Bu senenin tatil fotoğrafları biraz doğadan sofraya, biraz da belgesel tadında olacak. Tahmin edersiniz ki; bir de bolca çay kokacak. Hava buralarda hep bulutlu; tahminimce siz bunu okuyorken bile orada yağmur bir yağacak, bir duracak.

Doğu Karadeniz’i mutlaka giden birilerinden dinlemiş, yada yerel kanallardan izlemişsinizdir. Yeşilini, bozulmamış doğasını, çam kokulu yaylalarını, soğuk sularını da benden duyun o halde. Tabii birde çayını.

Çay ile münasebetimiz uzun yıllara dayalı olsa da, hakkında hemen herşeyi bu yıl öğreniyorum. Çay’dan seneden üç kez mahsül alınabiliyor, ve yaklaşık yirmi kilogram yaş çay 1 kilogram kuru çaya denk geliyor. Çayın kurumaması, toplandığı gibi alım yerlerine satılması gerekiyor. En kaliteli kısım ilk üç yaprağı. Aşağıdaki yapraklar lezzeti bozuyor, ama ne var ki tartıda da ağır geliyor..

Burası bir Çay Alım Yeri. Firma burada bohçayla çayı tartıyor ve teslim alıyor, çay bohçadan çıkıp havalandırılıyor.

Yazının devamında ise benim yemeye ve bakmaya doyamadıklarım var..

Karayemiş (Taflan diye de bilenler olabilir)

Hamsili Ekmek

Çiftekemer Köprüsü/ Arhavi/ Artvin

Ve Mençuna Şelalesi. Artvin/ Arhavi ilçesinde bulunan şelale Arılı Köyü hudutları içinde kalıyor. Çiftekemer köprüsünü geçiyor, uzun bir patika yol yürüyor ve varıyoruz buraya. (Mençuna Lazca’da paylaşılan yer anlamına geliyormuş)

Ve bu güzelliklere veda edip dönüyoruz Arhavi’den..

22 thoughts on “Doğu Karadeniz notları

  1. ahh böğürtlenler!! dünden beri nasıl canım istiyor,bir de dut,bi de incir :)) Karayemiş siyah üzüme ne kadar benziyor,tadı da benziyor mu Zeynep?
    Nasıl güzel,nasıl görülesi yerler buralar di mi?
    Sevgiyle kal,

  2. oyyyyy! ben o hamsili ekmege (annem onun yesil soganlısını da yapar, muhtesem olur ve evde gayet yapılabilir bişeydir:D) kurban olur, o ekşi ekşi karaduta da taparım <3
    fotograflar güzel, karadeniz güzel, daha nolsunki 🙂

  3. Ne güzeldir Arhavi! Sahilini bozmuş olsalar da havası, suyu, insanı ayrıdır, özletir kendini. Sanırım Eylül gibi ben de gideceğim. Bu muhteşem fotoğraflarla beraber burnumda tüttü, dayanmam zor 🙂

  4. zeynepcim merhaba uzun zamandır uğramadığımı farkettim virüs korkuttu beni galiba:)) umarım herşey yolundadır. Güzel bir karides turu yapılmış hamsi olmazsa olmaz tabi çay vazgeçilmezim bir içeçek ama bende bilmiyorum nasıl yapıldığını satıldığını bir an çuvala bakınca acaba hiç yıkanmıyormu diye düşünmeden edemedim:))

  5. Merhaba Zeynep,
    haksızlık etme yağmura, kavrulduk ramazanın ilk günlerinde, ağustos geldi de nefes alıdık, (yağmurlar başladı). Buranın (Rize) ağustosu yağmurlu olur, en tatlı ayı eylüldür. bu arada ilk resimdeki meyve hani şu dikenden topladıkların yöresel adını bilmeyenler için söylüyorum, hendespara, dudu yada herkesin bildiği adıyla böğürtlen. sana iyi tatiller…

  6. ahhh, ne yaptın sen ya, taflan yedim ama böğürtlen yetişmedi ben oradayken, içim gitti. buradakiler maalesef tattan yoksun olduklarından hiç sevmem. bir de koparıp kendi yemek gibisi yok. yine de afiyet şeker olsun tatlı kadın 🙂

  7. yaşarken cenneti görmek gibidir karadeniz…zeynep çayın kokusu geldi ya,bi laz olarakda mençunanın ne anlama geldiğini hiç sormamıştım 🙂

  8. cennet gibidir karadeniz çayın kokusu buraya kadar geldi ya zeynep , bi laz olarakda mençunanın anlamıı bilmemem ne kadar ayıp:)

  9. ahh ben bu güzel fotoğrafları nasıl görmemişim. Ellerine sağlık.
    Yıllar yıllar önce gitmiştim doğu Karadenize, hep tekrar gitmeliyim dedim ama hala nasip olmadı. Yeşile doyuyor insan, kafanın içi boşalıyor huzur doluyor. Nefis bir yer.

  10. FUNDA; Yaa Funda birde fırından yeni çıkmış, misss gibi:)

    FİRDEVS; Firdevscim karayemiş ne kiraza benziyor ne de vişneye, böyle ekşimsi gibi ama ekşi de değil, ne kadar tarif özürlü bi insanım görüyorsun değil mi, sana göndermek isterdim oradan, ağaçtan o kadar topladık ki. Ama inşallah sen kendin gittiğinde toplarsın hem karayemişi hem de çok sevdiğin böğürtlenleri:)

    MİNİKKUŞ; Kuzum çok teşekkür ederim, fotoğraflar daha çok yeme içme üzerine ama orada da faal olarak yapılan tek şey bu:)

    LEYLANIN KAHVE DÜKKANI; Sende sever misin karayemişi leyla, ben buruşana kadar yiyebilirim:)

    ÖZGÜL; Çok güzelmiş arhavi, insanı da havası da herşeyi heryeri.. Siz en güzel zamanında gidiyorsunuz ama kıskandım:)

    SONSUZ DEKORASYON; Özgecim virüs beni de çok korkuttu ama gitti çok şükür, temizledik:) Çay yıkanmıyor canım buradan doğru işlenmeye gidiyor ve kavruluyor bizim bildiğimiz çay haline getiriliyor.

    LULU; Öyleydi, çok teşekkür ederim..

  11. VİJDAN; Ayaklarımız geri geri gitti desem bana inanırsın değil mi Vijdan?

    ZEYNEP; Zeynep’cim yorumun için çok teşekkür ederim. Birde söylemem gereken bişiy var ki ben yağmuru çok severim, arhaviye gitmeden daha günler öncesinden inşallah her gün yağmur yağar demiştim yağdı da çok şükür:) Yöresel adını senden duyuyorum böğürtlenin ne güzel..

    BAHAR; Bence sahiden cennet:)

    FATOŞ; Fatoşcum kesinlikle katılıyorum sana dalından yemek kadar lezzet vermiyor buradakiler hiç..Hele hele manav sebzesi hiçç yenmiyor:(

    SİBEL; Çok teşekkür ederim, umarım siz de gidersiniz:)

    NURAY; Ben doyamadım ki:(

    GÖKHAN; Olsuun öğrendin artık:)

    CAFE NOHUT; Aydacım dinlenmek yenilenmek için gitmeli insan buralara gerçekten her bir köşesi huzur veriyor..

  12. Ne zamandır okuyamıyordum blogları. Ne güzel fotoğraflar çekmişsin. İçim açıldı. Karadeniz i çok merak ediyorum. Özellikle de Artvin i. Gözüne sağlık;)

  13. Sevmez miyim…Belki görgüsüzlük olacak ama Trabzon dışındayken buraya her gelişimde yemek niyetine ekmekle karnımı karayemiş yiyerek doyurduğumu bilirim 🙂 Bir de aynı tadı fındıkta da alırdım, ekmek+fındık+çay 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website