Tüm bir kış mevsimi boyunca Akyaka’yı sayıkladığımı, tek görmek istediğim yer olduğunu söyleyip herkesi bıktırdığımı söylesem inanır mısınız?

Bu yaz bir yolunu bulmalı ve Akyaka’yı görmeliydik!

Fakat tabi yanımızda 2 yaşına iki ay kalmış bir bebekle nasıl gezebilirdik, nerede kalabilirdik en mühimi buydu. Konaklama bizim için ilk sırada geliyor malum. ”Bi gidelim nasılsa bir yer buluruz” cu bir çift de olmadığımız için, herşey ayarlanmalıydı. Akyaka ilk seçenek olunca, oradaki otelleri araştırdım önce. Akyaka’daki otellerin neredeyse tamamı oda+ kahvaltı. Akşam yemeği yok. Bozcaada’da böyle bir tatili tecrübe etmiş, İpek için her gün ev yemeği yedirebileceğimiz yerler aramak bizi bir hayli yormuştu. Böyle olunca Akyaka bizim için konaklama değil, bir uğrayıp devam etme rotası olabildi. Fakat gördük ki, Akyaka sayısız pansiyon, otel ile dolu. İnanın dışarıda kalmanız imkansız. Deyim yerindeyse her ev bir pansiyon. Sağınız solunuz her yanınız. Yani biraz cesaretle orada da ayarlanabilir fakat İpekle malesef bu bizim için mümkün değildi.

Biz otelimizi Marmaris/Hisarönü’nde Golden Key’i seçtik, oradan daha detaylı bahsedeceğim (bebekli çiftler için muazzam güzellikte bir otel) ve Akyaka’ya sabah kahvaltısı için uğrayabildik. Nadir Usta’nın yerini tercih ettik. Ne yazık ki, vasatın altında bir servis, lezzetsiz yiyecekler ve asık suratlı bir hizmet. Restaurantın yanında araba parkında ise oraya ait kokusu arşa yükselmiş çöp yığınları. Düşünün bu nehre bile karışmış. Ama yine de şu güzellikleri seyir için illa ki gidilmeli. Azmak nehri mümkünse farklı bir mekanda seyredilmeli.

Akyaka ile ilgili tecrübelerim malesef az. Bu yüzden size, daha çok bilgi için Bahar’ın bu yazısını okumanızı tavsiye ederim.. Tık Tık

akyaka 1 (2)

akyaka 1

akyaka 5

Günübirlik ziyaret ettiğimiz Selimiye; Akyaka’dan sonra gidilmesi gerekenlerde ikinci sıradaydı. En başa oturmalıymış! Nasıl bir güzellik Selimiye. Nasıl sevimli bir köy anlatamam. Birbirinden güzel koyları seyrederek gidiyorsunuz. Mavinin hemen her tonunu yolculuk sırasında görmeniz mümkün. Biz öğle sıcağında gelince dışarıda gezmek mümkün değildi bu yüzden fotoğraflar hep içerideki mekanlarından..

Eğer Selimiye’ye giderseniz;

  1. Paprika Selimiye’de tatlılarının haşhaşlısını, muhallebilerini, pembe limonatasını, ayy hepsini deneyin 🙂
  2. Badem Mantı’da çıtır mantı yiyin,
  3. Cafe Ceri’yi gezin, fotoğraf çekin ve oradaki lezzetleri de deneyin, gidenlerden duyduğum buydu, ama bizim bir gram daha yiyecek yerimiz yoktu 🙂
  4. Ve dönerken Paprika’dan havuçlu, portakallı reçelinden almadan dönmeyin 🙂

paprika selimiye 1

paprika selimiye 1.JPG 2

paprika selimiye 1.JPG 3

paprika selimiye 1.JPG 5

paprika selimiye 1.JPG 6 paprika selimiye 1.JPG 7

Bir tavsiye de Sedir Adası. Marmaris ve Akyaka’dan adaya ulaşım mümkün ve tarifi mümkün olmayacak güzellikte bir berraklığı var suyunun. Eğer gideceksiniz ücretsiz giriş için, muhakkak yanınızda maximum yada müze kart bulundurun.

sedir adası 2 sedir adası 3

sedir adası

Sıcaktan mayışmış ne yapsın 🙂 Hemen altındakiler ise Selimiye/ Cafe Ceri’den..

selimiye 1 selimiye 2 selimiye 3 selimiye 4 selimiye 5 selimiye 6 selimiye 7 selimiye 8 selimiye 9 selimiye 10
selimiye paprika cafe

 

 

Ve Badem Mantı:

selimiye 11

2 thoughts on “Akyaka, Selimiye, Sedir Adası

  1. Canım öncelikle çok teşekkür ederim güzel yüreğin için.Faydası olur inşallah yazımın.Sonuçta birbirimizden aldığım güzel tavsiyeler ile çıkıyoruz yola.Mesela ben şimdi Selimiye’nin bu güzel karelerinden sonra oyy başımı nerelere vurayım diyorum.Şaka bir yana bu yıl ki tatil ile ilgili en büyük pişmanlığım Selimiye’ye uğrayamamak oldu.Nasıl güzel bir yazı,nasıl güzel kareler bunlar.Gerçi dediğim gibi Muğla’nın maşallah her köşesi cennet gibi.Birine uğrasan diğerinde aklın kalıyor.Bir sonra ki için mutlaka uğramalı diyorum kısmet bakalım.Ama kendimi biliyorum bu leziz kareler aklımdan çıkmaz benim:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website