Stil Sahibi Evlerin Işıltılı Kahramanları: Avizeler

Stil Sahibi Evlerin Işıltılı Kahramanları: Avizeler

Avizeleri sadece aydınlatma aracı olarak görüyorsanız, aydınlatma dünyasının nimetlerinden yeterince yararlanmıyor olabilirsiniz. Hem estetik hem işlevsel özellikleriyle avizeler, stil sahibi evlerin gizli anahtarları. Malzemesinden rengine, modelinden büyüklüğüne kadar değişik modeller sunan avize dünyasında, evinizin mimarisini, ışığını, tarzını değiştirebileceğinizi biliyor musunuz? Tıpkı perdeler ve halılar gibi doğru seçilmiş bir avize, dekorasyonun çerçevesini oluşturuyor. Bu kadar etkili bir objenin seçiminde de evinizi doğru gözlemlemek, aydınlanma ihtiyacını iyi analiz etmek ve avize özelliklerini iyi bilmek önemli. Dikkat edeceğiniz birkaç püf noktası ile siz de evinizin karakterine uygun avizeyi seçebilir; aydınlanırken, estetik sanatını evinize yansıtabilirsiniz.

 

 

Her Odanın Stiline Uygun Bir Avize İhtiyacı Var!
Mekan aydınlatması yaparken dikkat edilmesi gereken birçok nokta var. Odanın büyüklüğü, niteliği, aldığı doğal ışık, avize seçiminde merdivenin ilk basamağı. Örneğin geniş bir salon için, klasik tarzda, kol sayısı çok, dolayısıyla bol ışık veren, ihtişamlı bir avize seçilebileceği gibi modern bir salonda, aynı ışıltıyı modern malzemeler ile üretilmiş bir avizede bulabilirsiniz. Salonlar aynı zamanda misafirlerin ağırlandığı mekanlardır. Evinizin estetik özelliklerini ve dekorasyonunu vurgularken, aynı zamanda iyi aydınlatılmış bir mekanda konuklarınızla vakit geçirmek istersiniz. Geniş bir salon için, kol sayısı çok olan avize modelleri uygun olabileceği gibi metrekaresi küçük ve orta ölçekli salonlarda iki ya da üç kollu avizeler ile doğru oranı yakalamak mümkün. Kaliteli kristal kullanılarak tasarlanmış bir avize ise salonun geniş görünmesini sağlayacağı gibi ihtiyacınız olan ışıltıyı ve ihtişamı da yansıtır. Aydınlatma dünyasında, kristal yerine camdan hoşlananlar için de renkli avize çeşitleri bolca yer alıyor. Dikkat edilmesi gereken ise koyu renk camlı avizelerin, ışığı açık renk camlara göre daha az yansıtacağı. Bu yüzden renkli camdan üretilmiş avize seçerken, mekanın büyüklüğü en belirleyici etken olmalı. Büyük avizelerden vazgeçemem diyenler için de iyi bir haber var, ayarlanabilir özellikli salon avizesi seçenekleri ile odanızın ışık düzeyini siz belirleyebilirsiniz.

 

 

Mutfaklarda Düzen Hissi Veren, Modern Tasarımlar
Her evin ayrı bir atmosferi, her odanın ayrı bir dinamiği var. Bu özelliklere uygun bir avize seçimi yapmak, odanızın ya da mutfağınızın kullanımını rahat, huzurlu, düzenli ve eğlenceli hale getiriyor. Özellikle kadınlar, günün büyük bölümünü mutfakta geçirirler ve düzenli bir mutfakta çalışmanın pişirmeyi keyifli kılmanın şartı olduğunu bilirler. Mutfağınız için aydınlatma çözümünüz bir avize ya da sarkıt aydınlatma olabilir, ancak bu objenin mutfaktaki düzen algısına hizmet etmesi önemli. İyi bir aydınlatma sağlayacak mutfak avizesi, parlak renkli, krom, metal ya da cam olabileceği gibi düzen algısını korumak adına karmaşık modellerden kaçınmak iyi bir tercih olabilir. Modern tarzda dizayn edilmiş sarkıt çeşitleri, mutfak aydınlatmanız için ihtiyacınız olan yaygın ışığı mutfağınıza taşıyor.

 

 

 

 

Çocuk Odalarından Sarkan Süper Kahramanlar!
Mutfakta düzen algısını güçlendiren sade ve parlak avize modellerinin aksine çocuk odalarının aydınlatması, çocukların ihtiyacına göre seçilmeli. Bu da eğlence, hareket, bolca renk hatta çizgi filmlerden kahramanlar demek. Çocuklarının hayal dünyasından esinlenerek tasarlanmış rengarenk sarkıt modelleri, gün ışığını andıran ışığıyla tekli avize modelleri çocuk odaları için ideal. Çocuk odası için avize seçerken dikkat etmeniz gereken önemli nokta, çocuğun gözünü yormayacak, gün ışığına benzer tonda aydınlatma kullanımı olmalı. Aydınlatmanız aynı zamanda eğlenceli oyun saatlerinin renkli kahramanı da olabilir. Çocuğunuzun sevdiği bir süper kahraman ya da çizgi film karakterleri ile bezenmiş bir avize, aydınlatmanın yanı sıra neşeli oyun saatlerinin işlevsel arkadaşı haline gelebilir.

Bu bilgiler ışığında, evinizin özelliklerine en uygun avizeyi seçmek için Koçtaş’ın zengin seçeneklerinde bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Aksesuardan mobilyaya eviniz için aradığınız her şeyi Koçtaş’ta bulabilir; güvenilir online alışveriş keyfini yaşayabilirsiniz.

Aralık 21, 2018 | 0 Comments
Sade yaşamaya nasıl başladım?

Sade yaşamaya nasıl başladım?

Hikayeyi size en başından anlatacağım..

Ama her şeyden evvel, bilmenizi istediğim bir şey var:

Sadeliği seven, sade yaşayan biriydim bana kalırsa.. Fakat sade yaşamak ile sadelikten hoşlanmak arasında büyük bir fark olduğunu yaşadığım süreçte öğrendim. Ve aslında bu noktaya kendi seçimlerimle değil; yaşadıklarım neticesinde geldim.

KOŞ ZEYNEP KOŞ

Hayatımda yolunda gitmeyen, içime sinmeyen, beni strese sokan bir şeyler vardı. Her günüm bir öncekinin aynısı, yuvarlanıp gidiyordum. Ama huzursuz, sıkıntılı ve süratle. Dinlenmeye imkan bulamıyor, bir an oturabildiysem yapılması gereken işler gözümün önüne gelip beni rahatsız ediyordu. Hafta sonu dinlendiğimi hissedemiyor, Pazartesi kendimi yine aynı koşturmacanın içinde buluyordum. Kitap okumak, koltuğumda oturup kahvemi sakince yudumlamak.. benim için büyük bir lükstü. Yapılacak onca iş, sıra ne zaman bana gelecek diye beklerken nasıl oturabilirdim, deli miydim ben.. Hızlı, çok hızlı olmak zorundaydım.

BİR ÇARESİ VAR MI?

Çevremde bu sorunu dile getirdiğimde, hemen herkes benimle aynı durumda olduğunu söylüyordu. Yalnız değildim. Çocuklu, çalışan ve aynı zamanda evini idare etmeye çalışan bir kadın için bu koşuşturma herkese göre normaldi. Herkesin çilesiydi bu. Bir çıkış yolu aramaya gerek yoktu.

Ama bir yolu olmalıydı.. Ve o yol öyle yada böyle bulunacaktı.

Aramalara google üzerinden devam ettim bu sefer. Sıklıkla aramalarım şöyleydi.

”Hayata yetişmek”

”Çalışan annenin zaman yönetimi”

Aramalarım cevap verdi. Karşıma; ”Basit ve Mutlu Yaşam” adında, hayatımın dönüm noktası sayabileceğim, sevgili Selen Baranoğlu’nu kitabı çıktı. Bu noktada, hayatımı yola koymamda ilk kıvılcımı çaktığı için ona minnettarım. Aradığım tüm soruların, yaşadığım tüm sıkıntıların bir çözümü vardı. Eğer istersem ufak ufak başlayıp ben de sade ve basit bir yaşam sürebilirdim. Yavaşlayabilirdim.

SADECE EŞYA AZALTMAK MI SADELİK?

Sade yaşam denildiğinde insanın aklına hemen evdeki eşyaları azaltmak, askı,dolap boşaltmak geliyor. Bu sadece bir ayağı aslında. Yani evdeki ıvır zıvırı attığınızda sadeleşmiş olmuyorsunuz, sadece evinizi düzenlemiş oluyorsunuz. Sadeliği tam anlamıyla benimsediğinizde ise hayatınızın hemen her alanında (ilişkiler, yeme içme, ev düzeni, sosyal hayat.. ) bir düstura sahip oluyorsunuz.

Artık daha bilinçli alışveriş yapıyor, paranızın kıymetini biliyorsunuz.

İhtiyaçlarınız ile istekleriniz arasındaki farkı daha iyi görüyorsunuz.

Birikim yapabiliyor, ve birikimlerinizi sizi o an için mutlu eden, sonradan etkisi hemen geçen bir elbiseye vermek yerine; hayatınıza katkı sağlayacak işleriniz için değerlendiriyorsunuz.

Zaman emici Avm’lere bakışınız değişiyor, daha çok sorguluyorsunuz.

Düzene kapılıp gitmek yerine, akıntıya ters kürek çekmeyi göze alıyor ve bununla gurur duyuyorsunuz.

Çevrenize hayat tarzınızla örnek oluyorsunuz.

Zamanınızı sadece işinize yarayan hayatınıza değer katan işler ve uğraşlar için harcıyorsunuz.

Sizi aşağı çeken davranışlarınızı bırakıyor, gelişmenize destek olan hobilerinize öncelik veriyorsunuz.

Evde size gereksiz zaman harcamanıza sebep olan her şeyden kurtuluyor, daha az eşya ile daha mutlu bir yaşam sürmeye başlıyorsunuz.

Ve en güzeli kendinize, sevdiğiniz işlere zaman ayırabiliyor, dinlenmeye imkan buluyorsunuz.

BİR TAVSİYEM VAR:

Benimle benzer şeyleri siz de yaşıyorsanız, zamanı verimli kullanamıyor, ailenizle zaman geçirmeye vakit bulamıyorsanız, bir sürü kıyafetiniz var ama sabahları giyecek bir şeyiniz yoksa, kredi kartınız sürekli yükselişe geçiyor ne yapsanız olmuyorsa, evdeki dağınıklık yüzünden başınıza ağrılar giriyorsa ve daha fazlasıysa ..  sade ve basit yaşadığınızda bir çok alışkanlığınız yeniden şekillenecek inanın.

Peki ben nereden başlamalıyım? diye sorarsanız; körü körüne değil, nedeni niçinini bilerek hareket etmenizi tavsiye ederim size.

*Sade yaşam ile ilgili dergiler, kitaplar okuyun.

*Alışveriş yaparken, birkaç defa, ”Bu benim için önemli bir ihtiyaç mı yoksa sadece beğendiğim için mi satın alıyorum?” diye kendinize sorun..

*Sosyal medyada, tv karşısında otururken ”Burada olmak yerine acaba şuanda hayatıma katkısı olacak ne yapabilirim?” diye kendinize sorun.

*Güne erken başlamaya istekli olun..

Ve yaşadığınız anın, şu anın farkında olun. Elimizden su gibi akıp geçen zamanın farkında olun.

Sanıyorum adım atmak için önce bu farkındalık yetiyor. Sonra gerisi bir şekilde geliyor.

Aralık 13, 2018 | 0 Comments
2019 hedeflerim/ kendimden beklentilerim

2019 hedeflerim/ kendimden beklentilerim

Her yeni sene gelirken beklentilerimi yazmak, arada sırada kendime hatırlatmak bana iyi geliyor.

Bu yazıyı hazırlamadan önce geçmiş yılki hedeflerime de göz attım biraz. Nispeten az bir kayıpla, bir çok isteğimi hayatıma katmışım.

Bu yıl listemde neler varmış hadi birlikte bakalım..

  • Her yıl olduğu gibi bu yıl da ilk hedeflerden biri kitap olsun. Kendime rakamsal hedefler koymaktan hep kaçındım. Bu yüzden şu yada bu sayıda kitap okumak değil, daha çok kitap okumak olarak ilk hedefimi yazıyorum.

  • Temiz ve sağlıklı beslenme davranışlarımı, yeni senede de devam ettirebilmek.

  • Kilo kontrolümü sağlayabilmek, şekerden uzak durabilmek.

  • Sporu hayatımdan eksik etmemek. Yürüyüşe yağmurda, soğukta, her ne şartta olursa olsun devam edebilmek.

  • Sabahları erken kalkma alışkanlığımı devam ettirebilmek.

  • Zamanı daha verimli kullanabilmek, bir günü olabildiğince iyi değerlendirebilmek.

  • Daha fazla kişinin hayatına dokunabilmek, insanlara faydalı olabilmek.

  • Sade yaşamaya devam edebilmek.

  • İhtiyaç ile istek arasındaki ayrımı fark ederek alışveriş yapabilmek.

  • AVM’de daha az, dışarıda daha çok zaman geçirebilmek.

  • Mutfakta daha hiç denemediğim yeni şeyler denemek. Mesela o çok korktuğum portakal reçelini pişirmeyi öğrenmek.

  • Sosyal mecralarda daha az, ailemle daha çok vakit geçirebilmek.

  • Bir dergi aboneliği başlatıp, düzenli dergi takip edebilmek.

  • Maneviyatımı güçlendirmek. Günün daha büyük kısmını inançlarım için ayırabilmek.

  • İpek ile daha çok oyun oynayabilmek, ona ve ihtiyaçlarına daha fazla zaman ayırabilmek.

  • Öğrencilerimi Anıtkabir’ götürebilmek.

  • Öğrencilerimi bir kitabevine götürüp gönüllerince kitap alışverişi yapabilmek.

  • Maddi harcamalarımı azaltıp, birikim yapabilmek.

  • Okuduğum kitaplardaki altı çizili cümlelerim için bir defter tutabilmek.

  • Ertelediğim gidemediğim arkadaşlarıma ev ziyareti yapabilmek, evimde misafir edebilmek.

  • Kendimi geliştirebilmek, hayatıma yeni öğretiler katabilmek.

  • Daha çok fotoğraf çekebilmek.

  • Sosyal medyada daha az.. (Bunu yazmış mıydım 🙂

Aralık 12, 2018 | 5 Comments
Ev/ dekorasyon sevenler için alternatif yılbaşı hediyeleri

Ev/ dekorasyon sevenler için alternatif yılbaşı hediyeleri

Sevdiklerinize (yada belki de kendinize) hediye arayışındaysanız bunlar da benim önerilerim olsun 🙂 Elbette mühim olan hediye edeceğiniz kişinin zevkine hitap ediyor olması.

Umarım fikir verici olur..

Hadi başlayalım!

Öncelikle uygun fiyatlı bir hediye arıyorsanız,  bakmanız gereken ilk yer kesinlikle Linens olmalı.

Fiyatları 10 ila 30 lira arasında değişen oldukça güzel seçenekler mevcut.

Cam çaydanlığa kadar olan tüm dekoratifleri Linens’ten seçtim.

Tantitoni de hediye arayışında uğradığım mağazalardan.

Neler olabilir diye düşünürken, çay- kahve sevenler için termos,  kurabiye kek düşkünlerine kalıplar da gayet güzel hediyeler olabilir. Benim favorim bu cam çaydanlık.

Yılbaşı yada farklı bir özel gün olsun, en kullanışlı hediyelerden biri kesinlikle havlu bana göre.

Hele bir de böyle çam ağaçlı, kar taneli vs. olursa daha bir sevilesi olur.

Buradaki tüm havlular Chakra’dan.

 

 

HM Home online’dan satın alabileceğiniz seçeneklerden bazıları da böyle.

Gold simli fincan favorim.

 

İkea’daki bu kutular aldığınız hediyeleri paketlemede çok şık olmaz mı?

Ve üsttekiler de İkea’da sevdiklerimden birkaçı.

Sizin en sevdiğiniz hangisi?

Aralık 11, 2018 | 0 Comments
Derle Topla Rahatla!

Derle Topla Rahatla!

Minimalizm dediğimizde çoğu insanın aklına ‘boş’ kelimesi gelir. Fakat Minimalizm’in tam olarak karşılığı hiçbir zaman bu değildir. Sadeleşerek insanlar neyi olmadığına değil, ne kadar çok şeyi olduğuna odaklanır, ki doğru yaklaşım da budur.

Minimalizm’in ana prensibi aslında sahip olunan alanın, enerji akışına izin verecek, bizi karmaşadan ve eşya yükünden uzak tutabilecek bir anlayış. Özetle ”az çoktur” ilkesi. Bu yalnızca evimizdeki eşyalar için, hayatımızın geneli üzerinde (giydiklerimiz, mutfağımızdaki tabak, çatallar, okuduğumuz kitaplar vs.) etkili bir anlayış. Savunulan şey, sahip olduklarımızın aslında bize fazlasıyla yettiği, geri kalanın ise hayat enerjimizi emdiği. Aynı zamanda da kazandığımızın paranın azalması ve bize zaman konusunda sıkıntı yaşatması da cabası.

Minimalist olmak, sahip olduklarımız üzerinde kontrol sahibi yapar bizi. Alanımızı geri alır, ve evlerimizin fonksiyonunu, potansiyelini geri kazanırız. Evlerimizi hayatımızın özü için açık havadar alanlara dönüştürür, nefes alırız. Ve bu kesinlikle özgürleştiricidir.

Peki nasıl, ve nereden başlayacağız?

Öncelikle temel prensibimiz, kaldırmak depolamak değil, azaltmak olmalı.

Bugün, ve günden güne eşyalarımızı yeniden gözden geçirmeli, işimize yarayanlara hayatımıza devam etmeli, kalabalık yapanlara kapıyı göstermeliyiz. Bu şekilde minimalist bir ev hayalimiz gerçek olabilir, azalarak. Ve sahip olduklarımızın ne kadar çok olduğunun farkına vararak.

Derleyip toplamak diyete benzer. Bir anda girişebilir, kalorileri saydığımız gibi eşyalarımızı sayabilir, ve hızlı sonuç almak için de kendimizi açlıktan öldürebiliriz. Ama çoğunlukla kendimizi mahrum kalmış ve aç hisseder, başladığımız noktaya kısa süre içinde geri döneriz.

Bunun yerine öncelikle hayata karşı tutum ve tavrımızı, dahası bakış açımızı, alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Ancak biz değişirsek bu mümkün olabilir. Bu kısa süreli bir çözüm olmaktan çıkacak, ve hayatımızın genelinde takındığımız tavır olacak.

Giysilerimizi ayırırken ise, üstünde düşünmemiz gereken belli başlı konular var.

Hepimiz biliriz ki, bir şey yalnızca askıda güzel durduğu için üzerimizde de güzel durmayacaktır. Stilimize yada tercihlerimize uymayan parçalar muhtemelen dolapta, üstümüzde durduklarından daha fazla duruyorlardır. İlk işimiz bu çok güzel fakat bir sebeple giyilmeyen kıyafetleri ayırmak olacak.

Giysilerimizin çoğu, fiziken yıpranmadan önce bizim gözümüzde yıpranır. Çok istediğimiz bir elbiseye sahip olmak, onun eski cazibesini yitirmesine, sıradanlaşmasına, ve zaten hep bizim olduğuna inanmamıza sebep olur. Kısa süreli mutluluk vaad eden her şeyden uzak durmalı, ve yalnızca ihtiyacınız olanları satın almalısınız.

Bir kıyafet tutuyor olmanızın ilk nedeni, onu giyiyor olmanızdır. Bu çok basit, fakat aynı zamanda ihlal edilen bir kuraldır. ”Şuan giymiyorum, ama belki ilerde lazım olabilir” ”Zayıflayınca giyebilirim” gibi düşünce yapısı daha çok birikmeye sebep olur.

Size yakıştığını düşündüğünüz giysilerin dolabınızda kalmak için iyi bir nedeni vardır. Ama eğer olmuyorlarsa giymezsiniz, ve giymiyorsanız neden dolabınızda tutasınız ki? Giysi dolabınızı moda değil, bedeniniz üzerinde temellendirin.

 

En lüks mutfaklarda bile, bizi çeken büyüleyen şey aslında eşyaların gösterişli oluşu değil, sahip olunan alandır. Temiz, ferah ve kalabalıktan arınmış bir mutfaktır aslında hepimizin hayali. Fakat bunun için ultra gösterişli mutfaklara ihtiyacımız yok. Tek yapmamız gereken, derlemek, toplamak, azaltmak ve rahatlamak..

Kasım 01, 2018 | 3 Comments
Sonbaharı keyifle geçirmenizi sağlayacak 7 güzel sebep

Sonbaharı keyifle geçirmenizi sağlayacak 7 güzel sebep

Bir sonbahar aşığı değilim, fakat bu mevsimde battaniyenin altında kedi gibi kıvrılma halini, günlerin o yavaşlığını, durağanlığını, sakinliğini, tembelliğini de seviyorum vallahi ne yalan söyliyim. Havalar soğumaya başlayıp, evlere kapanınca, vakti keyifli hale getirecek, beni hem oyalayıp hem mutlu edecek, ruhumu güzelleştirecek öneriler düşünüyordum, bu yazı hem size hem kendime geliyor 🙂 Hadi başlayalım!

0exayl

Bir örgüye başla Bu defa olacak, o çok sevdiğim zigzaglı battaniyeye bu sonbahar başlanacak! Düşündüm de bir kırlent bile olur! Yeter ki yünler ve şişle yeniden haşır neşir olabilelim..

3td8h5

Okunmayı bekleyen kitaplar Bilseniz ne kadar çoklar, nasıl da bana raflarından öylece bakıyorlar.

4vknkn

Film Ekimi! Ekim ayını bolca yeni film ayı ilan ettim, gitti. İtirazı olan? 🙂

bczwvy

Biraz da dışarıya! Çünkü hala bir şal ve hırkayla gezilebilir ve yürüyüşten sonra sıcak bi kahve iyi gelir 🙂

ekqx7d fdlxzy gxcg0x ixal0y

Mutfak elma kokuyor! Elmalı kekin, elmalı kurabiyenin, elmalı tartın tam vaktidir 🙂

jsuqht m09aig

Hadi bizde toplanalım! Soğuk havaların en güzel tarafı da evde arkadaşlarla toplanmak değil mi…

mvzfil qoxcxa rwjf8h Haşır huşur: Sonbaharda yapılan yürüyüşün tadı bi başka.. Her adımda insan sanki özenle çizilmiş bir resmin içindeymiş gibi hissediyor, hele birde o yapraklara bastıkça çıkan ses yok mu! Bayılıyorum.

yywkvp

 

kaynak :

http://www.knowhowshedoesit.com

 

Kasım 01, 2018 | 14 Comments

Warning: include() [function.include]: open_basedir restriction in effect. File(/opt/alt/php52/usr/share/pear/sidebar-bottom.php) is not within the allowed path(s): (/home/zzeynep:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/zzeynep/public_html/wp-content/themes/MalotinoMag/category.php on line 56

Warning: include() [function.include]: open_basedir restriction in effect. File(/opt/alt/php52/usr/share/php/sidebar-bottom.php) is not within the allowed path(s): (/home/zzeynep:/usr/lib/php:/usr/php4/lib/php:/usr/local/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/tmp) in /home/zzeynep/public_html/wp-content/themes/MalotinoMag/category.php on line 56

Zeynep kimdir?

Sosyal Medya’da..

İnstagram’da Zeynepin Evi

Bebekle Gidilebilecek En İyi Oteller

Ev Dekorasyonu

Bebek Odası Dekorasyonu

Ev Dekorasyonu Online Alışveriş Siteleri

Anne/ Bebeklere Yönelik Alışveriş Siteleri

Aydınlık ve parlak fotoğraflar çekmenin püf noktaları

Ev Turu

Tatlısız Olmaz…

Doğum Günü Parti fikirleri

Ankara’da Hayat (Gezi rehberi )

Arşivler

Kategoriler