Hiçbirimiz kolay kazanmıyoruz, bu yüzden dilediğimiz gibi harcama lüksümüzün de olmadığını düşünüyorum. Öte yandan biz her ne kadar paramızı cebimizde tutmak istesek de bir şekilde bize hiç gerekli olmayan eşyaları aylık listemize dahil ediyoruz. İstekler, ihtiyaçlar birbirine giriyor. Hiç hesapta olmayan ek harcamalar çıkıyor.

Kazandığımız parayı yönetmeyi beceremez, ileriye dönük birikim yapamazsak şu an minik gibi duran harcamalarımız ileride bize pişmanlık olarak geri dönebilir. Akıllı alışveriş yapmayı öğrenmemiz şart.

Bu konuda en mühim olan aslında farkındalık kazanmak. Ben bu yazıda size; yaptığımız gereksiz alışverişlerden nasıl kurtulabileceğimize dair, kendi hayatımda denediğim ve kazanç elde ettiğim bazı yöntemlerden bahsedeceğim.

1- Bizi daha fazla alışverişe iten şey aslında ne biliyor musunuz? Çevreden gelen uyaranlara maruz kalmak. Aklımızda hiç alışveriş yapmak yokken bir anda nasıl oluyorsa kendimizi alışverişte buluyoruz.. Sonrası malum. Cep telefonunuza gelen indirim mailleri, mailinize markalardan gelen bültenler hepsi birer uyaran. Benim bu konuda attığım ilk adım bu üyeliklerden ayrılmak oldu. Size de tavsiyem bu olacak. İndirim kelimesi bile kalbimizi pır pır eden bir şey 🙂 Buna izin vermemek için önlemi en baştan alalım.

2- Benim alışverişlerimde hep uyguladığım bir diğer yöntemden bahsedeceğim. Çok güzel bir çanta gördüğümü farz edelim. O an onu satın almak benim için çok basit. Elime alıp kasaya yürüyeceğim. Fakat o büyülenme anında bazı soruları kendimize sormayı atlıyoruz. İçimizden cılız bir ses geliyor, duymazdan gelip hedefe odaklanıyoruz. Benim böyle zamanlarda hep yaptığım şey fotoğrafını çekip beklemek oluyor. Peki neden bekliyorum? Çünkü o an çok sağlıklı düşünemiyorum. Kendime zaman verip; acaba dolabımda benzer başka bir çantam var mıydı, onu gerçekten kullanır mıyım, paramı başka bir şey için kullanmayı düşünmez miyim gibi sorular soruyorum. Ve biliyor musunuz zaman geçtikte o bayıldığım şeyden yavaş yavaş soğumaya başlıyorum. Çünkü içime endişeler hücum etmiş oluyor. Size de tavsiyem bu olacak. Lütfen zaaflarınıza yenik düşmeyin, kendinize biraz zaman verin. İsteseniz elbette alabilirsiniz buna gücünüz var, bu bilgi hep aklınızın bir köşesinde dursun çünkü rahatlatıyor 🙂 Ama biraz düşüneceğim istersem alacağım diyerek kendinizi ikna edin. Alışveriş prensiplerinizin zamanla değiştiğini fark edeceksiniz.

3- Canın sıkkın olduğunda kendine başka bir çıkış yolu seç. Araştırmalar gösteriyor ki, alışverişlerin çok büyük bir kısmını canımız sıkkınken yapıyoruz. Canımız sıkıldığında ya hiç yemememiz gereken şeyleri yiyor, yada para harcayıp istediklerimize sahip olarak mutlu olmaya çalışıyoruz. Çünkü en kolay yöntem bu ikisi. Bizim öğrenmemiz gereken, keyifsizken, bunalmışken ve kendimizi iyi hissetmiyorken başka bir çıkış yolu aramak. Örneğin temiz havada bir yürüyüş, örneğin güzel bir duş, örneğin spor yapmak, örneğin yazı yazmak, yada başka bir şey.. Alışkanlıklarımız ancak biz istersek değişir. Hayatımız boyunca zor durumlarla mücadele etmek zorunda kalacağız. Bu gerçek. Ve her defasında paramızı harcayamayız. Bu da diğer bir gerçek. Bize kendimize iyi hissettirecek şeylere ihtiyacımız var. Alışveriş dışında 🙂

4- Almadan önce dolabına bak. Bazen size de olur mu? Zaten dolabınızda çok benzeri olan bir eşyadan bir tane daha almış olursunuz. Fakat alırken hiç aklınıza gelmez evde de olduğu. Bu yüzden size önerim dolabınızla haşır neşir olun. Kıyafetlerinizi sık sık çıkarın temizleyin, düzenleyin, tekrar yerleştirin. Sahip olduğunuz şeyleri sürekli gözden geçirin. Neyiniz var neyiniz yok iyi bilin. Bu da sizi gereksiz harcamalardan kurtaracak.

5- Dışarıda yeme içmeyi hepimiz günlük yaşantımızda az yada çok tercih ediyoruz. Fakat bir şeyi sürekli yaptığınızda o artık normaliniz oluyor. Size sıradan ve önemsiz geliyor.

Kendi mutfağımdaki malzemelerle hazırladığım, içinde ne olduğunu bildiğim yemekler bana hep daha güvenilir daha temiz gelir. Bu yüzden mümkün olduğunca evde yemeyi tercih ederiz. Dışarıda yemeyi ise sıradan bir gün gibi değil, özel eğlenceli bir an gibi görüyoruz. Çünkü bazı şeyler zaman aralıklı yapıldığında daha kıymetli oluyor. Hem yeme içmeye daha az para ödemiş, hem ailemiz için özel bir gün organize etmiş oluyoruz.

6-Şu an size son bir haftalık harcamalarınızı sorsam, kolayca sıralayabilir misiniz? Eğer çok alışveriş yapan biriyseniz hatırlamanız zor olur. Ama eğer bir yere yazarsanız unutmazsınız. İşte konu tam da bu. Yazmak. Niçin yazıyoruz biliyor musunuz kendimize sürekli neler aldığımızı hatırlatmak için. Kendi kendimizi uyarmak için. Gözler önüne sermek için. Bu yöntemi uygulamak bana hep zor geldi, belkide korktum ve istemedim. Çünkü yüzleşmek kolay değildi. Ama sonra günlük harcamalarımı yazdığımda gördüm ki, sadece gerekli olanları almaya başlamışım. İnanın çok etkili, siz de deneyin.

7- Evde yapabiliyorsan alma. Bu çok geniş bir madde aslında. Sana lazım olan deterjanı, kremi, herhangi bir dekoratif objeyi, bir kıyafeti.. yada aklınıza ne geliyorsa. Eğer evde yapma imkanınız varsa almamak para biriktirmede gerçekten çok etkili. Ben bunu genelde ev dekorasyonunda kullanıyorum. Evdeki malzemelerle örneğin bir mumluk tasarlıyor ederinin çok altına mal etmiş oluyorum. Artık biliyorsunuz doğal içerikli deterjanlar, ev yapımı saç ve yüz maskeleri, evde yapılabilecek tonlarca şey var..

8- Yanında taşı. Bu alışkanlığı edinmek bana inanılmaz fayda sağladı. Yiyecek çantamda evden çıkmadan önce kahvemi, kekimi, ipek için biraz kuruyemiş taşıyarak o gün dışarıda harcayacağımız paradan tasarruf ediyoruz. Aynı şekilde çalışanların öğle yemeğini yanında taşıması da örnek olabilir.

9- Çok klasik ve ama bu işin özeti bir madde ile sona geldik. İhtiyaç mı, yoksa istek mi? Şu anda ilkokul ders kitaplarında dahi öğretilen bu konu, harcamaları yönetmede kendimize sormamız gereken tek soru.

Hem bütçe, hem de sade yaşam konusunda insanı terbiye eden şey bu soruya dürüstçe cevap verebilmek. Eğer yaşamında ona ihtiyaç duyuyorsan ve kullanacağını biliyorsan al. Ama senin için elzem bir ihtiyaç değilse, evde benzeri de mevcutsa alma.

10- Son madde çok klasik, küçüklükten bu yana uyguladığımız bir yöntem. Kumbara 🙂 Bizim kumbaramız 4-5 ayda bir açılıyor ve içindeki paralar bütünleşiyor. Eve döndüğümüzde çantamızda bulduğumuz, market alışverişi elimizde kalan, montun hırkanın cebinden çıkan her türlü demir parayı buraya atıyoruz. Ve unutuyoruz 🙂 Sonrası malumunuz. Bir ihtiyacımızı görecek kadar birikmişe sahip oluyoruz. Örneğin geçen aylarda kumbaramızdaki para ile kızımın odasına halı aldık. Bir de tabii İpeği de para biriktirmeye teşvik etmek için ona bir oyuncak sözümüz oluyor. Yani kumbaramız aslında İpeğin ihtiyaçlarına hizmet veriyor ve çok da iyi oluyor.

——

Yazımın başında da belirttiğim gibi, tek yapmamız gereken farkındalık kazanmak. Bilinçli harcamalar yapmak ve kolay kazanmadığını daima hatırında tutmak.Umuyorum faydalı bir yazı olmuştur. Buraya kadar okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website