Bu yazıyı okumaya başlamadan önce sizlerden ricam, bu satırları bitki bakımında ustalaşmış birinin değil, yıllar içinde bir çok başarısız denemeden sonra kendi tecrübelerini edinmiş birinin yazdığını bilerek okumanız 🙂

Evimizin ilk bitkisi 7-8 yıl önce annemin evinde coşkuyla büyüyen ve ‘Sen artık bize gelmelisin’ dediğim Sheflera olmuştu. Evimize gelişinin ikinci ayında aşırı ilgime ve bunaltıcı sevgime dayanamayıp tüm yapraklarını dökerek bana bitki bakımında nasıl iyi olduğumu göstermiş oldu 🙂 Anneme anlattığımda hayretler içinde kalmıştı. Yıllardır onun evinde ağaç gibi olan bir bitki, bizim evde kuru bir dala döndü.

Bu acı tecrübe üzerine de bir kaç başarısız girişimden sonra bir daha eve bitki almaya hiç yeltenmedim. Ne zaman görsem nasılsa bakamıyorum yazık olur diye vazgeçtim. Taa ki bir Bauhaus çalışanı beni gösterdiği bitkiye bakabileceğime dair ikna edinceye dek 🙂 Böylece aşağıdaki bitki bizimle eve geldi. (O kadar büyüdü ki iki ayrı kök olunca geçtiğimiz hafta iki saksıya ayırdık bu bitkiyi)

Bu bitkimiz güzel güzel büyümeye devam ederken bi güven geldi ve ikinci bitkimizi seçtim. O da eşimin çok sevdiği paşa kılıcı oldu. Bu bitkinin çok yavaş büyüdüğünü ve kolay bakılan bir bitki olduğunu da yine zamanla gördük. Aynı zamanda bulunduğu ortamın havasını temizlediği için en çok tercih edilen salon bitkilerinden biri olduğu söyleniyor paşa kılıcının.

Yeni evimize geldikten sonra da aralarına ev çamı, Yuca ve Lancifolia eklendi.

Ev çamı beni açık söylemek gerekirse biraz korkutuyor, bazen dallarını eğiyor bazen keyfine diyecek yok. Fakat evdeki bitkiler içinde seyretmeyi en sevdiğim bitki de o.

Lancifolia da yaklaşık altı aydır bizimle olan bitkilerimden. Bu güzel yapraklı bitki dua çiçeği olarak da biliniyor. Ve en iyi tarafı bakıma çok hızlı yanıt veriyor olması. Suyunu hüüp diye çekip yeni yaprak veriyor sürekli. Bir diğer özelliği ise akşamları yapraklarını yukarı kaldırıyor, sabah olunca da aşağı indiriyor.

Sabah güneşinden bolca faydalanıyorlar ve topraklarını kurudukça sulamak dışında yapraklarını arada sırada zeytinyağlı pamukla siliyorum. Bu uygulamanın yapraklara zarar verdiğini yazan çok kişi olmuştu instagramda. Fakat ben spreyle yapraklarını sıkça suladığım için belkide benimkilere bir etkisi olmuyordur. Siz yine de bir araştırın.


Şu an yerlerinden ve halinden memnun gözüküyorlar, umarım hep öyle olur 🙂

One thought on “Bakımı kolay ev bitkileri: Hangi bitkilerle aramız iyi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website