağıtmış. İçlerinden birini genç bir kız mezuniyetinde giyecekmiş, bir başkası da kına gecesinde! Duydum, havalara uçtum.

”Kafanızın içinin nasıl olmasını istiyorsanız evinizi de o şekilde düzenleyin”  diyor klinik psikolog Deniz Bolsoy kitabında. Zihnimle evim örtüşsün, ben daha ne isterim..

Sıra zihnimi sadeleştirmeye geldi, o da bir sonraki yazının konusu olsun 🙂

Görsel alıntıdır 🙂

Mayıs 17, 2017 | 5 Comments
Dekorasyonda beyazın modası geçmez

Dekorasyonda beyazın modası geçmez

Saflığın, asaletin, temizliğin rengi beyaz

Modası hiçbir zaman geçmeyen, zamansız, dinlendirici, rahatlatıcı huzurlu bir yaşam alanı hayal ediyorsanız beyaz renk mutlaka sizin için de en ideali olacak.

Minimalist çizgilerde tasarlanan modern evler de çoğu zaman dekorasyon beyazın ağırlığında oluşturuluyor… Mekanları daha ferah ve büyük gösteren beyaz, koltuktan mobilyaya kadar her aşamada kullanılıyor.

Evlerimizde kullandığım renklerin, ruh halimiz üzerinde oldukça büyük bir etkisi var. Terapist Deniz Bolsoy diyor ki; ” Zihninizin nasıl olmasını istiyorsanız, evinizi de aynı şekilde düzenleyin. Sade ve sıcak en ideali”

Eğer istediğiniz etki zariflik, naiflik ve sadelikse beyaz renk tam size göre..

 

Beyaz aslında en korkulan renklerden biri. Fakat çabuk leke tutuyor oluşu bu rengin zannediyorum tek dezavantajı. Bulunulan mekana ferahlık katması, olduğundan büyük gözükmesine katkı sağlaması, dinlendiren ve çabucak sıkmayan bir renk olması avantajlardan sadece birkaçı. Bunlar göz önünde alındığında aslında tercih etmeniz için daha çok sebebiniz var.

 

Dekorasyon tarzınız her ne olursa olsun, ister spor, ister country romantic, ister iskandinav, ister avangard her tarza uygun olan tek renk beyaz. Nötr ve uyumlu bir renk olduğu için de farklı renklerle çok çabuk kombinlenebiliyor.

 

Beyaz dekorasyon denildiğinde aklınıza içinde başka hiçbir renk unsuru barındırmayan bembeyaz bir oda gelmesin. Bu elbette oldukça sıkıcı olur ve gözü yorar. Beyazın bir diğer avantajı da mükemmel bir fon oluşturması ve böylece diğer renklerin etkisini de arttırmasıdır. Özellikle modern bir beyaz dekorasyon yaratmak istiyorsanız canlı renk dokunuşlarıyla bir araya gelen beyaz sizin için eşsiz bir tercih olacaktır.

 

Mayıs 15, 2017 | 1 Comment
Ev Dekorasyonunda renkler ve anlamları

Ev Dekorasyonunda renkler ve anlamları

Renkler fiziksel, ruhsal zihinsel ve duygusal dünyamızı etkileyecek kadar güçlüdür. İçinde yaşadığımız mekanlarda kullandığımız renklerin her biri bedenimizde farklı titreşimler ve enerjiler ortaya çıkarıyor. Yaşam alanlarında farklı renkleri kullanmaya cesaret edemeyip nötr bir renk paletinin güvenli sakinliğine sığınanlardansanız, duvarları harekete geçirecek renklere göz atabilirsiniz.

Bu sayede mekanınıza canlılık ve hareket kazandırabilirsiniz.

Renk, sakinleştirebilir, büyüleyebilir veya heyecanlandırabilir. Kullanıldığı mekana göre serinletici, konsantrasyonu arttırıcı, dinlendirici, uyarıcı yada ilgi çekici etkilere sahiptirler. Bu sebeple dekorasyonda renklerin gücüne dikkat edilmeli.

Her renk kendine özgü bir dalga boyuna sahip. Mavi dinginliği, sevgiyi ve sezgileri uyandırırken, yeşil renkle mekanda huzuru, güveni ve istikrarı sağlayabilirsiniz.

Dekorasyonda turuncu renk sağlamlığı ve dayanıklılığı temsile eder,

Sarı renk, ışığın, sevincin, üretim ve verimliliğin rengidir. İnsana sevinç ve coşku verir. İlham vericidir. Bilgiyi ve bilgeliği ifade eder.

MOR : Zenginlik, asalet, lüks ve ihtişamı çağrıştıran bir renktir. Hayal gücünü arttırarak şevk ve ilham verir. Konsantrasyonu arttırır.

Turkuaz rengi mutluluk ve dengeyi temsil eder.Kullanıldığı alanı olduğundan daha büyük gösterir.Banyo , yatak odaları ve de çalışma odalarının renklendirilmesinde kullanılabilir.

Pembe rengi duygu ve saflığı temsil eder.Ağzıları azaltıcı etkisi olduğuda söylenen pembenin tüm yaşam alanlarında kullanılması mümkün.

Siyah rengi  gücü ve zerafeti temsil eder.Ana renk değil destekleyici renk olarak kullanılmalıdır.

 

Mayıs 08, 2017 | 0 Comments
Saloni Mobilya

Saloni Mobilya

Yaklaşan düğün sezonu ile birlikte mobilya alışverişi sizin de gündeminizde en ön sıralarda ise, hem modern hem fonksiyonel bir mobilya arayışındaysanız fakat nereden başlayacağınız konusunda kararsızlık yaşıyorsanız; bu yazımda size hem tasarımı, hem hem de kalitesi ile yüzünüzü güldürebilecek bir markadan; Saloni Mobilya‘dan bahsetmek istiyorum.

Evimiz için satın alacağımız bir mobilyanın, tam hayal ettiğimiz gibi olması, fakat bunun yanında da sağlam ve dayanıklı olması, işlevsel ve kullanışlı olması, ölçüsel olarak kullanacağımız odaya uyum sağlaması, kumaş kalitesi, rengi gibi bir çok unsur var dikkat edilmesi gereken. Aradığınız tüm bu kriterleri size verebilecek, dahası satış sonrası desteği ile dilediğiniz her zaman size akılcı çözümler sunabilecek bir marka Saloni Mobilya.

Dar mekanlara akılcı çözümler sunan tasarımları ile, mevcut odanız kaç metrekare olursa olsun, sizin için uygun olan bir seçenek mutlaka var. Ayrıca biz hanımların koltuk alırken özellikle üzerinde durduğumuz konular; kumaş kalitesi, dikiş işçiliğinin yüksek olması, kılıfların silinebilir/yıkanabilir/çıkarılabilir olması gibi bir çok kolaylık da Saloni Mobilyanın koltuk takımlarında mevcut.

Ayrıca yalnız mobilya ürünleri ile değil, aksesuar zenginliği de göze çarpıyor. Aydınlatmadan gazeteliğe, kitaplıktan kırlentlere kadar geniş bir skalada birbirinden zevkli tamamlayıcı ürünler de bulunuyor koleksiyonlarında.

Tercihiniz sade ama gösterişli, kullanışlı, şık ve modern mobilyalar ise, Saloni Mobilya’nın ürünlerine mutlaka göz atmanızda fayda var.

Web sitesi: Saloni Mobilya

Facebook: Saloni Mobilya

İnstagram: Saloni Mobilya

 

Nisan 26, 2017 | 1 Comment
Ev Turu/ Zehra'nın Evi

Ev Turu/ Zehra’nın Evi

Selam

Zeynep ‘in bloğunu ilk okuduğum zamanı hatırlıyorum. Bu kadın kim? Nerede yaşıyor? Ne kadar da zevkli ve başarılı diye düşünmüştüm. O ilk yazmaya başladığı zamanlar şu an olduğu kadar fazla dekorasyon bloğu ve yazarı  yoktu. Ki zaten sıyrılıp bu günlere kadar geldi umarım daha uzuuuun yıllar bizlerle paylaşmaya devam eder zengin içeriklerini. Bloglar altın çağlarını geride bıraksalar da Zeynep’in istikrarlı duruşu benim düşüncelerimin ne kadar doğru olduğunun bir kanıtı sanırım.  Bugün  beni bloğunda konuk etmek istediğini söylediğinde bir zaman merakla okuduğum bu bloğa konuk olacağım asla aklımın kenarından geçmezdi elbette. Kısacası bugün bu köşeye konuk olmak bu blogda minik de olsa bir parça olmak, üstelik Zeynep kadar usta bir dekorasyon bloggerı tarafından beğenilmek benim için büyük ayrıcalık. Haliyle zeynep’e çok çok ama çok teşekkürler…  bu arada Ben Zehra , instagram dünyasında Venüs @anaestheticconcern  olarak evime ait kendi çektiğim  fotoğrafları paylaşıyorum.

 

Ben kurulan hayallerinin bir gün mutlaka gerçekleşeceğine inanalardanım. Ve birazdan gezeceğin ev yıllar önce hayali kurulmuş bir ev. Aslında bu evi döşemek için yıllar beklemeye ne gerek vardı diyebilirsin ama koşullar ve şartlar bugüne getirdi işte.

 

İkeanın ülkemize ilk geldiği yıllar başlamıştı bu hayallerim evde zaman geçirmeyi dışarıda gezmeye tercih edenlerden olmamın da etkisi büyük  eve olan merakımın aslında

Geleneksel Türk tipi evlerden birinde annemin dizinin dibinde yaşadığım zamanlarda  ikea kataloglarını alıp teker teker parçaları kesip kombinlediğim az olmamıştır. Ama kesinlikle kendimi bu anlamda geliştirdiğimi söyleyebilirim.( Haa annem mi o benden önce bir ikea evi döşedi zaten ☺ )  Zaman içinde minimalizme olan tutkum da (ki bu konuda çok ciddiyim dibine kadar minimalist bir yaşamım var diyebilirim) işin içine girince ortaya şu an nihayet (tam olmasa bile) hayalini kurduğum o evlerden birinde yaşadığımı söyleyebilirm. Şükür ☺

Bu dolapları tv ünitesi koltuğun arkasına da kitaplıktı ilk planım fakat  kalabalık açık kitaplıklar biraz kalabalık bir görüntü sunuyor Şu an bu dolapların içi tıka basa kitap dolu. Hem tozlanmamış oldu hem de ekstra kitaplık almadan daha az eşya kullanmış oldum. Dediğim gibi temel sadelik üzerine kurulmuştu zihnimde ne kadar az o kadar şık benim için.

Canım biraz sıkılmaya görsün hemen dolapları bölüştürüp sağa sola ikili üçlü kullanıyorum. Hatta tekli olan bir ara koltuğun yanında sehpa vazifesi bile gördü.

Evimi hep bembeyaz duvarlar içinde olmasını hayal ederdim ama tiramisu diye adlandırılan bu renkte .  aslında ton olarak çok beğeniyorum zira beyaz mobilyalarıma yakışan bir fon gibi görüyorum. Salonumdaki beyaz dolaplar ikea besta serisinin parçaları dilediğiniz renk şekil ve boyutta değişik parçaları var seçim yapmak çok zor aslında ben beş dolabı yan yana  kullanacağımı söylediğim zaman ikeadaki görevlinin yüzüme garip bakışını hatırlıyorum bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri bu aslında ikeayı bu yönden de çok seviyorum herhangi bir kalıp içinde kalmıyorsun istediğin parçayı istediğin şekilde kombinleme şansın var. Odanın şekline büyüklüğüne vs göre değişen.

Peki ben neden böyle yaptım? Birincisi sade olması için gerçekten çaba sarfettim bi şekiller renkler vs gerçekten yoruyor beni evde huzur ve sakinlik önemli benim için

 

Koltuk alırken model ve özellikle kılıfların çıkarılıp yıkanabilmesi eşsiz bir özellik benim için. Arada antrasit olanla değişiyorum gri koltuk yüzünü. Ama gönlüm hep ikeanın  issunda gri olarak adlandırdığı bu renkten  yana bu model koltuğu uzun zaman favori listemdeydi fakat yataklı olanı, maalesef ben alırken o artık kaldırılmıştı sanırım bunlar da zamanla kalkacak ama yine de hala favorim. kullanışı oldukça konforlu benim için. Üçlü koltuğun iki minderli olması da ayrıca sevdiğim bir durum . canım sıkıldıkça ruh halim değiştikçe kılıfı ve minderleri değiştirmek en büyük keyfim ☺ hem ortam yenilenmiş oluyor hem de değişiklik bana iyi geliyor.

 

Aksesuar benim için olmazsa olmaz ama her telden her renkten olmamalı bana kalırsa zira bütünlüğü bozduğunu düşünüyorum . çok fazla olmasını da kalabalık bulduğum için istemiyorum az ama öz.  Sadelik benim için zarafetin soyadı gibi.

Sanırım kişinin ruh hali hayatındaki her şeye yansıdığı gibi evine de yansıyor kalabalığı gürültüyü seven evlerde bolca eşya sakinlik ve huzur arayanlarda azıcık eşya ☺

Aksesuar seçimimi  genelde bakır renklerden yana kullandım  çünkü bu sadeliğe mutlaka bir renk katmam gerekiyordu bakır sıcak bir renk ama materyal özelliğinden dolayı deyim yerindeyse cool bir duruşu olduğunu düşünüyorum.  Ama bu aralar bambaşka renklere geçmem an meselesi ☺

 

Aksesuarlarla evin bir çırpıda değiştiğini düşünüyorum.  Evdeki tüm tablolar bana ait☺ yani ben çiziyorum , ruh halim veya o dönem içine girmeye çalıştığım duygulara yön verdiğini ve desteklediğini düşünüyorum.

 

Yatak odasını kısaca tanıtmak istiyorum ☺  çok sık aldığım bir soru yatağın rahat olup olmadığı, açınca neredeyse 3 Kişinin bile rahatlıkla uyuyabileceği bir ölçüde ve son derece konforlu benim için. Devasa deiyebileceğim çekmecelerin içinde küçük bir dünya barınıyor dersem yeridir herhalde. Görüntüsüne de bayılıyorum ayrıca … Kapatınca çok şık bir divan haline de geliyor…

 

Elif ve vav mesela bana o kadar iyi geldi ki … her baktığımda kendime hatırlattım : elifi gibi dimdik kimseye boyun eğmeden , vav gibi mütevazi ,kendini bilip kimseyi incitmeden…

 

Bu da minik kuşumun yatağı (her ne kadar içinde uyumasa da ve bu aralar salona uzanma koltuğu yapma düşünceleri beynimin içinde yeşerse de  )  ☺  duvardaki tablo da onun ilk elbisesi ☺

 

 

 

Birgün yolun düşerse çaya beklerim. Haaa…

Haa bu arada tv nerede diye  soruyorsan, bu evde tv yok ama bolca kitap ve müzik bulabilirsin.

Minimalist yaşamı benimsediğimi söylemişmiydim  😉

Nisan 26, 2017 | 3 Comments
Son dakika gelen misafire ev nasıl hazırlanır?

Son dakika gelen misafire ev nasıl hazırlanır?

Geliş tarihi ve saati belli olan misafirler için hazırlık yapmak kolaydır. Her şey bir plan dahilinde ilerleyebilir. Fakat ya son dakika geleceğini haber veren misafirler 🙂

Evinizi çok kısa bir süre içinde misafirinize hazırlamanız gerekiyorsa önce panik yapmayın, ve elinize bir kaç paket ıslak mendil alın. Daha sonra öncelikli salon olmak üzere, sehpa, konsol, televizyon ünitesi gibi direk göz önünde olan alanların tozunu bir çırpıda alın. Masa örtünüz değişmesi gerekiyorsa kaldırın ve temizi ile değiştirin. Bu bile salonu yeterli ölçüde temiz göstermeye yetecektir. Ütülü temiz bir masa örtüsü zaten tam da bu anlama gelmez mi 🙂 Aynı şeyi mutfak havluları ve örtüleri için de düşünebilirsiniz.

 

Evdeki camları açarak havalandırmayı sağlayın. ”Bu evde her gün temizlik yapılıyor, bir gün dahi aksatılmıyor” rüzgarları essin, izin verin :))

Elinize geçirdiğiniz büyükçe bir sepet yardımıyla ortalıkta olan tüm gereksiz eşyaları, hırka, kitap, çorap, oyuncak vs. bu sepete toplayın ve daha sonra ayırmak üzere gözükmeyecek bulunmayacak, dolap kapağı açılınca üstünüze düşmeyecek bir yerlere kaldırın 🙂

 

Salondan ayrılmadan önce etrafa göz gezdirin, yastıklarınızı kabartın ve hemen banyoya geçin. Kirli havluları temizlerle değiştirin. Banyo aynanızı, musluklarınızı hızlıca temizleyin. Ve ortalıkta duran eşyaları yerine kaldırın. Su ve kireç lekeleri gittiyse, temizlik bitti demektir 🙂

Sırada mutfak var. Misafirinizi ağırlamak üzere çayınızı/kahvenizi bardak tabaklarınızı masaya alın.

Ve artık hazırsınız!

Nisan 18, 2017 | 1 Comment

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Kategoriler

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )