Çalışan-anne-1024x576

Hayat öyle garip bir denge üzerine kurulu ki, birazdan yazacaklarıma şuan binlerce sebep bulabiliyorken, içim böylesine doluyken ve eğer anlatmazsam çatlarım gibi bir ruh halindeyken, bazı günler açıp okuduğumda, ne sebeple bu cümleyi kurduğumu düşünüp duruyorum.  Tıpkı bir kitabı ayrı zamanlarda okuduğunuzda, o sıralar kafanız ne ile doluysa, sanki ona istinaden cümlelere rastlamak gibi..

Olsun, içimden geldi bi kere..

Bu sıra hayat inanamadığım bir hızda ilerliyor. Hani neredeyse günleri değil ayları takip edecek duruma geldim. Bir gün bitiyor, yenisi başlıyor, ve bir diğeri.. Durup bugün ayın kaçı demeyi unuttuğum oluyor. Dört gün önceki tarihi hatırlıyorum mesela. Bazılarınıza bu komik gelebilir. Ama kafam yapacağım onca işle o kadar dolu ki, ona sıra gelmiyor. Günlerdir, market listesi yapacağım. Ne matah bi iş değil mi? Peynir, süt filan yazacağım ve eminim ki on dakikamı almayacak. Ama o bile bir iş şuan. Durmaya, biraz durmaya öyle ihtiyacım var ki. Bazen çalışan anne olmanın yükünü epeyce omzumda hissediyorum. Sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan ve gün boyu süren bi koşturmaca. Aynı gün içinde evine, işine, evladına, eşine, yemeğine, çamaşırına, ütüne, bulaşığına, temizliğine, bir yandan hayatına yetişmek o kadar güç ve öyle yorucu ki. Eve akşam varmak ve evle ilgili tüm bu saydıklarımı akşam yapmak zorunda kalmak, ve eve gelince tüm günün yorgunluğuyla bu işlere başlamak.

Gerçekten çok zor..

Ne var ki, bu bir şikayet yazısı değil, derdime derman da aramıyorum.

Sanırım sadece şu cümleyi duymak için bunca cümleyi kuruyorum: ”Seni anlıyorum”

Ama çoğu zaman daha farklı cümleler duyuyorum. Sen yaparsın, aslansın, kaplansın, tam zamanı şimdi ikinci çocuğu da bu arada kaynatırsın gibi. Bazen diyorum ki, ben acaba derdimi anlatamıyor muyum?

Hayal kuruyorum mesela. Kapı çalsa, gelen annem olsa.

Hadi annem zor biraz, bi komşum, bir dostum, yahu biri işte. Elinde bi iki dilim kek, (kek olmasa da olur 🙂 dese ki, çaya geldim. Ama böyle dan diye. Hani saatler öncesinden aramadan, evin haline benim halime aldırmadan gelse, içeri girse. Koltuktan lazım olmayanları kenara itip ilişse oracığa. Halimi anlasa. Beni anlasa. Öyle ihtiyaç duyuyorum ki. En sonunda bir psikoloğa gidip boylu boyunca uzanacağım o deri koltuğa 🙂

Hayallerim bununla da kalmıyor, mesela bir başkası gelip şöyle dese diyorum, ”Ben İpekle ilgileneyim hadi sen işlerini yap” Bu da olmuyor, geçiniz!

Bugün kızımın kreşte gösterisini izlemeye gittim, yanımdaki hanım kucağındaki bebeğini susturmak, durdurmak için çare arıyor, ne yapsa olmuyor. İpek de sahneye çıktı çıkacak. Baktım olmuyor, istedim çocuğu annesinden. Başka zaman olsa yapar mıydım bilmiyorum. Ama şunu çok iyi biliyorum. Anne olmadan önce böyle ince işlere aklım ermezdi. Dedim biz biraz dolaşalım anne de dinlensin. On on beş dakika gözden kayboldum, ara ara da anneye bakıyorum. Kıyamam sadece duruyor hiçbirşeyle uğraşmadan. İhtiyacı olan da bu değil mi zaten.. Eğer bu yazımı okuduysanız ve etrafınızda çocuklu birileri varsa, yardıma koşun hatırım için.

Çok anlatasım varmış, oh rahatladım, iyi oldu.

Sağlıcakla kalın olur mu..

29 thoughts on “Bir çalışan annenin iç çekişleri

  1. Öyle içten yazmışsın ki aynı şehirde olsak adres isteyip kekimle kapına gelecektim 🙂 Hepimiz ihtiyaç duyuyoruz böyle şeylere. Yalnız değilsin ve seni çok çok iyi anlıyorum.

    • Merhaba Esra, şu cümlen bile yeter bana, güzel mesajın ve anlayışın için gerçekten çok teşekkür ederim, gelmiş kadar oldun 🙂

  2. Günaydın Zeynep hn.sizi anlıyorum.Duygularınızı etkileyici bir şekilde dile getirmişsiniz.Yardımcı olmak güzel hepimiz yapmalıyız.Hoşçakalın güzel güneşli mutlu sağlıklı günlerimiz olsun.

  3. yaaa nasılda iyi anlıyorum ve diyorrum ki hem çalışıp hem çocuğa yetişmeye çalışmak ama en kötüsü yetemediğini hissetmek.

    • Ah o histen kurtulmak için nasıl çabalıyorum anlatamam. En kötüsü de evine değil de çocuğuna yetemediğini hissetmek, kısacık görmek, o sırada da iş yapmak zorunda olmak 🙁 çok üzücü

  4. Çalışan bir anne olarak sizi o kadar iyi anladım ki. Öyle bir koşturma içindeyiz ki bazen sadece durmak istiyor insan. Çok çok güzel anlatmışsınız, Kelimeleriniz duygularıma tercüman.

  5. Zeynepçim, seni gerçekten çok iyi anlıyorum. Kendi kendime, çoğu zamanda içimden söylediklerimin, yazıya dökülmüş halini okudum yalnızca.
    Hayat gidişatımızda aynı hisler içerisindeyiz…

  6. Canımın içi, seni en iyi ben “anlıyorum”! Bütün günün yorgunluğunu atmak için eve koşmak yerine, evde bekleyen bi’ton işi kucaklamaya gidiyor olmayı, bunu bilerek her gün o evin yolunu tutmayı.. Bir yandan da, her şeye rağmen hayatımızı mükemmeleştiren bebeklerimize full enerjiyle yetişmeye ve onlarla geçiremediğimiz saatlerin acısını çıkarırcasına onlarla eğlenmeye çalışmalarımız var.
    Bence biz gerçekten aslanız kaplanız! Yani haklılar:) Ama ikinci çocuk konusunda ikna edilmeye değil, bizi anladıklarını hissetmeye ihtiyacımız var. Aradaki o ince çizgiyi de malesef ki anca bizim durumumuzda olanlar anlar bebişim:)
    İlaveten, o dombilisporun gösterisine tükürürüm:) Hallam yareppim yaaa <3

    • Asişim canım, en fenası da ne biliyor musun, onca iş güç arasında yavrunla geçirdiğin o minicik zaman diliminde onun da ihtiyacı olan sevgiyi ilgiyi vermek, o meşhur kaliteli zamanı geçirmek, hakkını vere vere.. Ahh ama o sırada kim hazırlayacak yemeği, o çamaşır dağı nasıl yıkanıp asılacak. bu anne ne zaman oturacak.. ay Allah yardımcımız olsun.
      Gösteri fotilerini görsen çıldırırsınnn 🙂

  7. Sırf o kafamı dolduran işler yüzünden yıllık iznimden almayı bile düşünüyorum. Ama o zaman bakıcım da izin isteyecek kesin benden. Offf desem.

  8. Merhaba Zeynep 🙂 Zeynep diyebilirim umarım. Yaşımız yakın olduğu için bir de sizi kendime yakın hissettiğim için böyle seslenmek istedim 🙂 Sizden birşey rica etsem. Küçük bir eleştiri ancak sitenizin yazılarını okumakta çok zorlanıyorum. Beyaz bir zemin ve yazılar açık renkte olduğu için sanırım 🙂 O güzel postlarınızı okumaktan keyif alıyorum ama resmen gözlerim acıyor. Hassas gözlerim olduğu için belki. Ama sizinle paylşmadan edemedim. Postlarınıza yorum yazdığım için bunu yazdığıma kırılmayın lütfen. Güzel yazılarınızı merakla bekliyorum…

    • Sevda, kırılmak olur mu, rica ederim asıl bu güzel yorumun için gerçekten çok teşekkür ederim, bu benim de sıkıntı duyduuğum bir konu aslında ama kullandığım tema sadece buna müsaade ediyor, üzerinde çalışacağım 🙂

  9. Bu arada ben yazıyı okumadan bu yorumu yazdım. Kusura bakmayın. Yazılarınızı bu şekilde okumaya devam ederim 🙂 Yazıyla ilgili yoruma gelince ben de aynı şeyleri yaşıyorum şu anda. Sizin dediğiniz gibi birçok kişiye bebeği için zamanında yardım ettim hala da ediyorum. Ama bana yapılmadığında biraz içerlemiştim. Sonra da dedim ki “aman boşver. Karşılıksız yaptın devam et.” ben de bu konuda içimi dökeyim 🙂 Çok kolay gelsin. Anne olmak zor iş 😉

  10. İnanır mısın geldim sana! Tam dediğin gibi; çat kapı. Hatta ipek’le uyuyormuşsun, beni öyle karşında görünce şaşırıyorsun. Kalkıp evi toparlamaya çalışıyorsun, koltuktan aldığın bir iki şeyi başka odaya çalışarak. Tam da dediğin gibisin yorgun;ama son derece kibarsın bu tanımadığın evine giren seni tanımaktan başka derdi olmayan misafire karşı… 🙂
    Sevgili zeynep bu rüyayı göreli birkaç hafta oldu. Arkadaşım olsan hemen telefon ederdim… yazıyım dedim elim varmadı, Aklım almadı ;takip ettiğim blogerı düşümde görmek:) .. kısmet miş bu yazıyı okuyunca kaçınılmaz oldu paylaşmak!
    Sevgiler,
    Tülay

    • Ahhh ama ne olurdu rüyalar gerçek olsaydı 🙂 Çok teşekkür ederim içten mesajın için tülay bigün belki gerçek olur mu dersin 🙂

  11. Yazdıklarının her cümlesine değil, her kelimesine katılıyorum. Yalnız olmadığını bilmek güzel şey. Ama biraz da bizim tercihimiz sanırım herşeye yetişme isteği, herkesim katılmaması ondan olsa gerek.

    • Zeynepciğim bu konuda kesinlikle haklısın. Geniş, aman olursa olurcu bir anne olsak bunları hiç sıkıntı etmeyeceğiz ama benim şu herşeye yetişeyim aman bu da olsuncu halim bi gün beni bitirecek sanırım 🙁

  12. Ankara’dan taşınmamıza üzülme sebeplerinden biri de sensin sevgili zeynepinevi..
    Paylaşımlarınızı yıllardır takip eden biri olarak öyle istiyorum ki bir gün yüz yüze gelebilmeyi 🙂 kucak dolusu sevgilerimle,

    • Benim burada oluşuma mı üzüldünüz, ya kıyamam, çok mutlu oldum inanın bunu duyduğuma
      Keşke bi gün fırsat olabilse bunun için inanın ben de çok isterdim 🙂
      ben de kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum size..

  13. Ne de güzel yazmışsınız hep içimden geçirdiğim ama cümleye dökemediklerim Yeni evliyim bende 8 ay oldu hem ev hem iş gerçekten zor oluyor bazen bende annem gelse dediğim çok olmuştur. nerede oturduğunuz bilmiyorum ama şu meşur çilekli yaz kekinden yapıp gelmek isterim.

    sevgiler..

    • merhaba Gülsultan 🙂
      güzel yorumun için teşekkür ederim öncelikle, keşke gelebilsen 🙂
      birde şunu da ilave edeyim, şuan eminim ki yoruluyor birçok şeyi yetiştiremiyorsun ama tüm bunların yanında birde çocuğun yemeği çamaşırı uykusu mızırdanması ilave olunca o işler dev oluyor gerçekten 🙂
      bu arada yeni bir çilekli kek denedim, çok yakında tarifini paylaşıcam eskisinden çok daha lezzetli birşey oldu, mutlaka denemelisin 🙂

  14. Ben de kendimi beceriksiz hissediyorum. Ben beceremiyorum kıvıraramıyorum hem anneliği hem ev hanımlığını. Hatta dün eşime yarın işe gitsem de biraz dinlensem dedim..

    • Ben bunu her pazar derim :)) insanlar pazartesi sendromu yaşıyor, ben resmen dinleniyorum 🙂
      betülcüm hepimiz aynı durumdayız inan!

  15. sizi anlamanın ötesi varsa ben ordayım … bu durumun alasını hissediyorum ve en kısa zamanda o deri koltuğa gideceğim 🙂 heralde … bizi bizden başkası anlamaz kuzum …

    • Yaa işte böyle hissedenler olarak bence aynı apartmanda oturmalıydık ne olurdu mümkün olsaydı birbirimize destek olsaydık, deri koltuğa mahkum olmasaydık 🙂 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website