Hikayeyi size en başından anlatacağım..

Ama her şeyden evvel, bilmenizi istediğim bir şey var:

Sadeliği seven, sade yaşayan biriydim bana kalırsa.. Fakat sade yaşamak ile sadelikten hoşlanmak arasında büyük bir fark olduğunu yaşadığım süreçte öğrendim. Ve aslında bu noktaya kendi seçimlerimle değil; yaşadıklarım neticesinde geldim.

KOŞ ZEYNEP KOŞ

Hayatımda yolunda gitmeyen, içime sinmeyen, beni strese sokan bir şeyler vardı. Her günüm bir öncekinin aynısı, yuvarlanıp gidiyordum. Ama huzursuz, sıkıntılı ve süratle. Dinlenmeye imkan bulamıyor, bir an oturabildiysem yapılması gereken işler gözümün önüne gelip beni rahatsız ediyordu. Hafta sonu dinlendiğimi hissedemiyor, Pazartesi kendimi yine aynı koşturmacanın içinde buluyordum. Kitap okumak, koltuğumda oturup kahvemi sakince yudumlamak.. benim için büyük bir lükstü. Yapılacak onca iş, sıra ne zaman bana gelecek diye beklerken nasıl oturabilirdim, deli miydim ben.. Hızlı, çok hızlı olmak zorundaydım.

BİR ÇARESİ VAR MI?

Çevremde bu sorunu dile getirdiğimde, hemen herkes benimle aynı durumda olduğunu söylüyordu. Yalnız değildim. Çocuklu, çalışan ve aynı zamanda evini idare etmeye çalışan bir kadın için bu koşuşturma herkese göre normaldi. Herkesin çilesiydi bu. Bir çıkış yolu aramaya gerek yoktu.

Ama bir yolu olmalıydı.. Ve o yol öyle yada böyle bulunacaktı.

Aramalara google üzerinden devam ettim bu sefer. Sıklıkla aramalarım şöyleydi.

”Hayata yetişmek”

”Çalışan annenin zaman yönetimi”

Aramalarım cevap verdi. Karşıma; ”Basit ve Mutlu Yaşam” adında, hayatımın dönüm noktası sayabileceğim, sevgili Selen Baranoğlu’nu kitabı çıktı. Bu noktada, hayatımı yola koymamda ilk kıvılcımı çaktığı için ona minnettarım. Aradığım tüm soruların, yaşadığım tüm sıkıntıların bir çözümü vardı. Eğer istersem ufak ufak başlayıp ben de sade ve basit bir yaşam sürebilirdim. Yavaşlayabilirdim.

SADECE EŞYA AZALTMAK MI SADELİK?

Sade yaşam denildiğinde insanın aklına hemen evdeki eşyaları azaltmak, askı,dolap boşaltmak geliyor. Bu sadece bir ayağı aslında. Yani evdeki ıvır zıvırı attığınızda sadeleşmiş olmuyorsunuz, sadece evinizi düzenlemiş oluyorsunuz. Sadeliği tam anlamıyla benimsediğinizde ise hayatınızın hemen her alanında (ilişkiler, yeme içme, ev düzeni, sosyal hayat.. ) bir düstura sahip oluyorsunuz.

Artık daha bilinçli alışveriş yapıyor, paranızın kıymetini biliyorsunuz.

İhtiyaçlarınız ile istekleriniz arasındaki farkı daha iyi görüyorsunuz.

Birikim yapabiliyor, ve birikimlerinizi sizi o an için mutlu eden, sonradan etkisi hemen geçen bir elbiseye vermek yerine; hayatınıza katkı sağlayacak işleriniz için değerlendiriyorsunuz.

Zaman emici Avm’lere bakışınız değişiyor, daha çok sorguluyorsunuz.

Düzene kapılıp gitmek yerine, akıntıya ters kürek çekmeyi göze alıyor ve bununla gurur duyuyorsunuz.

Çevrenize hayat tarzınızla örnek oluyorsunuz.

Zamanınızı sadece işinize yarayan hayatınıza değer katan işler ve uğraşlar için harcıyorsunuz.

Sizi aşağı çeken davranışlarınızı bırakıyor, gelişmenize destek olan hobilerinize öncelik veriyorsunuz.

Evde size gereksiz zaman harcamanıza sebep olan her şeyden kurtuluyor, daha az eşya ile daha mutlu bir yaşam sürmeye başlıyorsunuz.

Ve en güzeli kendinize, sevdiğiniz işlere zaman ayırabiliyor, dinlenmeye imkan buluyorsunuz.

BİR TAVSİYEM VAR:

Benimle benzer şeyleri siz de yaşıyorsanız, zamanı verimli kullanamıyor, ailenizle zaman geçirmeye vakit bulamıyorsanız, bir sürü kıyafetiniz var ama sabahları giyecek bir şeyiniz yoksa, kredi kartınız sürekli yükselişe geçiyor ne yapsanız olmuyorsa, evdeki dağınıklık yüzünden başınıza ağrılar giriyorsa ve daha fazlasıysa ..  sade ve basit yaşadığınızda bir çok alışkanlığınız yeniden şekillenecek inanın.

Peki ben nereden başlamalıyım? diye sorarsanız; körü körüne değil, nedeni niçinini bilerek hareket etmenizi tavsiye ederim size.

*Sade yaşam ile ilgili dergiler, kitaplar okuyun.

*Alışveriş yaparken, birkaç defa, ”Bu benim için önemli bir ihtiyaç mı yoksa sadece beğendiğim için mi satın alıyorum?” diye kendinize sorun..

*Sosyal medyada, tv karşısında otururken ”Burada olmak yerine acaba şuanda hayatıma katkısı olacak ne yapabilirim?” diye kendinize sorun.

*Güne erken başlamaya istekli olun..

Ve yaşadığınız anın, şu anın farkında olun. Elimizden su gibi akıp geçen zamanın farkında olun.

Sanıyorum adım atmak için önce bu farkındalık yetiyor. Sonra gerisi bir şekilde geliyor.

3 thoughts on “Sade yaşamaya nasıl başladım?

  1. Merhaba, zaman zaman benzer şeyleri hissediyorum. Ve ben de azaltmaya odaklandım. O kadar iyi geldi ki! Dinlediğim bir konuşmada kafamı açan şöyle bir cümle vardı: “Bir şey satın aldığımda ya da siz satın aldığınızda, ödemeyi parayla yapmıyoruz. Ödemeyi, yaşamımızdan para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz.” Bu cümleden yola çıkıp, saat ücretimi hesapladım ve bir şey almak istediğimde bunu düşünüyorum. Bu elbise için bir gün ofiste oturmaya değer mi? 3 günlük emeğini şuna yatırmayı istiyor musun gerçekten? …vs. sorular soruyorum kendime. Daha makul hareket edebildiğimi gördüm böylelikle. Bu yaklaşımı tavsiye ederim:)

    Bu konuda hislerimi ve deneyimlerimi ben de blogumda yazmıştım:) http://sinmarin.blogspot.com/2017/03/less-is-more.html

    Sevgiler,

  2. Merhaba Faydalı yazınız için teşekkür ediyorum. Sade yaşam ve minimalizm ile ilgili araştırma yaparken yazınıza rastladım ve yazınız benim için oldukça faydalı oldu. İzninizle, ben de sade yaşam hakkında yazdığım ”Az Çoktur, Sadelik Mutluluktur” başlıklı blog yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum: https://www.tarz2.com/az-coktur-sadelik-mutluluktur Yazılarınızın devamının gelmesi dileklerimle. Sevgiler

leyla için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website