‘Yarın bugünden başlar’ denir.. 

Bugün yaptığınız planın yarınınıza katkısını bir kez deneyip gördükten sonra artık yazmadan uyuyamaz hale geleceksiniz 🙂

Niçin yazıyoruz? Yapacaklarımızı zaten bilmiyor muyuz? Yazmanın artısı ne oluyor?

Öncelikle bir şeyleri yalnızca düşünmek yerine yazıya döktüğünüzde beyin bunu yap olarak algılıyor ve ertesi gün adeta kurulu bir oyuncak gibi sadece orada yazdıklarınıza şartlanmış bir şekilde hareket ediyorsunuz.

Hatta diyelim ki aklınıza o an listenizde olmayan bir şey yapmak geldi. Bu iş benim bugünki listemde yok, demek ki benim için mühim bir iş değil diyerek yalnız listenize sadık kalıyorsunuz.

Yazmadığınızda ne oluyor? Gelsin hayat bildiği gibi diyor kendinizi günün akışına bırakıyorsunuz. Amaçsız bir gün geçirme olasılığınız yüksek oluyor çünkü kafanızın içi rahat ve boş oluyor. 

Her akşam defterime yarının tarihini atıp düşünmeye başlıyorum. En mühim işimi en önceye alıyorum. Bu benim için genelde yemek yapmak oluyor. Son dakikaya bıraktığımda iki ayağım bi pabuca giriyor ve telaştan yediğim yemekten de tat alamıyor gibi hissediyorum. Bu yüzden listenin ilk maddesi eğer yarın akşam yemeğimiz yoksa bir yemek ismi oluyor.

*Ispanak pişirilecek / Nohut pilav yap/ Tavukları fırında pişirmeye hazırla gibi… Eğer yemeğim varsa bu maddeyi es geçiyoruz 🙂

Sonra diğer yapmam gereken işleri düşünüyorum.

Evde düzenlenmesi gereken bir dolap ya da çekmece,

yapılacak bir market alışverişi,

aramam gereken bir kişi,

yıkanması gereken çamaşırlar.. gibi yarın için yapmam gereken işleri sırasıyla yazıyorum. 

Kendime fazla yüklenmeden, 10 maddeyi geçmemeye, ulaşılabilir hedefler belirlemeye özellikle dikkat ediyorum. Çünkü bir işi bitirip defterimin yanına gelip üstünü çizdiğimde diğer işlere geçmek için kendimi müthiş motive hissediyorum. 

Tümü zor ve yorucu işler olmuyor. Yaparken mutlu hissettiğim şeyler de olabiliyor. Yaptığım bir kekin fotoğrafını çekmek gibi..

Bir türlü deneme fırsatı bulamadığım bir tarifi, defterime yazdığım gün pişirmiş oluyorum. Çünkü görev beklemiyor. Fakat yazmayıp, yarın imkan olursa yaparım dediğim zaman erteleme, boşverme ihtimalim çok yüksek oluyor. Aslında bir anlamda kendi kendinizi hizaya sokuyorsunuz, kendi kendinizin patronu oluyorsunuz.

Gün bittiğinde defterimi elime alıp yapabildiğim her şey için kendimle gurur duyuyorum ve yetiştirme imkanı bulamadığım işleri ertesi güne yeniden yazıyorum. Yarın o işten kurtulmak için canla başla çalışıyor olacağıma eminim :)) Yeni görevlerimi de ekleyerek uyumaya gidiyorum.

İşte böyle.

Umarım siz de günlük plan yapmaya başlar ve benim gibi faydasını görürsünüz.

Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim..

 

 

 

6 thoughts on “Bir günümü nasıl planlıyorum?

  1. Ben liste yapmayı severim ama günü gününe uyamam 🙂 ttebrik ederim sizi

  2. Daha önce karşıma çıkmanızı dilerdim ama nasip bu zamanlara imiş..
    Çok açıklayıcı ve örnek vererek yazmanız harika. Sizden ilhamla yeniyılda bir defter edinmiştim. Şimdi gidip sadece aylık değil günlük yapılacak listesi yazmaya çalışacağım. Sevgiler

  3. Motive etmekte üstünüze yok 🙂 Ne güzel yazmışsınız yine… Ben de günümü planlarken yazarım hep. İş hayatımda da öyleydi. Şimdi bebeğim var ara verdim, evde de öyleyim. Eşyalarımı azaltırken bile yazarak hareket ediyorum.

  4. Bu ara instagramda aktif değilim, paylaşımınızı tesadüfen görüp hikayenize baktım.. iyi ki bakmışım:) hep ertelediğim bir işi yapmama vesile oldunuz.. teşekkür ederim Zeynep hanım.. emeğinize sağlık.. kısa ve öz bir anlatımla ne güzel yazmışsınız.. sevgilerimle…

  5. Yıllardır yaptığım bi alışkanlığım.ancak bn telefonumdaki takvime yazar saat kurardım ..ve gerçekten çok faydasını görüyorum.ama artık sızın gibi kâğıda döküyorum.yarının yapılacak listesi bugünden hazır oluyor..düşüncenize emeklerinize sağlık

  6. Ne kadar güzel bir fikir hemen başlıyorum kesinlikle aslında ihtiyacım olan şey bu, fikir içşn teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website