Uykunuza Keyif Katacak Yatak Odası Mobilyaları

Uykunuza Keyif Katacak Yatak Odası Mobilyaları

Yatak odası, güne başladığınız ve günü sonlandırdığınız bir alan olduğundan oldukça önem taşıyor. Uyumadan evvel son kez yatak odanızdaki mobilyaları görüyor, sabah gözünüzü ilk yatak odasında açıyorsunuz. Dinlenmeye geçiş sürecinize eşlik etmesi kadar güne hazırlandığınız süreçte de büyük rol oynaması, dekorasyonuna ayrı bir özen göstermenizi zorunlu kılıyor. Farklı zevk ve beklentiler göz önüne alınarak tasarlanan İder yatak odası takımları, içinde geçirdiğiniz her saniyeden keyif alacağınız bir odaya kavuşmanıza yardım ediyor. İder Mobilya’ nın sade, zarif ve modern yorumlarının yer aldığı koleksiyon, uzun süre keyifle kullanabileceğiniz mobilyalar seçmenizi sağlıyor.

Dar Alanlar İçin Kullanışlı Modeller

Küçük bir dairede oturmanız şık ve rahat bir yatak odası dekorasyonu için engel değildir. İskandinav stilindeki gibi minimalist detayların hakim olduğu yatak odası takımları, dar alanları daha verimli kullanmanıza yardım ediyor. Beyaz gibi açık ve parlak renk tonları arasından yapacağınız seçimler, yatak odanızın çok daha ferah görünmesine katkıda bulunuyor. Siyah ve beyaz gibi zıt ama uyumlu renklerin kullanıldığı tasarımlar, yarattığı derinlik sayesinde yatak odanızın daha geniş görünmesine katkıda bulunuyor.

Yataktan sonra yatak odasında en fazla yer kaplayan mobilya hiç kuşkusuz gardıroptur. Raylı kapı sistemine sahip gardırop modelleri, kapının açılması için ihtiyaç duyulan ekstra alan sorununu ortadan kaldırıyor. Kapısında ayna detayına yer verilen gardıroplar, odanın daha geniş görünmesine katkıda buluyor. Yatağınızın başında yer vereceğiniz kompakt boyutlardaki komodin ve fazla geniş olmayan bir şifonyer, kıyafetlerinizi düzenlemeniz için gerekli alanı size kazandırıyor.Doğal Dokuların Sunduğu Sıcaklık

İşlem görmemiş ahşap dokusu, kullanıldığı ortamlara kattığı çağdaş dokunuş sebebiyle son yıllarda oldukça popüler. Ahşabın kendine has sıcak dokusu ve yalın güzelliği, huzurla uykuya dalacağınız bir yatak odası sunuyor. Temiz ve keskin geçişlere sahip ahşap yatak odası modelleri, ahşap dokusunun doğal desenleriyle odaya dingin bir atmosfer katıyor.

İder Mobilya, doğal ahşap dokusunun kullanıldığı koleksiyonlarıyla country ve rustik stilin en güzel örneklerini sunuyor. Ahşap yatak odası modelleri, toprak tonlarıyla birlikte kullanıldığında huzurlu ve sıcak bir hava yakalamanızı sağlarken pastel tonlarda mavi ve gri renklerle daha modern bir atmosfer solumanıza izin veriyor. Modası asla geçmeyen ahşap, eskitilmiş görünümlü metal objelerin yanı sıra hasır dokular ve örme battaniye gibi detaylarla sıcak bir görünüm kazanıyor. Daha modern bir görünüm için siyah ve beyazın kullanıldığı modern resimler tercih ediliyor.

Özenle Çalışılan Detaylar

Retro çizgilerin modern yorumları, dekorasyon trendleri listesinde her dönem var olmayı başarıyor. Dantel gibi özenle işlenen yüzeyler, boyalı ahşabın sıcaklığı ve gösterişli yatak başları, trendin öne çıkan detayları arasında. Deri ya da parlak kumaştan kapitone yatak başlıkları, detaylarda gizlenen bir şıklığı sunarken yumuşacık dokusuyla konfor yaratıyor.

Gösterişli ve büyük mobilyaların yer aldığı koleksiyonlar, geniş yatak odaları kadar giyinme odası gibi ekstra bir alana sahip kullanıcılar için ideal. Kıyafet ve aksesuarlar için daha fazla alan sunan mobilyalar, koyu renklerle daha klasik bir görünüme bürünüyor. Krem ve bej renklerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı tekstil ürünleri, gösterişli tasarımların daha sakin bir görünüm yakalamasını sağlıyor.

Yaşamınıza keyfi, konforu ve mutluluğu taşıyacak yatak odası modelleri için İder Mobilya’ nın birbirinden şık tasarımlarına göz atabilirsiniz. Beğendiğiniz yatak odası takımlarını, şık ve kullanışlı yatak odası mobilyaları ile eşleştirebilir, ihtiyaçlarınıza ve zevkinize tam olarak cevap veren bir dekorasyona imza atabilirsiniz. Böylece günlerinizi huzur dolu, sizi tam anlamıyla yansıtan bir ortamda geçirerek yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

Haziran 22, 2019 | 0 Comments
Daha Hafif, Daha Sade bir Tatil Bavulu

Daha Hafif, Daha Sade bir Tatil Bavulu

Tatile hafif bir bavulla ve yalnızca ihtiyacınız olan eşyalarla çıkmak, geri döndüğünüzde çamaşır yıkama asma kurutma işini yorulmadan yoluna koymak, gittiğiniz yerde kıyafetleri bavuldan çıkar- as- ütüle gibi zaman alan ve üstünüze yük olan işlerden ve en mühimi de ”Ne giysem” derdinden kurtulmak istiyorsanız; birkaç konuya dikkat ederek daha hafif bir bavul hazırlamanız mümkün..

Nasıl mı?

İlk kuralımız: Her güne ayrı kombin yapmak yerine, yanınıza birbiri ile kombinleyebileceğiniz parçalar alın. Bir pantolonu üç farklı tişörtle kombinleyerek gereksiz sayıda parçaları taşımaktan kurtulmuş olursunuz. Ayakkabı ve çanta için de aynı şeyler geçerli. Yanınıza alacağınız ayakkabınızın, bavulunuzdaki pantolon, etek ve elbiselerinizle uyumlu olmasına dikkat edin.

İkincisi mutlaka liste yapın. Oturduğunuz yerden telefonunuza yazın yada bir kağıt kalem alıp notlar almaya başlayın. Size tatilde en gerekli olanların listesini önceden yapın ve bavulu hazırlarken bu liste bir kenarda bulunsun. Hatta kombinleyeceğiniz kıyafetleri yazmak dahi işinizi tahmin ettiğinizden de çok kolaylaştıracak.

Yanınıza aldığınız kıyafetinizle uyumlu bir sweatshirt, hırka yada ceketi bavulunuza koyarak yağmurlu-soğuk havalara karşı önleminizi alın. Böylece yine hava değişikliğinde sadece tek bir parça ile gününüzü kurtarmış olursunuz.

Bavula koyacağınız şeyleri gruplayın. Örneğin iç çamaşırları için ayrı bir torba.. Çoraplar için ayrı bir torba gibi.. Bunun için bez torbalar yada buzdolabı poşetleri kullanabilirsiniz..

Kullanacağınız kozmetik ürünlerinin seyahat boylarını edinin yada minik şişelere koyarak yanınıza alın. Hem bavulda az yer tutacak hem de gittiğiniz yerde zamandan tasarruf sağlamış olacaksınız.

Ve en mühimi yanınıza içinde kendinizi en rahat hissettiğiniz kıyafetleri alın 🙂

İyi tatiller ve iyi bayramlar diliyorum herkese!

Mayıs 29, 2019 | 1 Comment
Evime en son neler aldım?

Evime en son neler aldım?

Herkese merhaba,

Sizlere de fikir olsun diye, bu yazımda evime aldıklarımı, memnun kaldıklarımı kısaca anlatacağım.

Yiyeceklerimizi hemen her yere yanımda taşıdığım için, sadece bu amaçla kullanabileceğim bir çantaya ihtiyacım oldu geçen ay. Ve araştırırken karşıma Calimila’da bu çantalar çıktı. İç kısmı termal değil, ama benim gibi yiyecek çantası olarak kullanacaksanız içine rahatlıkla orta boyutta 3 saklama kabını alabiliyor. Sitede birbirinden güzel desende ve büyüklükte çantalar mevcut. Dilerseniz piknik çantaları da var. Bu boyutu benim fazlasıyla işimi gördü, size de tavsiye ediyorum.

Daha önceki yazılarımdan bu seyahat çantasını hatırlayanlar olacaktır. Mumuso alışverişimde de yer vermiştim, fakat bu kez nasıl kullandığımı, memnun kalıp kalmadığımı görün istedim.

Kesinlikle çok kullanışlı.

Bir seyahatimizde kullandım, hem bavulda az yer kaplıyor, hem de içine tüm ihtiyaçlarımı sığdırabiliyorum.

Size de tavsiye ediyorum.

Defter çok kullandığım için, sık aldıklarımdan oluyor. Madame Coco’da oldukça cüzi bir rakama satılan bu defterleri de çok seviyorum. Hemen her dönem bulabiliyorum.

Üstteki fotoğrafta gördüğünüz vazomsu bardağın asıl amacı sulama kabı sanıyorum, ama ben onu vazo olarak kullandım. 4 lira gibi bir rakama aldım, bulursanız siz de alın 🙂 Yine madame coco’da.

Madame Coco’dan bu ay ne çok şey almışım yahu 🙂

Aslında girip hiçbir şey bulamam bazen, bazen de tesadüfen karşıma çıkar.

Bu tabakları da kahvaltıda peynir-zeytin amaçlı almıştım. Mavi beyaz oluşu ayrı güzel değil mi. Tam yaz deseni!

Tek bir kusurları var, bir iki yıkamadan sonra solmaya başladılar..

Göz önünde bulundurun derim..

Mayıs 14, 2019 | 0 Comments
Dolap temizliği / Kışlık yazlık değişimi

Dolap temizliği / Kışlık yazlık değişimi

Havaların ısınmasıyla birlikte, dolapta kışlık/ yazlık değişimi yapmanın da vakti geldi. Hem dolap rahat bir nefes aldığından, hem de giyilen giyilmeyen bu sırada ayrıldığından; seviyorum bu işi..  Ne var ki, kışlık yazlık değişimi öyle bir iki saat içinde biten bir iş değil. Kabul ediyorum ki yorucu ve oyalayıcı.

Kışlıklar temizlenecek, katlanıp hurçlara yerleşecek.

Yazlıklar ayrılacak, kokusu gitsin diye yıkanacak, asılacak, ütülenecek, katlanacak.

Bunun yanında boşalan dolap bir güzel temizlenip, tozundan arındırılacak, havalandırılacak.

Giyilmeyenler ayrılacak… derken çok adım var önünüzde. Yalnız gardrop da değil, birde bunun ayakkabı/ kaban/ mont kısmı var. Ayrıca çocukların dolabı da derken hayli uzun sürebilir. Benim bu konuda size tavsiyem; hepsini aynı günde aradan çıkarmaya çalışmayın.Bugün kendi dolabınız, vakit kalırsa ayakkabılarını, bir sonraki gün çocukların dolabı, bir gün montlarınız gibi..

Nasıl başladım?

Önce, dolabımdaki mevcut kıyafetlerimi, kazaklarımı ve kışlık pantolonlarımı, atkı berelerimi, kalın hırkalarımı (inceler kalıyor), kalın çorapları ve taytları kaldırmakla başladım. Özetle kış mevsiminde kullandığım her şeyi ve kullanmaya devam edebileceğim mevsimlik sayılabilecek eşyalarımı dolaptan ayırdım. Altta gördüğünüz gibi, yatağımın bir köşesine üst üste istifledim ve bıraktım. Burada dolaba tekrar koyacaklarımı ve hurca girecekleri ayırdım.

Sıra geldi dolap temizliğine

Dolap boşalınca, Clin kullanıp dolap kapaklarını ve içini kuru bir bezle sildim. (Dilerseniz bu aşamada deterjanlı bir su da hazırlayabilirsiniz. Ben yakın zaman önce bunu yaptığım için sprey temizleyicilerden yardım aldım.) Sonrasında hoş bir koku vermesi için, alttaki mavi renkli sıvı temizleyici ile ikinci bir kez üstünden geçtim. Bu haliyle dolabın kapakları ve odanın camları açık halde havalanmasını ve kurumasını bekledim.

Dolap kururken ben de yazlık kıyafetlerimi hurçtan çıkarıp yatağa (kullanmaya devam edeceğim kıyafetlerin yanına) aldım.

Kışlıkları ise hurçlara…

Hurçların içine bu kez de dolaptan çıkan kışlıklarımı yerleştirdim ve ortadan kaldırdım.

Geliyoruz işin en eğlenceli kısmına 🙂 Dolap artık kuru ve yerleştirmem için beni bekliyor.

Artık yavaş yavaş baharlık/ yazlık dolabımı oluşturabilirim. Dilerseniz ütü masasını da bu aşamada hazır edebilirsiniz. Böylece her kıyafetiniz temiz, kullanmaya hazır bir şekilde dolapta yerini alır.

Hurçtan çıkan yazlıkların bir kısmı ütülenip dolaba girerken, bir kısmı çamaşır sepetine gitti. Bazılarını kullanmaya devam etmeyeceğimi düşündüğüm için onları da verilecekler çantasına ayırdım. (Bu sırada da azaltma imkanı oluyor.)

Her şey dolaba girdiğinde benim de işim bitmiş oldu.

Bu arada dolabınızı her açtığınızda mis gibi bir koku ile karşılaşmak istiyorsanız Chakra’da satılan bu çamaşır spreylerini de tavsiye ediyorum. Kalıcılığı uzun sürüyor ve mis gibi temizlik kokuyor. Ütü yaparken, yada çamaşırlarınız kururken de kullanabilirsiniz.

Umarım bu yazım, size de dolap temizliği konusunda yardımcı olur, cesaret verir 🙂 Hadi bir adım atın, sonrası ferahlık…

Mayıs 08, 2019 | 9 Comments
Şekeri nasıl bıraktım? Şekersiz Hayatım..

Şekeri nasıl bıraktım? Şekersiz Hayatım..

Tatlıya olan tutkumu, küçüklüğümden bu yana evdeki baklavaları bayramdan önce bulup bitirmeyeyim diye saklayan annem size anlatsın çok isterdim. Nesquik’i diğer çocuklar gibi sütüne eklemeyip, kutusundan toz haliyle nasıl kaşık kaşık yediğimi..

Yada üniversitede, bir gecede arka arkaya snickers gibi bir çikolatadan 8 tane yediğime gözleri ile görüp inanamayan, adımı bu güzel günle sık sık anan, oda arkadaşlarım da anlatabilirdi… 🙂

Bugüne gelecek olursak, bir kalıp kekin, pişirdiğim gün yarısını yiyebilme potansiyeline sahip olduğumu ve daha buraya yazamadığım, neler neleri yakınen bilen gören şahitlik eden eşim mi anlatsa acaba 🙂

Hayatımda tatlıdan tiksinircesine uzak kaldığım tek bir dönem hatırlıyorum; o da hamileliğimin ilk 4-5 ayıydı.

Masada görmek bile midemi bulandırıyordu. Şimdi tabii hayret ediyorum. Yakınlarım bu durumu, İpeğin içeride var olan şekere fazlası ile doyduğu şeklinde yorumluyor 🙂

Tam -Kurtuldum, bir daha ağzıma sürmem! derken İpek dünyaya geldi, ben yine şekerli hayatıma geri dönmüş oldum.

Emzirme sürecine girince, ye süt olsun desteğiyle evde her gün başka bir sütlü tatlı pişiyor, bana tabakla getirdiklerinde kibarca tabağı onlara geri veriyor, borcamı kucağıma istiyordum. Sabah uyanınca aç karnına, gece uyumadan beş dakika önce.. Çayın yanında, kahvenin yanında, kahvaltıda.. Günün her vaktinde fütursuzca canı tatlı isteyen, yemediğinde hep bir eksiklik hisseden biriyim ben özetle. Yoksa biriydim mi demeliyim?

Kendime ne yaptığımın farkındaydım, vücuduma zerre faydası olmayan bu bağımlılığa bir son vermem gerektiğini biliyordum; ama buna asla cesaret edemiyordum.

Özge’nin kitabı Şekersiz 21 gün’ü de, bu yüzden önceleri merak etsem bile, satın alamadım. Çünkü yapamayacağımı daha en başından biliyordum, denememe gerek yoktu.

Ben bir gün bile şekersiz duramazken, insanlar nasıl oluyordu da 21 gün şekere uzak duruyordu?

Tatlısız hayat mı olurdu?

Bal gibi oluyormuş. Bakın yine bal dedim 🙂 İçime işlemiş ne yapabilirim :)))

…..

Sonra ne mi oldu?

Kitabı, yazarını çok sevdiğim, her paylaşımını beğendiğim için, hayatıma yeni bilgiler katmak için aldım.. Bakın altını çizerek söylüyorum, şekerden uzak durmak için değil, sadece bilmek öğrenmek için.. Okumaya anlamaya çalıştım. Fakat hala çabasızdım. Evet şekerden nasıl uzak durulduğunu okuyup bilecektim ama yemeye de devam edecektim 🙂 Çünkü yemek yemeden yaşayabilirdim, susuz da.. Ama tatlısız asla. Belki bir ihtimal daha az yerdim:)

Öyle olmadı.

İyi ki de olmadı.

Okudukça ben şekere sevgiyle değil, artık şüpheyle bakmaya başladım.

Doğru bir benzetme olursa, çok sevdiğiniz birinin, daha önce hiç bilmediğiniz yeni huylarını öğrenirsiniz ya.. Hah tıpkı öyle 🙂

Kitapla ilgili her şeyden evvel şunu söylemeliyim: ”Asla, yalnızca, şekerden uzak dur! kitabı değil”

Ruhuna dokunuyor insanın. Yol gösteriyor. Çözüm öneriyor. Bir daha şekere uzanmak yok demiyor. Niçin bu kadar çok sevdiğimizi anlatıyor. Bize neler yaptığını anlatıyor. Onun yerine şu var, bir de onu denesen diyor. Azı da bir çoğu da bir ah bir anlasan diyor. Şekerden uzak durduğunda hayatına kattıklarını daha en başından anlatıp motive ediyor. Günden güne fark ediyorsun. Bu tıpkı şuna benziyor. Sen iyi bilirsin sana zararlı olanı, yararlı olanı. Ama birinden duyunca daha çok sarsıyor, kendine getiriyor.

Şekere tutkunuz olsun yada olmasın, mutlaka okuyun.. Çünkü az evvel söylediğimi yineleyeceğim. Asla bir diyet kitabı değil. Çok sevdiğiniz biri ile sohbet etmek gibi..

Peki şimdi hiç mi şekerli yiyecekler yemiyorum?

Benim kurtarıcım hurma oldu, daha doğrusu hurma topları. Bir iki tanesi tatlı ihtiyacımı gideriyordu. Onun varlığını bilmek bile beni diğer tüm işlenmiş şekerli yiyeceklerden uzak tutmaya yetti.

Markette satılan ambalajlı kurabiye, çikolata vs. eve girmedi. Canımız tatlı isterse muhakkak evde pişirdim. Kitabı okuduktan sonra o katkılı koruyuculu paketler size deterjan gibi gözüküyor. Ağzınıza sürmek istemiyorsunuz. Doğalı varken niçin onu yiyeyim ki, canıma kastım mı var diyorsunuz..

Sabahları daha zinde uyanabiliyorsunuz..

Cildiniz ışıl ışıl parlıyor.

Bel çevreniz gözle görülür biçimde yağından arınıyor.

Kendinizi hiç olmadığınız kadar İYİ hissediyorsunuz. Özellikle hafif demedim. Çünkü bu bir iyilik hali.

Ve kendinize büyük bir iyilik yaptığınızı bilmenin mutluluğunu, günbegün yaşıyorsunuz.

Siz de kendinize bir iyilik yapın ve hem kendinizi hem ailenizi şekerden uzak tutun.

Sevgiyle,

Sağlıkla…

Nisan 30, 2019 | 10 Comments
Hurma Topları (Şekersiz ve çok lezzetli)

Hurma Topları (Şekersiz ve çok lezzetli)

İlk denediğim günden bu yana, şekerli beslenen yada beslenmeyen! hemen herkesin benden yapmamı istediği bir tarif hurma topları.

Şekersiz yiyeceklerin tatlı hissi vermediği lezzetsiz olduğu yönünde bir algı vardır. Bunları yedikten sonra herkesin kurduğu ilk cümle ‘Bu varsa ben çikolata yemem ki! ” oluyor.. Sahiden çikolata mı hurma topları mı sorusuna kesinlikle hurma topları cevabını veririm ben de. Bir kere öyle lezzetli oluyor ki, pastaneden alınmış gibi geliyor tadı. Evde yaptığınız için gönül rahatlığıyla yiyorsunuz. Ve küçükten büyüğe herkes bayılıyor.

Denemenizi tavsiye ediyorum.


Şekersiz Hurma Topları

12-13 hurma (iri kullandım, minikse sayısını biraz daha arttırın)

Eti lifalif yulaf ezmesi

Kırık ceviz/ yada fındık/ yada badem

1 yemek kaşığı labne

1 tatlı kaşığı toz nescafe

3 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:

Öncelikle 1 su bardağı yulaf ezmesini rondodan un gibi olana dek çekin.

Hurmaları bir kaseye alıp üstünü geçecek kadar sıcak su ekleyelim ve on dakika kadar bekletelim.

Hurmalar yumuşadıktan sonra çekirdeklerini çıkarıp rondoda çekelim.

Bir karıştırma kabına hurmamızı, üstüne labneyi, üstüne toz kahveyi ve cevizi ekleyelim. Kaşık yardımıyla karıştıralım.

Un haline getirdiğimiz yulaf ezmesinden azar azar ekleyerek karışımı elde yuvarlanabilir hale getirmeye çalışalım. Yetmezse yeniden rondoda yulaf çekin. (Ele yapışmayan ama çok da sert olmayan bir kıvamı olmalı. Buzdolabından bekledikçe biraz daha sertleşeceğini unutmayalım)

Elimize alıp yuvarladığımız topları bir kasede hazırladığımız kakaoya bulayıp servis tabağına alalım. Buzdolabına kaldırıp soğutalım.

Afiyet olsun!

*Dilerseniz benim gibi bir kısmını kakaoya bir kısmını pirinç fındığa da bulayabilirsiniz.

*Ben bu tarifte ceviz kullandım, arzu ederseniz kırık fındık yada badem de olur. Üçü ile de denedim. Lezzeti hepsinde hemen hemen aynı oluyor. Fark etmiyor.

Nisan 30, 2019 | 0 Comments

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Aydınlık ve parlak fotoğraflar çekmenin püf noktaları

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )

Arşivler

Kategoriler