Hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır’ diyor çok sevdiğim bir söz. Bu cümlede minicik bir değişiklik yapacak olsam, ”Hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yolu ‘erken’ uyanmaktır.” derdim. Bu alışkanlığa sahip olduktan sonra, hayatımın ciddi anlamda değiştiğini, 24 saatin yetebildiğini,  yapmak istediklerime zaman ayırabildiğimi şaşkınlıkla görüyor, kendimi çok daha mutlu, sağlıklı, üretken hissediyor, ihtimal veremeyeceğim kadar fazla işi bir günde halledebiliyor, her gece sabah olmasını iple çekiyor, kalan hayatımı uykuda geçirmek (heba etmek) istemiyorum.

Hepimiz hayatımızı iyileştirmek istiyoruz buna rağmen her sabah çoğumuz gözümüzü aynı saatlerde açıyoruz. Telaşla güne başlıyor, sorumluluklarımızı yerine getirmek için gün boyu çabalıyor, şanslıysak biraz soluklanacak vakit kolluyoruz. Bu hepimizin ortak hikayesi aslında. Hayatlarımızda bir şeyleri yoluna koymak istiyoruz ama o adımı bir türlü atamıyoruz, macera istiyoruz ama güvenli, konforlu alanımızdan çıkamıyoruz, erken uyanmak istiyoruz ama uykuya sıcacık yatağımıza yenik düşüyoruz.

Bazı şeyleri gözümüzde çok büyütür asla yapamayacağımızı, ne yapsak olmadığını düşünürüz. Erken uyanmak da onlardan biri. Bolca bahanemiz hazırdır. Erken yatamadım, uykumu alamazsam tüm gün yorgun olacağım, sabah o kadar erken kalkıp ne yapacağım, gece yaparım.. Asla sabah insanı değilim.. gibi gibi. Halbuki bir günün en verimli saatleri sabah saatleri. Zihniniz daha berrak, odaklanmanız daha mümkün, bölünme ihtimaliniz (küçük bebekli bir anne değilseniz) en zor. Gün içinde ya yapacak daha mühim işleriniz olur, ya odaklanamazsınız, ya telefona dalarsınız ya kapı çalar, ihtimaller epeyce fazla. Fakat sabah bunların hiçbiri olmaz. Sadece sessizlik vardır. Yeni uyanmışsınızdır önünüzde upuzun saatler ve kocaman bir gün vardır, yapmak istediğiniz her şeye vakit kalır.

Peki ama nasıl yapacağız diyorsunuz, haklısınız.

Bende işe yarayanları size de anlatacağım.

  • Sizi sabah erken kalkmaya iten sebep ne? Uyanınca ne yapacaksınız? Yada şöyle düşünün size 3 saat hediye ediliyor. Bu vakti kendiniz için nasıl değerlendirmek isterdiniz? Hayal edin. Uzun süredir okuyamadığınız kitabınızı okuyabilir, o esnada sıcacık sabah kahvenizi yudumlayabilir, gün içinde bir türlü imkan bulamadığınız egzersizinizi yapabilir ve ardından sıcacık bir duşa alabilir, yogaya başlayabilir, acele ile hazırlanmış değil özenli ve uzun bir kahvaltıyla güne merhaba diyebilirsiniz. Yada biriken işlerinizi halledebilir, hayalini kurduğunuz o kitabı yazmaya başlayabilir, gün içinde vakit bulamadığınız hemen herseyi bu saatlerde berrak bir zihinle yapabilirsiniz. Sadece motive olmalısınız. Ne yapacaksınız? Bu kadar kıymetli zamanınızı uykuda geçirmeye devam mı edeceksiniz, yoksa hayatınızı iyileştirmek için zamanınızı mı bereketlendireceksiniz? Bu noktada tercih sizin.

  • Sabah erken kalkmak birçoğumuz için gerçekten acı vericidir. Yatak, yorgan sıcacıktır, bedeniniz sadece orada kalmak ister. Hiçbir şey o an gözümüze uykudan daha cezbedici gelmez. İçinizden bir ses şimdi uyu, ne yapacaksan sonra halledersin, günler çuvala mı girdi der. Yarın kalkmayı denersin bugün çok yorgunsun, kıyamam der. Ve siz alarmın erteleme düğmesine basıverirsiniz. Bir gün daha elinizden kayar gider. O sesi değil de şu sesi duyabilmeyi dener misiniz? ”Hadi kalk herkes uykuda ev sessiz, güzel bir 2-3 saat seni bekliyor. Uyumakla eline hiçbir şey geçmeyecek. Ama eğer kalkarsan çok daha iyi hissedeceksin.” Ne kadar uyursanız uyuyun, uykuya doyulmuyor. Ne var ki depolanan bir şey de değil. Ama erken kalkmaya alıştıkça uykuda geçen zamanlarınıza acımaya başlıyorsunuz. Hayatımı resmen uykuda geçirmişim diyorsunuz.

  • İlk günler yatağa ne kadar erken gidebilirseniz, sabah uyanma ihtimaliniz o kadar kuvvetli olacak, çünkü vücudunuz biyolojik anlamda uykuya doyacak. Alması gereken uykuyu (gece 23.00 – 03.00 arasındaki saatler) almış olacak. Sabah ”ama uykusuz kaldım” bahaneniz kalmayacak. Bu ilk geceler sizi zorlayabilir. Çünkü alıştığımız bir düzen var, çoğumuz gece kuşuyuz 🙂 Erken uyumak çok zor geliyor. Fakat bu rutine kavuştuktan sonra siz istemeden zaten göz kapaklarınız kapanmaya, vücudunuz sizden uyku istemeye başlayacak. Sadece birkaç gün sonra. Her şey yoluna girecek. Hatta bir hafta sonra alarma dahi ihtiyacınız kalmadan uyanabileceksiniz. Sadece birkaç gün o eziyet gibi gelen yataktan kalkma, erken uyuma kısmına direnmelisiniz. Sonrasında siz geç dahi yatsanız sabahları istediğiniz saatte kalkacaksınız 🙂

  • Ertele düğmesine basma ihtimalinizin azalması ve uykunuzun açılması için önerim çalar saatin mümkünse bir oda dışarıda, banyoda, kısaca kalkıp yürümeniz gereken bir mesafede olması. Telefonu alıp koşarak yatağa dönmek yok! Off ne çabuk sabah oldu diye düşünüp mutsuz hissedeceksiniz. Lütfen direnin, beş on dakika sonra ayılacaksınız ve yapmak istediğiniz, hayal ettiğiniz şeyi yapıyor olacaksınız.

  • Hangi saatler size daha uygunsa o saate alarm kurmanızı tavsiye ediyorum. Benim için bu saat 05:50. On dakikalık bir kendine gelme vaktim var. 6’da ne yapmak istiyorsam başlamış, aksiyona geçmiş oluyorum. Siz dilerseniz bu saati daha da geriye çekebilirsiniz. Mühim olan nokta, güneşten önce uyanıp günün doğuşuna şahit olmanız. Bu asla tarif edemeyeceğim kadar güzel bir his!

  • Uyandıktan sonra bir bardak su içmek, pijamalardan kurtulup spor kıyafetlerinizi giyinmek, odayı güzelce havalandırmak, dişlerinizi fırçalamak sabah iyi gelebilecek diğer tavsiyeler.

”Hayat nasıl da geçiyor, zaman hiç geçmezken..” diyor Cahit Zarifoğlu. Hayatınız zayi olmasın, ileride size bu vakitler pişmanlık yaşatmasın, zamanınızı bereketlendirin, tek bir hayatınız var..

2 thoughts on “Sabah erken uyanmak isteyenler için 6 etkili tavsiye

  1. Kaleminize, yüreğinize sağlık.. Hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. Bu cümlede bahsedilen uyanıştan kasıt ile sizin bahsettiğiniz uyanış çok farklı. Yazınız beni bahsedilen her iki anlamda da motive etmeye yetti.her iki anlamda da uyanacağıma dair kendime bugün söz verdim.teşekkürler..

  2. yaa ne güzel 5.30 da mı kalkıyorsunuz:) keşke yapabilsem ama çocuğu uyutup geceyi kendime saklıyorum oysa gün doğumunu görmek ne güzel bir olurdu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website