5 Adımda baharlık dolap temizliği

5 Adımda baharlık dolap temizliği

Bahar mevsimine girdik bile! Artık yavaş yavaş kışlık giysileri, atkıları montları bereleri kaldırmanın, ince trikoları, hırkaları, gömlekleri, baharlık ve yazlıkları çıkarmanın vakti geldi. Gözümüzde bir dağ gibi büyüyen bu işi pratik bir şekilde ve  yorulmadan halledebilmek için işte size birkaç ipucu:

  • İşe öncelikle dolabınızda kullanmadığınız eşyaları ayırmakla başlayın. Giymediğiniz ama atmaya da kıyamadığınız,  modası geçmiş kıyafetlerinizi hurçlara kaldırmadan önce bir kenara ayırın.

*Baharlık ve yazlık  kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmeden birkaç gün önce çıkarıp havalandırın, yıkanması gerekenleri yıkayın, ütüleyin ve asmak için hazırlayın. Bu sayede yerleşim sırasında işiniz daha çok kolaylaşmış olacak.

*Kışlıklarınızı çıkardıktan sonra, muntazam bir biçimde katlayarak vakumlu poşetlere yada hurçlara yerleştirin. Tekrar çıkardığınızda ütü derdinden kurtulmak için bu adımı aman ihmal etmeyin! Dilerseniz aralarına minik sabunlar yada lavanta keseleri de yerleştirebilirsiniz.

*Dolabınız boşaldıktan sonra içini askılarını ve raflarını güzelce silin ve kurulayın. Mümkünse odanızın camını açarak birkaç saat bekleyin, ve hava almasını sağlayın.

*Artık baharlıklarınızı dolabınıza rahatlıkla yerleştirebilirsiniz!

 

 

Mart 22, 2017 | 0 Comments
Ofisiniz evinizde mi?

Ofisiniz evinizde mi?

Günümüz yaşam biçimi son yıllarda ofisi eve taşıma fikrini gerçeğe dönüştürdü.

Trafikte ve insan kalabalığının içinde zaman kaybetmek istemeyen yada kendi işini yapan birçok kişinin tercih ettiği yeni nesil çalışma düzeni ise evin uygun olan bir köşesini yada odasını ofise dönüştürüyor. Evde olmanın rahatlığını bir köşeye bırakıp ilk önce çalıştığınız mekanı nasıl organize etmeniz gerektiğini planlamaya ne dersiniz?

Evden çalışmanın en büyük avantajı çalışma programınızı istediğiniz gibi düzenleme esnekliğine sahip olmanızdır. Verimli bir çalışma ortamı sağlamanız içinse temiz ve düzenli olmanız şarttır. Başarılı bir iş hayatı ve evde verimli bir çalışma ortamı sağlamak istiyorsanız aşağıdaki ipuçlarını takip etmelisiniz.

. Öncelikle ihtiyaçlarınızı belirlemelisiniz. Eğer telefon, bilgisayar, yazıcı gibi elektronik cihazlar kullanacaksanız masa düzeninizi ona göre yapmalısınız.

. Eğer masanızın çekmeceleri kırtasiye malzemelerinizi ortadan kaldırmanız için yeterli değilse çekmeceli fonksiyonel bir kitaplı yada raf yardımı alabilirsiniz.

. Yaratıcı olmak çok daha keyifli bir çalışma ortamı yaratmanız konusunda size yardımcı olur.

. Etkin bir çalışma ortamı için dosyalama yapmanız önemlidir. Bunun için elinizin altında çok sayıda dosyanızın olmasının bir sakıncası yok.

Unutmamanız gereken notlar için bir pano da işinize yarayacaktır.

Mart 21, 2017 | 0 Comments
Balkonunuzda yetiştirebileceğiniz 5 çiçek türü

Balkonunuzda yetiştirebileceğiniz 5 çiçek türü

Artık bahçe balkonla daha çok ilgilenmek, çiçeklemek gerek. Peki balkonunuzda yada terasınızda hangi çiçek türlerini yetiştirebilirsiniz? İşte size birkaç güzel kokulu seçenek:

Menekşe:

Aydınlık ve nemli ortamları seven menekşeler yaklaşık 300-400 kadar türe sahiptir. En bilinen rengi, kendi isminden de anlaşıldığı üzere menekşe renginde olanıdır. Mavi, beyaz, sarı gibi renkleri de mevcuttur. Bahar yaz döneminde çiçeklenirler.

Petunya:

Geç ilkbahar döneminde çiçeklenmeye başlayan petunya, tüm yaz boyunca çiçeklerini sergilemeye devam eder. Trompet şeklindeki çiçekleri güneşin altında en güzel formunu alır. Yaprak bitine karşı korumaya almanız, ve su verirken yapraklarını korumanız önerilir.

 

Mine çiçeği:

Büyük çiçekleriyle çiçek tarhlarının göz alıcı bitkilerinden biridir. Büyük bir sepete yada saksıya yerleştirin, ve balkonunuzda yaz boyunca bulunduğu yerin havasını nasıl değiştirdiğini izleyin!

Ortanca:

Gölge alanların vazgeçilmez bitkisidir. Yarı gölgede de yetiştirebilirsiniz. Bu sayede büyük çiçeklere sahip olurlar. Güneşli alanlarda yapraklanma fazlalaşır. Topraktaki alüminiyum fazlaysa mavi renkte, değilse pembe sarı renkte olurlar.

Kalanşo:

Parlak kırmızı, sarı, pembe, turuncu çiçekler açan kalanşolar sukulent familyasından oldukları için fazla su istemiyorlar. Az ışık alırlarsa kararmaya başlarlar, ancak direk gün ışığına maruz kalmaması lazım. Çok rüzgarlı ortamlardan uzak tutmak da gerekiyor.

Mart 20, 2017 | 0 Comments
Yakından tanıyalım: 2 Stories

Yakından tanıyalım: 2 Stories

Bebek/ çocuk ve genç odalarındaki zevkli tasarımlarıyla, son dönem beğeniyle takip ettiğim markalardan 2 Stories. Onlara ait ürünler, gerek tarz gerekse kalitesiyle hemen göze çarpıyor bana göre. Peki 2 Stories neler yapar, neyi amaçlar biraz daha yakından tanımak ister misiniz?

 

”Mottomuz olan küçük insanlar için büyük fikirler marka olarak da yola çıkışımızın asıl nedeni.

2 Stories olarak, yetişkin odalarındaki estetik ağırlığı çocuk odalarına da taşıyarak, içinde yaşamaktan keyif aldığımız dekorasyonun bir benzerini miniklerimizin odalarında uyguluyoruz. Özellikle mobilyalarda, bebekler için tamamıyla su bazlı boyalar kullanarak, evlerimizde tercih ettiğimiz klasik mobilya eskitmeleri ve/veya farklı boyama tekniklerinin uygulandığı ürünler tasarlıyoruz. Hedefimiz, ana dekorasyon öğelerini oluşturan mobilyalarımızın uzun yıllar modasını koruyabilmesi. Bu şekilde yalnızca ufak değişikliklerle hem kız hem erkek odalarına adapte edilebilecek olan ürünlerimiz, özellikle malzeme ve işçilik maliyetlerinin epey yüksek olduğu ülkemizde, uzun yıllar da değerlendirilebiliyor. Bu bakış açısıyladır ki, ürünlerimizi, —beşiklerimizin başlıklarını daha sonra yatak başı olarak kullanabilecek, alt değiştirme masalarımızın üzerindeki yükselteyi sökerek şifoniyer olarak evimizin her bir köşesinde değerlendirilebilecek şekilde, hem pratik hem de uzun ömürlü olarak tasarlamaya özen gösteriyoruz.”

 

Mobilyalarımızda, EN71-3 (bazı elementlerin göçü) testlerinden geçirilerek uygunluğu belgelenmiş, çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturmayan akrilik esaslı astar, boya ve vernik uyguluyoruz. Özellikle, küçüklerimizin pek hassas olan sağlığını tehdit etmeyecek, GefStoffV tehlikeli madde nizamnamesindeki maddeleri ile kadmiyum, civa, krom, arsenik, kurşun, antimon ve baryum ağır metallerini içermeyen boyalar kullanmayı esas kılıyoruz. Ana malzemelerde ise, modellere göre değişiklik göstermekle birlikte, meşe masif, endüstriyel ahşap üzeri meşe kaplama gibi doğal malzemeleri kullanmaya özen gösteriyoruz.

 

Halı, perde, tekstil, aydınlatma gibi, bebek ve çocuk odalarını destekleyen yardımcı dekorasyon öğelerinde ise hedefimiz soft pembeler, turkuazlar, griler, maviler ve bazen de soft sarı renkler kullanarak bu alanları yumuşatmak ve sıcaklaştırmak, ancak aynı zamanda da göz yoran renklerden uzak durmak. Böylece, klasik-modern, pastel tonlarda mobilya ve aksesuar tasarımına sahip bir marka olarak, hemen herkesin mutlaka kendi zevkine uygun bir şeyler bulabileceği bir marka olduğumuzu iddia ediyoruz.

 

 

Bebek odaları, genellikle 5 yıl kadar kullanıldıktan sonra çocukluğa geçişteki o ara dönem içerisinde yenilenmekte. Bizim amacımız bu ara geçiş dönemini yalnızca ufak dokunuşlarla geçiştirerek bu süreyi 8-9 yaşa kadar uzatmak. Bu nedenle de çok bebeksi ürünlerden ziyade bebeklerimizin yaşıyla büyüyebilen bir tarzımız var.
8-9 yaş sonrası için ise, çocuklarımızın zevkleri büyük ölçüde değişmeye başladığı için biz de tarzımızı genç odalarında biraz daha modern-loft’a doğru genişletiyoruz. Son dönemlerde özellikle genç kız odalarında çok daha cesur renkleri görmekteyiz. Doğal ahşaplar, açık renk cila tonları ve natürel renklerde önümüze halen çıkmakta olsa da, siyah veya gri gibi renkler de tercih edilmeye başlandı. Biz de buna adapte olarak genç kız odalarımızı ağırlıklı olarak klasik-modern tarzda, tüller, ışıktılı ürünler, dore ve lameler, soft pembeleri siyahlar ve grilerle birlikte kullanıyoruz. Genç erkek odalarında ise daha sert dokular, eskitme meşeler, zımbalı ürünler, metal ürün grupları ön plana çıkmakta.

 

Bütün bunların yanı sıra, müşterilerimizin kişisel zevklerine uygun daha modern projeleri de uygulayarak, gerekirse dekorasyon kısmında da onlara mimari destek sağlayarak mümkün olduğunca kişiselleştirilmiş alanlar yaratmak ve bunu yaparken de küçük insanlar için büyük fikirler yaratma mottomuzdan uzaklaşmama hedefiyle her adımda müşterilerimizin yanında olmaya özen gösteriyoruz.
Mart 17, 2017 | 0 Comments
Koltuğuyla mutlu bir İpekli :)

Koltuğuyla mutlu bir İpekli :)

Evdeki gri hakimiyeti hız kesmeden,  günden güne artarak devam ediyordu. Annesi bu kez de çocuğunun koltuğunu gri renkte tercih ederek salonda adeta grinin elli tonu rüzgarları estiriyordu :)) Fakat en konforlusu da İpeğin koltuğu olmuştu, yapacak bir şey yoktu 🙂

İpek bize 3 buçuk yıllık beraberliğimizde şunu öğretti:

”Siz sevebilirsiniz, alabilirsiniz; ama ben sevmezsem kullanmam”

Bu bilinç ona daha bebekliğinde yerleşti, çünkü daha el kadar bebek ana kucağına yatırıldığında sanki bir yerine birşey batıyor gibi ağlamaya başlar, yatağa, koltuğa yatırıldığında susar mı? Oluyormuş.

Bu uğurda ne mama sandalyeleri, ne araba koltukları, ne ana kucakları, ne beşikler heba oldu sayısını hatırlamıyorum. Bu yüzdendir ki, eve İpek için birşey alınacaksa 40 kere düşünmek az gelir. 100 kere düşünmek gerekir. Hatta artık inanır mısınız, alacaklarımı önce ona gösterip onay alıyorum.

”Sevdin mi kızım” ”Çok güzel değil mi ipek” ”Ayy babası bu benim olsun” kurduğumuz cümlelerden sadece üçü 🙂 Varın gerisini siz hesap edin.

Nereye geliyorum? Bu defa öyle olmadı! İpeğin oda oda peşinden sürüklediği bir koltuğu oldu. Misafirliğe gittiğimiz evlere koltuğunu getirmek istediğini duyuyor, kulaklarıma inanmıyorum. O kadar sevdi ve içselleştirdi ki koltuğunu, ilk gün ona yaptıkları tazmanya canavarına küçük kızın yaptıklarından farksızdı. Resmen attı yuvarladı tuttu tırmandı kahkahalar attı. Bütün enerjisini koltukla attı. Ağzımız açık kaldı onu seyrederken. Fakat bunun geçici bir heves olabileceğini de düşünüyoruz bir yandan.

Ertesi sabah kalktı, çişini yaptı, ve koltuğunu sordu. İlerleme aynen böyle oldu. Yine şaşkınım tabii.

Şimdilerde artık bizim koltuklara pek tenezzül etmiyor.

Ha bu arada bir de sehpaya ihtiyacı var sanırım, otururken hizmet ayağına gelsin istiyor 🙂

Bu arada İpeğin koltuğunu instagramdaki bu hesaptan: comfykidstr sipariş ettik. Ve çok kısa bir süre içinde elimizdeydi.

Oldukça yumuşak ve konforlu (çünkü oturdum 🙂 arkada kolayca çekip istedikleri yere götürebilmeleri için bir de tutma kısmı yapılmış. Ayrıca arkasında dergilerini yada tabletini koyabileceği de bir cep mevcut.

Biz gri tercih ettik odamıza uyumlu olsun diye, ama onlarca çeşit mevcut. Desenli olanları da pek şekerdi! Ayrıca artık pufları ve halıları da varmış.

Sevgiler, çok öpücükler,

Zeynep & İpek

 

Mart 15, 2017 | 1 Comment
Evinize baharı getiren minik dokunuşlar

Evinize baharı getiren minik dokunuşlar

Baharın enerjisini evinize yansıtmak, yenilenmek canlanmak şu sıra hepimizin ortak düşüncesi. Peki nasıl, ve nelere dikkat ederek bahar kokulu bir ev dekore edebiliriz? Gelin birlikte inceleyelim:

  • Öncelikle başlıkta da söylediğimiz gibi köklü bir değişiklikten değil, minik dokunuşlardan bahsediyoruz. Yani mevcut olanı iyileştirmek ve güzelleştirmek öncelikli hedefimiz. Öyleyse işe evdeki fazlalıklardan kurtularak başlayabiliriz. Kışlık yazlık değişiminde yada temizliğe başlamadan hemen önce, artık kullanmak istemeyeceğiniz her şeyi poşetleyin ve evden gönderin.
  • Eve baharı getiren en önemli öğe çiçekler. Canlı bitkiler, kuru dallar hepsi size enerji verecek ve evinizin havasını bir anda değiştirebilecek detaylardan. Bahar kokulu bir ev hayali kuruyorsanız bir demet frezyayı vazoya koyun ve salonunuzun en görünür yerine yerleştirin. Dönüp dönüp bakmak isteyeceksiniz, ve çok mutlu hissedeceksiniz emin olun.
  • Baharın canlılığını tazeliğini ve neşesini evimize taşımaya yardımcı olabilecek bir diğer unsur ise renkli minderler ve koltuk örtüleri. Minder kılıflarınızı değiştirerek ve salonunuza bir anda bahar havası estirebilirsiniz.

Mumların verdiği etkiyi de unutmamak gerekiyor. Aydınlatma ve ışık kaynakları bir eve ruh katan detayların en başında gelenlerden.

Çerçevelerdeki fotoğrafları sizi mutlu eden renkli cıvıl cıvıl fotoğraflarla değiştirerek de bu etkiyi salonunuza taşıyabilirsiniz.

Bahar mevsimi bizi aşağı çeken herşeyden (manevi hissiyatımız da dahil) kurtulmak hafiflemek iyi hissetmek istediğimiz mevsim. Evinizde sizi ağırlaştıran ne var? Halılar mı, yoksa kalın perdeleriniz mi? Dilerseniz bunları kaldırarak da bir hafiflik yaratabilirsiniz.

 

 

Mart 15, 2017 | 0 Comments

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Kategoriler

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )