tacım

İpeği kucağıma almadan önce öyle çok doğum hikayesi okudum ve bu kavuşmalara öyle ağladım ki, kendi hikayemi düşünüp bir sürü hikaye yazdım kafamda.. Gece uykuda, yada dışarıda yakalayacaktı beni.. Hastaneye gider gitmez kavuşacak yada saatlerce orada kalacaktım.. İnsan her okuduğunu (özellikle negatif hikayeleri) yaşayabileceğine ihtimal veriyor.. Ama her anne, her bebek başka bir hikaye yaşıyor..

Bizim doğum hikayemiz 28 Kasım günü 39. haftamızda doktor kontrolüne gitmemizle başladı. Son hafta kontrollerimizin hemen hepsi aynı rutindeydi. Normal doğum beklediğimiz için, doktorumuz da normal doğum yapabilmemde herhangi bir sakınca görmediği için mutluydum, bebek doğum kanalındaydı, başı aşağıdaydı.. Ben evde sancı bekliyordum. Fakat gece yaşadığım karın ağrılarının dışında sancı diye nitelendirebileceğim hiçbir şey yaşamamıştım. Evet sert tekmeler, birden gerilip sonra yeniden toplanmalar vardı fakat; doktorumun söylediğine göre bunları gerçek sancı olarak değerlendiremiyorduk.

Doktor kontrolümüze gitmeden bir gece önce tüm hamileliğim boyunca yaşadığım en rahat, en deliksiz uykuyu uyudum.Bu galiba gelecek uykusuz günler için bana bir lütuftu 🙂 Sabahında kontrole gidip, önce NST’ye ardından elimizde kağıtla doktorun odasına gittik. Biz kapıda beklerken NST kağıdımızı doktor görüp hemşireyle bir haber göndererek ”Bebek sanırım uyuyor, yeniden NST istiyorum” demiş. Bunu daha önce de yaşadığım için, tekrar NST’ ye girdim ve elimde ikinci sonuç kağıdımla yeniden doktorun yanındaydık. Bir 5 dk kadar sonra hemşire adımı söyleyip odaya çağırdı. Girdik ve doktorum konuşurken gayet sakindi:

-Zeynepcim bebeğin kalp atışları giderek yükseliyor.İki NST’de de durum aynı. Bu durumda seni acilen sezaryene almamız gerekiyor. Hemen servise in, seni hazırlasınlar. Bende yarım saate kadar geliyorum.

-Nasıl? Hemen şimdi mi? Bu bu kadar tehlikeli bir durum mu?

-Evet Zeynep.

-Eşimi bekleyemez miyiz, biraz uzakta çalışıyor, yetişemezse üzülür, biraz beklesek..

-Bebeğin kalp atışları yükseliyor diyorum, onu tehlikeye atmak istemezsin değil mi?

-Peki

Odadan çıktığımda yüzüm buz gibiydi. Ne yapacağımı kimi arayacağımı nereye döneceğimi şaşırmış, ağlayamaz gülemez bir durumdaydım. Öyle çok normal doğuma şartlanmışım ki, böyle bir şeyi hiç ama hiç tahmin etmedim. Hemen eşime ulaştım. Doğuma girmek üzere olduğumu söyledim. Benim o çok iyi tanıdığımı düşündüğüm, benden daha panik, benden daha heyecanlı eşim öyle rahattı ve beni öyle rahatlattı ki, servise inene kadar geleceğini söyledi ve kapadık. Odaya girdiğimizde hemşireler haberi almış, hemen arkamdan bir grup odaya girdi. Beni ameliyathane için hazırlamaya başladılar. Ama nasıl bir hızla! Çocuk doktoru hastaneden çıkmak üzereymiş, ona yetişmemiz gerekiyormuş. Eşim bebeği de beni de doğduğunda görürmüş. O sıra başka bir hemşire kendi doğumuna da eşinin gelemediğini anlatıp beni ikna etmeye çalışıyor, bir diğeri kan alıyor, bir diğeri damar yolu açıyor, bir başkası ise kilomu, yaşımı, geçirdiğim hastalıkları vs. soruyor. Kime dönmem gerektiğini şaşırıyorum; birden ”Hayır eşimi beklemek istiyorum, aşağıya inmek istemiyorum” diyip ağlamaya başladım. İyi ki ağlamışım hepsi odadan çıkıp beni rahat bıraktılar 🙂

Aradan biraz vakit geçtikten sonra tecrübeli bir hemşire yanıma gelip:

-Kızım senden evvel bir ameliyat var, onu bekliyoruz senin inmen için. Bu durumda vaktiniz var. Evdeki çantan da eşin de yetişecek korkma dedi. Ohh dedim:)

Evdeki çantalarımız geldi, yakınlarımız geldi ve sonra eşim geldi.  Nasıl rahatladığımı anlatamam. Sonra hazır olduğumu haber verdik, ve bir sedye ile ameliyathaneye indim.

Birisi bana epidural sezaryen’in bu kadar kolay, bu kadar acısız ve bu kadar keyifli olduğunu söylese hiç ama hiç endişelenmezdim. Ameliyathanedeki herkes çok yakın ve çok ilgiliydi. Sanki yanımda hiç tanımadığım birileri değil de, sadece beni rahatlatmak için orada olmayı görev edinmiş insanlar vardı. Hemen sağımdaki saate baktığımda 17:00’dı. Anestezi uzmanı:

”Saat 17:40 olduğunda odanda bebeğinle birlikte olacaksın hazır mısın?” diye sordu. Gülümseyerek evet dedim:)

Ve ameliyatım sırasında, sonrasında, odama gidene kadar hep ama hep gülümsedim. Saat 17: 17 olduğunda, ben daha gelmesine çok var diye düşünürken, kızımın sesini duydum.. Nasıl içli ağlıyor.. Birazdan bir hemşire yeşil örtüye sarılı pamuk kızımı, o sıcacık yumuşacık varlığı dudaklarıma yaklaştırdı. Öptüm, öptüm.. Sonra hazırlanması için içeri aldılar.Hayatım boyunca bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum. Bu anlatması çok zor bir duygu. Tüm acıları unutturacak kadar, insanı tepeden tırnağa yenileyecek, bambaşka biri yapacak, dünyada sadece ikimiz kalsak dokunmayacak kadar başka.. Allah bir bebek sahibi olmak isteyen herkese bu güzel duyguyu yaşatsın dilerim ki.. Kimseyi bekletmesin..

Bugün kızım 13 günlük.. Uykusuzluk çekiyorum, bitkinim, bir işe başladığımda hep ama hep yarım kalıyor:) Ama hepsini görmezden gelecek kadar mutluyum. Uyusun diye gözünün içine bakıyor, uyuduğunda özleyip fotoğraflarına bakıyorum. Bir yandan büyüsün beni tanısın gülümsesin, bir yandan hep böyle kalsın günler geçmesin istiyorum. Annelik böyle garip haller demekmiş meğer.

Bu yazıyı hala heyecanım tazeyken yazmak tamamlamak istedim. Tahmin edersiniz ki başına çok defa oturdum kalktım ve ancak bugün tamamlayabildim 🙂 Birde hamilelikte yatıp kalkmaktan, bulantıdan şikayet ettiğim günlerde, ”Ah bunlar iyi günlerin. Hep içimde kalsaydı diyeceksin” diyenlere hiç hak vermediğimi söylemeliyim. Yüzüne bakmak, tüm ağrıyı sızıyı unutmak, yeniden doğmak demek. Ben aksine, tüm anne adaylarına bir an önce yavrularına sağlıkla kavuşmalarını dilerim 🙂

 

121 thoughts on “Doğum Hikayemiz

  1. maşallah size ne güzel anlatmışsın..
    Allah inşallah bize de bu güzel duyguyu yaşamayı nasip eder.
    mutluluğunuz,huzurunuz daim olsun, sevgiler.

  2. Gözünüz aydın:)
    Bu yazi da çok güzel bir ani olarak kalacak:)
    Ailesiyle birlikte mutlu,sağlikli,huzurlu bir sekilde yaşasin Ipek bebek:)

  3. Kutlarim seni, babayi, yasama bir sevinc daha kattigi icin bebegini…
    Duygulanarak okudum. Iki dogumumda da yavrularimi aynen anlattigin gibi optum. O anlari tekrar yasattin bana. Belki de bebekliklerine dair hic ama hic unutmayacagimiz tek an bu oluyor ya da en derin hissedilen. Bir ömür mutlu olun. Sevgilerimle.

  4. bir de şöyle düşün;onu kucağına alınca bütün çektiklerini unutacaksın,yaşamadım,yaşayacak mıyım bilmiyorum ama öyle olduğunu söylüyorlar 🙂 herşey güzel olacaak,sevgilerimle

  5. Bebeğim yok ,2 yıllık evliyim hemen bebek düşünmüyorduk ama hikayeniz beni öyle heyecanlandırdı o kadar ağlattı ki içimden “Allah’ım bana da en kısa zamanda nasip et” diye geçirdim.
    Rabbim size ve evladınıza sağlıklı,mutlu,huzurlu bir ömür versin inşallah.
    Hoşgeldin İpek Bebek..;)

    • Nuray Hanım beni de yazdıklarınız bir o kadar mutlu etti inanın, ne güzel bunu düşünmeniz.. Allah dilediğiniz zaman size de bir evlat nasip etsin inşallah bu öyle güzel ve öyle anlatılmaz bişey ki..

  6. içim sızlıyor zeynep gözlerim dolu dolu okudum.
    orda eşinin yetişemiyeceğini düşünürken ne histeydin onu düşündüm. üzüldüm sonra rahatladım.
    çok şükür bebeğine sağlıkla kavuştun. Allah isteyen herkese çocuk sahibi olmayı nasip etsin. duana katılıyorum amin..
    ipek kızımı koklayarak öp benim için de.
    Allaha emanet olun.

    • Canım kızımın Seyhan teyzesi:) Öpmez miyim hiç, uyansın öpeceğim birde senin için.. Sen duygusalsın tahmin ediyorum nasıl okuduğunu:) Çok teşekkür ederiz canım..

  7. Ayy Zeynep’im şimdi okudum yazını. Aman ne ağlamak ne ağlamak evin içinde 🙂 Önce bol bol kendim için dua ettim, bebeğime böyle mutlulukla kavuşayım diye. Sonra da dileyen, bekleyen tüm kadınlar için dua ettim, bu güzelliği bir an evvel tatsınlar diye.

    İpek hanıma kavuşma hikayen çok güzel, hiç bir negatiflik barındırmıyor, böyle hikayeleri daha bir seviyorum 🙂

    Ve evet, senin de belirttiğin gibi ‘keşke hep içimde kalsaydı diyeceksin’ diyenlere kızıyorum. Onu öpüp, koklayabilmek varken niye içimde dursun , katlanırız tüm sıkıntılara…

    Öperim ikinizi de.

  8. Gözünüz aydın.Sağlıkla güzel günlerde büyütün bebeğinizi.

  9. inş sağlıklı büğür minik kuzu bnim işçin öpersiniz :))
    sizide öpüyorum

  10. Zeynep gozun aydin canim!gozyaslari esliginde okudum yazdiklarini.benim dogum hikayem de hemen hemen boyleydi.kizimin ilk sesi,kokusu,o pembe yanaklari…ben de biran once buyusun bana anne desin diye sabirsizlaniyordum.simdi “annemmm” diye kollarima kosuyor :-)Saglikla buyusun hayirli evlat olsun İpek…adina da bayildim…

  11. Canım Zeynebimm çok duygulandım keşke ben yanında olabilseydim diye düşündüm ne korkmuşsundur o an tek başına birden kalınca ne güzel anlatmışsın ilk doğum ama hiç korkutucu değil Allah huzurla mutluluklar büyümeyi nasip etsin ipek ine nasıl mutlu oldum bilemezsin biliyorum ki sen nasıl güzel bi annesin İpek im ne şanslı bir bebek öpüyorum ikinizi de

  12. inşallah sağlıklı bir şekilde büğür.sağlıklı günlerde büğüsün bbeğiniz ikinizide kocaman öpüyorum

  13. Ben epeydir ugramamisim buraya, ne evliyim ne de bebekli. Cok duygulandım, o anlari yasadim sanki seninle birlikte. Alla dileyen herkese nasip etsin, bir omur saglikli, huzurlu olun inşallah.. 🙂

  14. Oyy ama sen çok güzel anlatmışsın, duygulandım şimdi. Sağlıklı,mutlu, huzurlu bir ömrü olsun İpekciğin 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website